8/10
·216 syf.··
2024 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2024 18:17
Bu kitabı okuyup da aklına (izlemişse tabi) Truman Show gelmeyen yoktur herhalde... Baş karakterimiz Hüseyin. Kitabı okurken yüzde yüz aklını oynatmış dediğimiz bir Hüseyin. Amcası, Hüseyin kasabada aile işlerinin başında kalsın istiyor. Hüseyin'in ise gönlü (babası ile olan çocukluk anılarına atfen) meyhane açmakta. Nitekim açıyor, işinde başarılı, hayatında mutlu da oluyor Hüseyin. Bu duruma tahammül edemeyen, çiftlik işlerinin sorumluluğunu yeğenine bırakmak isteyen, Hüseyin'in yaşamayı arzuladığı hayatı değil de kendisinin dayattığı hayatı yaşamasını isteyen amca beyimiz bir tezgah kuruyor yeğenine. Hem de senelerce süren bir kurgu. Garibim Hüseyin'in yaşadığını sandığı hayatında kim var kim yoksa yansıma! Hiçbiri aslında hayatında değil. Hayatı da zaten kendisinin ve gerçek değil. İyi niyetli, küçük dünyasında kendi halinde yaşayan Hüseyin'in insanlardan yardımını esirgemeyeceğine güvenip planlarını ona göre hazırlayan amca ve eşrafını yanıltmıyor Hüseyin bu arada. Gerçekten de başının derde gireceğini bile bile müşkül durumda olana el uzatıyor. Bu esnada ülke tarihimizin karanlık sularına da giriliyor yazar tarafından tabi. En sonunda tüm gerçeği öğrenen Hüseyin'in herkesi bağışladığını düşündüğümüz bir anda okuyucuya çalım atılarak sürpriz son konulması da ayrı bir hoşluk olmuş. O zaman Truman Show'da en sevdiğim replikle yazımı bitiriyorum:. "Günaydın! Olur ya belki sizi göremem; iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler!" Keyifli okumalar...
Menekşeler Atlar OburlarHüsnü Arkan · Sia Kitap · 2022368 okunma
Puan vermedi·133 syf.··
2023 10. kitabı
Üzerini çize çize replikleri ezberleye ezberleye okudum bir kitaptı bayıldım kitap fuarında rastgele denk geldim ve şansıma ilk açtığım sayfada o mükemmel yazılar yazıyordu ; binlerce kez iyi geceler sana ~ binlerce kez beter olsun gece senin ışığın yoksa Daha önce bir kaç cümleyi hiç bu kadar tekrar etmemiştim . Elimdeki kitaplar biterse tekrardan okuyacağım
Alıntı
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2021 21. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2021 22:10
Şükürler olsun, en sonunda insanın içini karartmayan bir Dostoyevski eserine denk gelebildim. Kara mizah örneği sayılabilecek bu romanı çok sevdiğimi ifade etmek isterim. Diyalogların çokluğu ve bir hayli komik olmaları sayesinde, sanki bir tiyatro oyunu izliyormuşum hissine kapıldım. Fakat yan karakterlerin isimleri birbirine benzediği için, zaman zaman kim kimdi karmaşası yaşamadım değildi. Bu durumda olmasa tadından yenmezdi. Başta Marya Aleksandrovna olmak üzere pek çok fitne fücur karakter vardı romanda. Bir de bunlara dünyadan bir haber yaşlı Prensle, Marya'nın saftirik kocası eklenince, ortaya epeyce şenlikli bir roman çıkmış. Alışmışız tabii, Karamazov Kardeşler, Suç ve Ceza, Beyaz Geceler gibi ağır Dostoyevski romanlarına. Amcanın Rüyası, bu saydıklarıma kıyasla çok farklı, hafif ve eğlenceli geldi. Yalnız yazar, karakterler üzerinden Shakespeare'i biraz fazla diline dolamış sanki. Tamam, büyük yazar olabilirsin, Dostoyevski olabilirsin ama ne bileyim işte... Beğen beğenme, karşındaki adam da Shakespeare nihayetinde.
Edebiyat
Amcanın RüyasıFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 20134,340 okunma
Puan vermedi·456 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 18:01
Bir doğa tarihi programcısı ve Richard Dawkins'in öğrencilerinden biri olan zoolog Lucy Cooke'un oldukça eğlenceli popüler bilim kitabı. Belgesel ve yaptığı programlar da oldukça eğlenceli. Tavsiyedir. İnsanlık, milyonlarca ışık yılı ötede olan olaylar hakkında net bilgiler edinse bile gezegenimizi paylaştığımız ve yanı başımızda bulunan bazı türler hakkında hâlâ şaşırtıcı şekilde cahiliz. İnsanlık tarihine baktığımızda boşlukların genelde bilgi yerine mit ve efsanelerle doldurulduğu net bir şekilde ortaya çıkar. Hâlâ bu yöntem ve kafa yapısı devam etse bile geçmiş dönemlere göre bulutlardaki elektrik boşalmasını Thor ya da Zeus'a atfedenlerin sayısı oldukça azalmış durumda. Tıpkı doğa olayları gibi doğanın büyük bir parçası olan hayvanlar da mit ve efsanelerden en büyük payı almıştır. Hayvanlar Aleminden Uygunsuz Gerçekler, mit ve efsanelere diğer hayvanlara göre çok daha fazla malzeme sağlayan 13 hayvan hakkında bilgiler içeriyor. Bu hayvanlar hakkında bugün bilinen bazı özellikler, geçmişte insanlar tarafından üretilen mitlerden bile daha etkileyici. Üstelik bazı özelliklerini büyük bir sır gibi saklamaya devam edebilmeleri de cabası. 1- Yılan balığı Aristo'dan Freud'a kadar birçok beyni hallaç pamuğuna çeviren hayvan. Bunun nedeni ise yüzyıllar boyunca ne yavru yılan balıklarına ne de ortada gezen herhangi bir yılan balığında testis ya da yumurtalığa rastlanmamış olmasıdır. Nerede doğdukları, üredikleri büyük bir muamma olan, adeta yoktan var olmuş gibi takılan bu hayvanın kökeni hakkında bilgisizlikten doğan atış serbest modu devreye girmiştir; Çamurdan birden bittikleri, kayalara sürtündükten sonra geri kalan parçalardan yeni yılan balıklarının oluştuğu, sabah oluşan çiy tanelerinden üredikleri vb. Daha neler neler. Hatta samanlıkların çatısında yılan balığı
Bilim
Hayvanlar Aleminden Uygunsuz GerçeklerLucy Cooke · Domingo Yayınevi · 202092 okunma
Bu kitabı yalnızca "görenler" okusun.
9/10
·331 syf.··
Beğendi
·
2020 54. kitabı
Düşünün... Trafiktesiniz. Önünüzde ve arkanızda birçok araç var. Siz de aracınızın içindesiniz. Trafik lambalarının önünde yeşil ışığın yanmasını bekliyorsunuz. Sarı ışık yandı. Araçlar kalkışa hazırlanıyor. Ve yeşil ışık. Öndeki araçlar hızla bastı gitti. Siz kaldınız. Gidemiyorsunuz. Doğal olarak arkanızdaki araçlar da gidemiyor. Ve ilerleyemeyince çılgınca kornoya basıyorlar. Siz arabayı kullanamıyorsunuz. Muhtemelen, aracınızda mekanik bir arıza olduğu düşünülüyor. Gaz pedalı yerinden çıkmış, vites kolu sıkışmış ya da hidrolik sistemde bir arıza meydana gelmiş, frenler bloke olmuş, elektrik devresi kesilmiş olabilirdi, belki de sadece benzin bitmiştir. Birkaç sürücü öfkeyle aracından inip yanınıza geliyor. Aracınızın kapısını açıyorlar. Ve sizin ağzınızdan yalnızca iki kelime çıkıyor, iki kelime : KÖR OLDUM. Olay böyle başlıyor kitapta. Adı bilinmeyen bir ülke, adı bilinmeyen insanlar. (Kitapta tek bir insan ismi dahi geçmiyor)... Ve adamdaki bu körlük bildiğimiz siyah körlük değil; her tarafı bembeyaz, süt denizi gibi gören, aydınlık bir körlük. Bakanlığın, medyanın tabiriyle: Beyaz körlük. Ve bu körlük hızlı bir şekilde bütün ülkeye bulaşıyor. Düşünün : Ülkedeki bütün insanlar kör oluyor... Marketlerde satış yok, herkes bulduğunu alıp yiyor. Kimse görmediği için tuvalete gitme gereği duyulmuyor, herkes ortalık yere tuvaletini yapıyor. Banyo yapma denen bir şey yok, herkes leş gibi kokuyor. Dışardan biryerlerden yiyecek bulmak için evinden çıkan kişi, bir daha evini bulamıyor, başka yerlerde kalıyor. Ve buna benzer birçok sorun... Bu körlüğün içinde, kocaman bir ülkede yalnızca tek bir kadın kör olmuyor. Bir kadın dışında tüm insanlar körlüğe mahkum... Olaylar böyle gelişiyor kitapta. Kitabın kısaca özeti bu. Spoiler vermeden özetlemeye çalıştım. Gelelim
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
7/10
·299 syf.··
2018 54. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2018 13:02
Tarık Tufan'ın son kitabı, benim okuduğum ilk kitabıydı. Osman Y. sağ olsun, uzun zamandır okutmak istiyordu bana ve sitenin bilumum sakinlerine yazarı. Baktı bende hareket yok, önden aldı, bir teşekkür mesajı ile hediye etti kitabı. Buradan kendine hediyesi için tekrar teşekkür ederek incelemeye geçeyim, böyle gereksiz yazıları daha fazla görmek istemeyen okurlar için. Şimdi Düşerken gibi bir kitabı nasıl anlatmalı. Tarık Tufan gerek Radyo/TV programları, gerek film senaryoları, gerekse kitapları ile oldukça tanınan , dünya görüşünün de etkisiyle bolca da okunan bir yazar. Anladığım kadarıyla (sitedeki diğer incelemelerden) her kitabını üstüne koyarak çıkarttığından, şu ana kadarki en başarılı kitaplarından birisi Düşerken. Kendisinin zaten belli bir kitlesi var ve ne yazsa satıyor, gibi geldi bana. Bense ilk defa bu kitapla tanıdım yazarı. “Düşerken, başka dünyalardan bir kadınla bir erkeğin zamansız karşılaşmasını ve giderek karmaşıklaşan yol hikâyesini anlatıyor. “ diyor kitabın tanıtımında. Öyle, cesur bir başlangıç yapmış Tarık Tufan benzer yazarlara göre. Kitabın başında gerçekten farklı dünyalardan iki insanın; evli, çocuklu tesisatçı İshak ile marjinal ressam Jülide'nin kaçış hikayesini görüyoruz. Peki yazar bu cesaretini devam ettirebilmiş mi kitabın sonuna kadar? Göreceğiz. Lanse edildiği gibi bir yol romanı bu, yolda geçiyor büyük bir kısmı. Kurgu klasik, aykırı bir şey yok. Genel olarak 40-50'lerin Hollywood, 70-80'lerin Türk filmi havasında. Yazarın araya koyduğu Zeki Demirkubuz sahneleri kurtarmaya yetmiyor kurguyu. Arada kendince twist'ler yapsa da kimse şaşırmıyor hikayeye, zaten durumu fark eden yazar da sonlara doğru salıyor olayı, baştaki cüretkarlığını toparlamak için belki, sıkıcı bir finalle bitiriyor romanı. Anlatıcı her
Edebiyat
DüşerkenTarık Tufan · Profil Kitap Yayınları · 20188,5bin okunma