#okudumbitti #tatkaçıran #spoiler
Pekicik isimli bir kız ailesi tarafından rabot gibi sadece kendi istedikleri ile büyütülür.Bu gören bir gazeteci aile ile röportaj yapar ve sonra ailesinin isteği ile resim çizen Pekicik'in yanına gidip kendi istediklerini yapabileceğini anlatır.
Ve sonra herşey değişir Pekicik kendi istediklerini yapmaya başlar
PekicikŞermin Yaşar · Doğan Egmont Çocuk Kitapları · 2021661 okunma
Şermin Yaşar bu kitabında anne baba tutumları üzerine bir eser kaleme almış.Kitabın adını pekicik olması bana ilkokul sıralarında karneye girilen notları anımsattı iyi orta peki gibi.En iyi olan pekiyle ifade edilirdi.Velhasıl kelam bu kitabı da diğer hıhıcık kitabı kadar beğendim.O kitapta kendi derdini iki harfe sığdıran bir çocuk varken burada bir kelimeyle derdini anlatmayı geçip sadece verilen komutları onaylamak için duran cocuk değil adeta robot gibi yetiştirilen pekiciği anlatıyor.Aileler kendilerinin cocuk sahibi olmanın ayrı birey yetiştirmek olduğunu unutup adeta kendi hayatlarının projesi gibi görüyorlar.Halbuki çocuk kendi hayalleriyle hayata hazırlanır.Tavsiye eder keyifli okumalar dilerim.
Bazı kitaplar vardır ya, okurken sadece çocuğuna değil, kendi içindeki küçük kıza da iyi gelir… “Pekicik” tam olarak böyle bir kitap.
Şermin Yaşar, yine kalbin en yumuşak yerinden sesleniyor. Bir çocuğun “peki” demekle “peki hissetmek” arasındaki farkı keşfedişini öyle sade, öyle incelikli anlatmış ki… Hem yetişkinlere hem çocuklara aynayı zarifçe tutuyor.
Bu kitapta en çok sevdiğim şey, çocuğun duygularına verilen değer. Bir şey “peki” denildi diye kolaylaşmaz. Bir çocuk bazen susar, bazen kabullenir, bazen içine atar… Ama biz yetişkinler olarak onun aslında ne hissettiğini görmeyi unuturuz. “Pekicik”, tam da bu noktada kalbimize dokunuyor.
Kızıma okurken en çok şunu düşündüm:
“Kelimeler ağızdan çıkar, hisler yürekte kalır… Ben yüreğini duyabiliyor muyum?”
Şermin Yaşar’ın o ince mizahı, çocuk zekâsı ve duygu hassasiyetini birleştiren anlatımı bir kez daha harikalar yaratmış.
Evimize çok şey kattı, kızımla aramızda ufak ufak “peki-cik” şakaları bile başladı. Ama biliyorum ki o şakaların altında büyük bir farkındalık var:
Hislerini söylemekten korkmayan bir çocuk yetiştirmek…
Şermin YaşarPekicik
Pekicik'in anne babasının zamanı çok kıymetli, o yüzden itirazlarla uğraşacak vakitleri yok o zaman ne yapmalılar her şeye peki,tabi,derhal diyecek bir çocuk yetiştirme planı hazırlamalılar ama bazen işler umduğumuz gibi gitmeyebilir..Birileri işinize çomak sokabilir..Okurken çevrenizde bu tarz çocukların varlığını bilmek çok üzücü olacak.Abartma Tozu'nun yazarına da böyle bir çocuk kitabı yakışırdı.. Çocuk kitabı dediğime bakmayın evvel yetişkinler daha çok ebeveynler okumalı..
PekicikŞermin Yaşar · Doğan Egmont Çocuk Kitapları · 2021661 okunma
Hıhıcık, Pekicik ve Dahacık
Bu üç kitapta da aileleri tarafından yanlış yetiştirilen, yanlışlığın zirvelerini zorlayan ailelerden bahsediyor Şermin Yaşar. Çoğu ebeveynin zaman zaman yaptığı ufak tefek hataları mübalağa ile gözümüze gözümüze sokuyor ki, çocukların gözünden nasıl gözükebileceğimizi görelim. En son söyleneceği en başta söyleyeyim; bence bu kitaplar çocuklar için değil, yetişkinler için yazılmış.
Pekicik tam bir “ideal çocuk”. Otur kalk, ye yeme, uyu uyan hatta sev sevme… Ne emir verirsen ver, sorgulamadan yapıyor. Mutlu musun diye sormaya gerek bile yok çünkü mutsuz kelimesinden haberi bile yok. Hiç ağlamıyor, hiçbir şeye itiraz etmiyor. Oyun bile oynamıyor. Yazar mübalağa ile ebeveynlerin düşlerindeki ideal çocuğu göstermiş hikayede ama çocuk için çıkarılabilecek herhangi bir mesaj vermemiş bana kalırsa. “Dilediğini yapmakta özgürsün” diyor anlatıcı Hıhıcık’a ve o artık dilediğini yapan bir çocuk oluyor. Eee? Çocuk bu hikayeden istediğini yapabileceğini mi anlamalı gerçekten de? Bilmiyorum. Sanırım yazar çocuklara iyi polisi oynuyor. Ama yetişkinler için güzel bir mübalağa olmuş. “Gerçekten de istediğim, ağlamayan, yaramazlık yapmayan, sorgulamayan ‘saksı’ gibi bir çocuk mu?” sorusunu sordurabilir okura. Keyifli okumalar.
PekicikŞermin Yaşar · Doğan Egmont Çocuk Kitapları · 2021661 okunma
Pekicik. Yanlış hatırlamıyorsam iki kitabı daha vardı böyle. İsimlerini hatırlayamadım şimdi ama onların da bu konsept olduğunu biliyorum. Çocuklar seviyor, okuyor, sırf bu yüzden ben de okuyorum çünkü beklentiyi bilmek istiyorum. Zaman değişti asır başkalaştı; çocuklara yetmek ve yetişmek iyice zorlaştı. Zaten acımasız olan çocuklar artık kat kat acımasız. Bu söylediğim şey acı keskin ama maalesef doğru bir tespit. En az yetişkinler kadar sert çocuklar. Ben kapıları vuran kıran bir çocuktum. Ne zaman canımı sıksalar kapıyı vurar üst kata kaçardım, ne yemek ne bir şey. Böyle bir luksum vardı. Ama şu an yok böyle bir luksleri. Odaları var evet ama benim vurduğum o kapıyı vuracak çocuk nadirdir. Ya vay sen misin o terbiyesizliği yapan ya da ah bizim çocuk nasıl böyle oldu deyip psikolog yollarına. Ortası normali ama o kalmadı. Çocukların da kızıp küsme hakkı var. Bu hak neden gaspediliyor mesela? Hiç anlamıyorum. Küstümcük mü diyeceğiz o çocuklara da? Çocuk kapıyı vurdu gitti diye evde vay sen misin anne babaya böyle tafra yapan demek mi normal? Yoksa vah bizim çocuk incindi psikolojisi bozuldu demek mi? İkisi de değil. Normali çocuk kızar küser sen beklersin, o dinlenir. Güzel bir ağlar uyur uyanır devam eder. Bu garip değil. Bu aşırı normal bir şey. PEKİCİK ne kadar anormalse Küstümcük o kadar normal. Çocuk öyle diye her isteği olacak psikolojisine girmek de hatalı, o öyle odlukça çocuğa inat etmek de eşit derece yanlış. İtidal şart. Evet bu bir kitap evet gerçekte böyle bir şey imkansız. Ama okuması bile üzdü beni. Çünkü aynısını yapamasa da bunu yapmak isteyecek insanlar maalesef ki var. Ya sen ne yaşadınsa yaşadın ya da ne yaşayamadınsa. Bu çocuğu suçu ne? Senin başarısızlığının faturasını başarılı olmak zorunda bırakılacak neden bu çocuk ödesin? Hep sınav
Uçağı beklerken Şermin Yaşar’ın Pekicik kitabını okudum, 10-15 dakikada bitti. Çoğu çocuk kitabına göre daha kısa ama bence çok güçlü bir ana fikri var.
Kitap, çocukların kendi hayatlarını istedikleri şekilde kurabilmelerini çok güzel bir dille anlatıyor. Çünkü büyüyünce çoğu insan, başkalarını memnun etmek için seçilmiş bir işin, bir hayatın içinde sıkışıp kalıyor. Mutlu olmadığı halde devam eden onca yetişkin var etrafımızda… İşte bu kitap tam da bunun önüne geçebilmek için çocukken verilen özgürlüğün, cesaretin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor.
Ben çok sevdim. Şermin Yaşar’ın buna benzer iki kitabı daha var: Hıhıcık ve Dahacık. Onları da en kısa zamanda okumayı düşünüyorum.
PekicikŞermin Yaşar · Doğan Egmont Çocuk Kitapları · 2021661 okunma
Şermin yaşar benim örnek aldığım ve sevdiğim bir yazar bu kitabın kısa olduğunu bilmiyordum ve aldığım da ise 2-3 kez bitirdim hiç bıkmadan okurum harikaydı
PekicikŞermin Yaşar · Doğan Egmont Çocuk Kitapları · 2021661 okunma
Bu kitap, okul kütüphanemiz için aldığımız bir çocuk kitabı olmasına rağmen, her zaman yaptığım gibi, kitaplığa koymadan önce kendim okumayı tercih ettim. Kitap, ismiyle de özdeşleşen “Pekicik” adlı bir çocuğun hikayesini anlatıyor. Ana karakterimiz, ebeveynlerinin ona söyledikleri her şeye “peki” diyerek karşılık veren, kendi iradesini neredeyse hiç kullanmayan bir çocuk. Yemeğini ne zaman yiyeceğinden hangi oyunları oynayacağına, giyeceği kıyafetlerden ne zaman uyuyacağına kadar her şeye anne ve babası karar veriyor.
Pekicik aslında ebeveynlikte sıkça karşılaşılan iki uç noktayı ele alıyor: aşırı kontrolcü olmak ve aşırı serbest bırakmak. Şermin Yaşar, bu iki uç noktanın da çocuk gelişimi açısından sakıncalı olduğunu ustalıkla ortaya koyuyor. Kitap, anne babalara, çocuklarını büyütürken dengeyi bulmanın ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor. Ne her şeye “peki” diyen bir çocuk yetiştirmek, ne de tüm kararlarda baskıcı bir tutum sergilemek doğru. Doğru olan, çocuğa rehberlik ederken ona kendi kararlarını verebilme yetisini kazandırmak ve bu süreçte sevgiyle destek olmaktır.
Şermin Yaşar’ın bu kitabı, hem çocuklara hem de ebeveynlere değerli dersler sunuyor. Eğer siz de çocukların dünyasına eğlenceli bir yolculuk yapmak istiyorsanız, Pekicik tam size göre.
PekicikŞermin Yaşar · Doğan Egmont Çocuk Kitapları · 2021661 okunma
Özgüveni tam, başarıyı ezberleyerek değil öğrenerek ve tecrübe ederek edinen çocuklar olabilen, olmak için gayret eden herkesin okumaktan keyif alacağı; yol yakınken düşüncelerine özgünlük kazandıran herkese kendinden izler gösterdiği harika bir çocuk kitabı...
1982’de Berlin’de doğdu. Şans eseri başlayan bu Avrupai yaşam, bir yıl sonra sona erdi ve kendimi Anadolu’nun küçük bir köyünde buldum. Epey bir süre izledim, dinledim, şaşırdım ve yaşadım. Oralarda fazla konuşmak ayıp, uydurmak yalana eş değer, yaratıcılık ise tuhaflık sayıldığından ben de hikayelerimi anlatmayı kesip yazmaya başladım. Yazmak sürükleyiciydi, bir Edebiyat Fakültesinin Türk Dili ve Edebiyatı bölümüne kadar sürüklendim. Tahsili ilerletip yüksek lisansımı tamamladım ve para kazanabilmek gayesiyle dolanırken kendimi bir reklam ajansında reklam yazarı olarak buldum. Yaratıcılık, sabır ve uydurabilme yeteneği gerektiren bu meslekte iyi sıkıyor olmalıydım ki, işler ilerledi. Şimdilerde kerli ferli bir reklam ajansının yaratıcı grup başkanlığını yürütmekteyim. Yaratıcılığı farklı anlamış olmalıyım, iki yıl içerisinde 3 çocuk dünyaya getirerek, profesyonel bir anne oldum. Yazdığım ama basiretsizliğim yüzünden yayınlatmadığım bir çuval hikayeyi dolaba kaldırıp çocuklarla yaşadıklarımı yazmaya başladım. Esasen annelik dediğin şey zaman zaman bir çeşit bilim kurgudan, kurmacadan, zaman zaman hoş bir hikayeden öte bir şey değildi. 33 yaşında 3 çocuk annesi bir iş kadınıydım.
Başlarım Şimdi Anneliğe, Tarihi Hoşça Kal Lokantası, Dedemin Bakkalı gibi kitapları ile tanınmıştır.
2021 yılında Deli Tarla kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı'na layık görüldü. Yazar, 2017'den önce kitaplarında "Şermin Çarkacı" adını kullanmıştır.