Cömert Yılmaz

Cömert Yılmaz
< "inanırım dünyanın güzel olduğuna ve şiir, ekmek gibi, hepimiz içindir" >
Merhaba
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2025 97. kitabı
dünya kadar acıyı kucağımıza veren 12 eylülün sokaklarımıza terk ettiği hikâyelerden biri mahalle kültürünün henüz yozlaşmadığı insanların birbirine olan güven duygusunun bu kadar deforme olmadığı zamanların içinden çıkıp gelen samimi duygularla inşaa edilmiş bu hikâye de mihrap'ın yaşadığı hatıralar çocuksu aklı bir o kadar da masum ifadeleriyle, kelimeleri ilmek ilmek işliyor içimize anlatıcının çocuk olduğunu göz önünde bulundurarak olaylara dair çok fazla derinlik ve detay beklentisi içine girmezseniz, hayal kırıklığına uğramazsınız evet hikâyede mantık aranmaz, anlam aranır Mihrap (68.s) insan içindeyken değil de üstesinden gelince anlıyor ne yaşadığını Mihrap (211.s) eylüllerine kırmızı çalınan bu coğrafyada en büyük travmayı çocuklar yaşamıştır hep özellikle seksenli yılların çocuklarını merak edenler için okunabilir nitelikte
Edebiyat
MihrapSinem Sal · Karakarga Yayınevi · 2024698 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Merhaba
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2025 94. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 10:16
Tipik Anadolu insanın hayatı. Herkes yaşar da, herkes yazamaz, anlatamaz acıyı. Yazmak, duyguyu dağıtmadan aktarmak ciddi bir meziyet… Okuyucuyu satırların içine almak, hapsetmek. Anlattığı hikâye ile okuyucu bir bütün yapmak. Değerli Yazar Şermin Yaşar bunu diğer kitaplarında olduğu gibi, burada başarılı bir şekilde yansımaktadır. Kitaba gelecek olursak. Birisi yaşlı, diğeri genç iki kadının karşılaşması ve dertleşmesi. Bir şekilde yollarının çakışması konu edilmiş. Bu hayatta tesadüf diye bir şeyin olduğunu sanmıyorum. Yazılanın mutlaka yaşandığı, yaşanması gerektiğine inanırım hep. Kitabın iki kadın kahramanın hikâyesi de aslında bu toplumun hayatına ayna tutmuş bir bakıma. Yalnızlığı resmini çizerek, kimsesizliğin görsel bir tablosunu oluşturuyorlar. Selime Teyze; sitemi, hüznü, kederi anlatırken şiirsel bir dil ile izâh etmiş gibi insanın içine işliyor. Belki de samimiyet tam da böyle bir ruh halini gerektiriyordu. Satır aralarından şu mesajı çıkarmanıza müsaade etmektedir yazar. Anneniz-babanız hayattaysa onlara sımsıkı sarılın, ellerini bırakmayın. Kendi yalnızlıklarına, kendi dünyalarına, hayatın boşluğuna bırakmayın o güzelim emektar ellerini. Hayat nasıl da ayırıyor anneyi evlattan, kardeşi kardeşten... Herkesi kendi derdiyle bir kafese sıkıştırıyor. Görsen de anlasan da uzanamıyorsun. (42.s) Yapmayın! Hayatın sizi bu kadar kolay öğütmesine müsaade etmeyin. Sonra “keşke” diyerek, çok geç kalıyorsunuz bazı değerlere, güzelliklere sahip çıkma isteği için. Herkesin annesi ya da her anne çok güzel tatlı yapar da, Meltem'in Babannesinin finale sakladığı o tatlıyı okuyunca, hem gülümsedim, hem duygulandım. Teşekkürler Değerli Yazar Şermin Yaşar gerçekleri böyle tatlı tatlı
Edebiyat
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,8bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
Beğendi
·
2025 82. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2025 11:03
yine üzgün ve kırgın ayrıldığım bir kitap söylenebilecek çok şeylerin olması gerektiği ama iki kelimeyi bir araya getirmekten acîz kaldığım hazin bir hikâye bu coğrafyada buna benzer hikâyelerin hâlâ yaşanmandığına inanan var mıdır cidden? “Dışarıdakilerde boyun eğme, içerdekinde ise boyun eğdirme alışkanlığı... Kolay kurtulunmaz bu tür alışkanlıklardan. Oysa gün gelecek yıkılacaktır elbet, yalı da moruk da, simgesi oldukları yoz düzenle birlikte.” Asılacak Kadın (136.s) sana bunu yaşatanlara ve böyle bir hayatı reva görenlere hakkını helal etme melek!
Edebiyat
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,7bin okunma
Sesini açabilirsin abi, ben rahatsız olmam!
Puan vermedi·239 syf.··
Beğendi
·
2025 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2025 22:53
< “Dünyanın geri kalanı uyurken uyanık olmanın büyüleyici bir tarafı vardı. Sanki onların bilmediği bir şey biliyormuşsun gibi.” Babasının görevinden dolayı, sık sık ülke ve şehir değiştirmek zorunda kalan bir adamın anıları, hikâyesi. Globalleşen dünyada hızla akıp giden zamanın içinde geçmişe doğru götüren sürükleyici bir eser. Kitap, 1980’lerin kültürünü ayrıntılı ve doyurucu bir dil ile ifade eden yaşanmışlıkları sergiliyor okuyucuya. Hafızalarda yer edinmiş yerli ve yabancı pek çok şarkıcı ve şarkıyla okuyucusuna nostalji yaşatıyor. Özellikle müzik severin, gönül verdikleri müziğin dünyasıyla ilgili anlatımları keyifle okuyacağınızdan hiç şüphem yok. Sadece müzik ile de kalmayarak; içine sporu, modayı, televizyon dünyasını ve dönemin çarpıcı olaylarına da ayna tutup günümüze ustaca yansıtmış yazar. Kitap, sadece bireysel bir hikâyeyi anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda Soğuk Savaş sonrası dünyanın dönüşümüne dair bir panorama sunuyor. Bir döneme damga vuran anlamlı satırları okudukça, kimi zaman hüzünlenecek, kimi zaman gülümseyeceksiniz. “Sokaklar bizimdi, mahalleler bizimdi. Benim mahallem değil, bizim mahallemiz.” O kadar haklısın ki abi, güzel olan ne varsa yitip gitti elimizden. Keyifli okumalar dilerim. >
Edebiyat
Sesini Biraz Açabilir Miyim?Serbülent Şengün · İletişim Yayınları · 202110 okunma
"Ben gidersem sazım sen kal dünyada"
Puan vermedi·227 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2025 20:25
< "uzaktan uzağa taşınan türkülerle yaşlı bir hikâye bıraktık el diline yeniden gençleşti hasretimiz" demişti, şairin biri tam da öyleydi... * babanızı seviyorsanız okuyun babanızı sevmiyorsanız yine okuyun uzatırsam telleri incinecek sanki bağlamanın ve tezeneye ayıp olacakmış gibi... zira kul yakup haklıydı baba dediğin tamamlanmamış bir kelimedir zaten. (226.s) >
Edebiyat
Aşıklar BayramıKemal Varol · İletişim Yayınları · 20194,341 okunma