Selam , rahmet ve hürmetle.
Yazıların kalemin ucundan damlayan, şifa gibi gönlümüze akıyor Mansur abi(kardeşim ,hocam, hacı abi neyi kabul edersen). Üniversite yurdunda beraber denk gelmiştik. Bir alt devreniz olarak. Sevdiğim ortak arkadaşlarımız vasıtasıyla anca uzaktan tanıma fırsatım oldu seni. Senle oturup uzun uzadıya konularda konuşabilirmişiz meğer. Yazında da bahsettiğin gibi ben de akranlarım arasında edebiyat yoksunluğu çekiyordum. Kitap okumayı yazmayı ve bir şeyler çizmeyi seven biriydim. Okuduğum mühendislik bölümü de olunca etrafımda yalnız hissettiğim oluyordu haliyle. Neyse gelip geçen zaman dostluklarımızı uzaktan da olsa pekiştirdi. Yazılarınızı ,pek değerli dostum,ağabeyim,kardeşim hatta dava yoldaşım yazmış niyetiyle okuyorum ve keyif duyuyorum. Ömrü hayatında muvaffakiyetler diliyorum.
Gönlünde bir ferahlık oluşturdum mu bilemem ama insan çevresinden böyle desteklere,güzel yorumlara ihtiyaç duyuyor bazen. Gönlümden hissederek yazıyorum.
Selametle..
Efendim… Bütün yazılarımın bir nevi retrospektifi çıkartmak niyetimin 3. durağına geldim...
Şimdi de “deneme ve kişisel deneyim” köşesi burada yer almakta. Gündelik hayatın dibi tutmuş tenceresinden süzülen düşünceler, zaman zaman edebî, çoğu zaman dertli… Ama hepsi yerli yerinde. Kiminde ben anlatıyorum, kiminde ben de anlamıyorum.
🔗 medium.com/@mansuryuksel/d...