Erhan Özdemir

Erhan Özdemir
Something else, something more, not this
Eğer bir Gezici gönderilecek olursa şu konuda uyarılmalı: Kendinden çok emin ya da fazla yaşlı değilse gurura incinecektir. Bir erkek erkekliğinin dikkate alınmasını ister, bir kadın kadınlığının takdir edilmesini ister, bu dikkat ve takdir ne kadar örtülü, ne kadar dolaylı olsa da. Kış'ta böyle bir şey olamaz. Bir insan sadece insan olarak dikkate alınır ve değerlendirilir, ürkütücü bir deneyim bu.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Bilinmeyen" dedi Faxe'nin ormanda çınlayan yumuşak sesi, "önceden görülmeyen, kanıtlanmayan, hayat bunlar üzerine kuruludur. Cehalet düşüncenin temelidir. Kanıtsızlık eylemin temelidir. Tanrı'nın olmadığı kanıtlansaydı dinler olmazdı, ne Handdara, ne Yomeshta, ne de ocak-tanrıları, hiçbiri. Ama Tanrı'nın olduğu kanıtlansaydı da gene dinler olmazdı... Söylesenize, Genri, nedir bilinen? Kesin, tahmin edilen, kaçınılmaz olan sizin ve benim geleceğimize dair bildiğimiz tek kesin şey nedir?" "ikimizin de öleceğimiz." "Evet, işte, cevabı olan tek bir soru var, Genri ve o yanıtı da zaten biliyoruz. Hayatı mümkün kılan şey sürekli, dayanılmaz belirsizliktir, yani bir sonra ne olacağını bilememek."
To Serve Man - Damon Knight
1951 Retro Hugo öykü ödülü kazananı Damon Knight öyküsü için: wp.me/pbiXOM-1hy
Bilim-Kurgu

Erhan Özdemir

, bir kitap okudu
Puan vermedi·312 syf.·
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Kurt Vonnegut
7.9/10 · 243 okunma
Bir zamanlar Tralfamador'da makineye benzer yanı olmayan yaratıklar vardı. Güvenilir değildiler. Becerikli değildiler. Öngörülebilir değildiler. Uzun ömürlü değildiler. İşte bu zavallı yaratıklar, var olan her şeyin mutlaka bir amacının olması gerektiği ve bazı amaçların diğerlerinden yüksek olduğu fikrine kafayı takmışlardı. Bu yaratıklar zamanlarının çoğunu amaçlarının ne olduğunu bulmaya çalışarak geçirirlerdi. Fakat kendilerininki olabileceğini düşündükleri bir amacı her bulduklarında, amaç gözlerine o kadar alçak görünürdü ki yaratıklar tiksinti ve utançla dolardı. Sonra da bu kadar alçak bir amaca hizmet etmektense, ona hizmet edecek bir makine yaparlardı. Bu sayede kendileri daha yüksek amaçlara hizmet etmekte serbest kalırlardı. Gel gör ki ne zaman daha yüksek bir amaç bulsalar, amaç hâlâ yeterince yüksek olmazdı. Böylece makineler de daha yüksek amaçlara hizmet eder oldular, Makineler her şeyi o kadar büyük bir ustalıkla yapıyordu ki sonunda yaratıkların en yüksek amaçlarının neler olabileceğini bulma işi de onlara verildi. Makineler bütün dürüstlükleriyle, yaratıkların herhangi bir amaçlarının bulunduğunun pek söylenemeyeceğini bildirdiler. Yaratıklar bunun üzerine vahşice birbirlerini öldürmeye başladılar, çünkü amaçsız şeylerden nefret ettikleri kadar hiçbir şeyden nefret etmiyorlardı. Derken, vahşice öldürmekte bile çok başarılı olmadıklarını keşfettiler. Bunun üzerine o işi de makinelere verdiler. Ve makineler, "Tralfamador” demek için gereken zamandan daha kısa süre içinde işi bitirdiler.
Sayfa 264·Kitabı okudu