Fena olmaz
Umutla aptallığı karıştırmasak reis?
Sayfa 101
"Hey anam!" dedi Temel Reis. "Nasıl bitecek bu uzun geceler!.." Yaş altmış beşi bulmuştu. Diri olmasına henüz diriydi daha. Bu romatizma ağrıları olmasa kuma çekili teknesine atlar, İnebolu'ya kadar gider, yumurtacıların talaşlarla istiflenmiş yumurta tabutlarını götürür, dönüşte getirecek bakkal malı bulamasa bile, Köseli altından odun yüklerdi sandalına. Yanına dirice iki gemici bulması gerekiyordu bu işleri başarabilmesi için. Ama adam nerdeydi... On yedi yaşındaki delikanlılar bile Çanakkale Savaşı'na katılmışlardı. Ya ellisinden büyük adam alacaktı yanına ya da on ikisinde, on üçünde çocuk... Bekir'le, Memiş'le çıkacaktı yola ister istemez. Gelini Halime'ye de "Geç küreğe!.." diyemezdi ya...
Sayfa 5
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Çizdiği resimli sefernameler ile tanıdığımız Matrakçı Nasuh, Kanuni döneminin önemli tarihçilerindendir. Enderunda yetişmiş Nasuh, matematikle ilgili yazdığı eserinden, Osmanlı İmparatorluğu’na nam salan silahşörlüğüne ve matrak oyunundaki maharetine kadar çok yönlülüğüyle padişahların ilgisine mazhar olmuştur. Özellikle topografik resimlerindeki detaylarıyla, minyatürleri birer coğrafi belgenin çok ötesine taşımış, tarihî ve mimari ayrıntılarla bezenmiş mekânsal bir tasvir niteliği kazandırmıştır. Piri Reis'in haritalarında detayların minyatürlere dönüşmesi gibi, Matrakçı Nasuh'un minyatürlerindeki detaylar da birer haritaya dönüşerek topografik tasvir özelliği kazanmıştır. Matrakçı Nasuh'un minyatürleri, bu zamana kadar üretilen tarih yazmalarından farklı olarak padişah ve ordunun tasvirlerini içermez; odağına mekânları alan figürsüz şehir tasvirlerdir. Kuş bakışı betimlenen şehirlerin surları, çarşıları, ana yolları, camileri gibi önemli anıtları net bir şekilde seçilebilmektedir. Kendine has belirgin renklendirmesi, kırmızı çatıları, yeşil ağaçları ve mavi suları minyatürlere dramatik bir hava katar. Kimi zaman gerçekliğin estetikle birleştiği detaylar, canlı renk seçimleri ve özellikle fetih vurgusu taşıyan kalelerin ön plana çıkarıldığı kent portrelerindeki ustalık, Nasuh’un aynı zamanda sanatsal kaygılar taşıyan bir nakkaş olduğunu da bize gösterir.
Piri Reis'in Kitab-ı Bahriyesi her ne kadar rüzgâr gülleri, yön okları ve pusularla dolu, denizciler için bir navigasyon niteliği taşıyan kartografik bir eser olsa da Osmanlı'nın Akdeniz hâkimiyetini vurgulayan, denizlerdeki güçlü iddianın bilgi ve sanata ideolojik olarak yansımasının da bir örneğidir. Hem ideolojinin hem bilginin hem de estetik kaygının iç içe geçtiği, sınırlarını keskin bir biçimde ayırmamızın mümkün olmadığı fakat 16. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğunun vizyonunun izlerini taşıyan bir temsildir.
Kemal Reis ile çocuk yaştan itibaren katıldığı seferlerde Akdeniz coğrafyasını tanıyan ve her bir detayını öğrenme fırsatı bulan Piri Reis, gördüklerini görselleştirerek belgeye dönüştürme konusunda padişahların ilgisini çekmiştir. Hazırladığı ilk dünya haritasını Yavuz Sultan Selim'e sunan Piri Reis, resimli olarak hazırladığı ve genişletilmiş versiyonunu 1525'de Kanuni Sultan Süleyman'a sunduğu Kitab-ı Bahriye ve hemen arkasından yaptığı resimli dünya tarihi ile bu alanda daha önce görülmemiş bir yaklaşım sergilemiştir.
Baudelaire reis haklı
Charles Baudelaire, insanı yaratıcılıktan uzak düşünseydik komiklik diye bir şey olamazdı, diyordu.
Sayfa 41·Kitabı okudu
1000Kitap