Mustafa Özel

Mustafa Özel
@rihtimavarmayanceset
"kazandım nefretini fahişelerin lanet ediyor bana bakireler de."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hangi kitabı okurken "Keşke hiç bitmeseydi" dediniz? Benim için bu kitaplar: youtu.be/YKQeUamSeFU
Edebiyat
Mustafa Özel
Erbain
Sizi En Çok Ne Mutlu Ediyor?
10/10
·155 syf.··
2025 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 22:22
YouTube kitap kanalımda psikoloji kitaplarına nereden başlayabileceğinizi anlattım: ytbe.one/d2xQVSEUsUU Bu incelemeyi sizin yorumlarınız yazdı. Nasıl mı? Kitabın yazarı Frankl'a göre her insanın anlam arayışı kendisine özgüdür. Buradaki okurlara şu soruları sordum: Kendi anlamınızı nerede arıyorsunuz? Gelecek için bilinçli çocuklar yetiştirmekte mi? Allah'a inançta mı? Kitap okumakta mı? Hayvan sevgisinde mi? Belki de hiç aramamakta! Nerede? Sizi en çok ne mutlu ediyor? Bu incelemenin altına belli bir süreye kadar yorum yazan herkesin ismini inceleme içerisinde etiketleyip cevabını da yanına yazdım. Böylece dünyanın sadece kendi anlam arayışımla değil, sayısızca farklı arayışla anlamlandığını gördük. Pek çok okurun birleşerek yazdığı bir incelemeyle 1000kitap'ı daha "anlamlı" bir yer haline getirmeye çalıştık... Kendimden örnek verecek olursam da, anlam yolumu binlerce çocuğa ve gence okuma alışkanlığı kazandırmak üzere oluşturdum. Yıllardır bu yoldayım. Hiç bitmeyecek bir yol bu. Bitmemesiyle güzel bir yol aynı zamanda. Çünkü varoluş, hiçbir zaman için bir varış değildir. ---------------------------- İşte bu incelemenin altına yazdığınız yorumlarla hayatınızdaki anlamı aramak için yaptığınız eylemler: @Kdrglrx : Film izlemek. @_turna__ : Her ne isem elimden gelenle ve dahasını gösterme gayretiyle hakkını verebilmek. Yaratılan olarak kulluğumu, evlat olarak evlatlığımı, öğrenci olarak öğrenciliğimi, başta da insan olarak insanlığımı hakkıyla yaşama gayreti içerisindeyim. Ne tam bir teslimiyet ne de tam bir kabulleniş içerisinde duygularımı, düşüncelerimi yaşatıyorum. Ne ağladığım için ne de şen kahkahalar attığım için pişman olmak istemiyorum. Yaşıyorsan bir sebebi var diyorum. Ömür bir yolculuk ve ben sadece kendi heybemi doldurmak istemiyorum. Henüz
1000Kitap
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma
Mustafa Özel
Hayat; ıssız bir su vadisinde Bilinmez bahislerle örülü şu kümeste Askıya alınan arayış bulgusudur Pervasızca dönen dünya ruletinde. Bu arayışın da sonu yok gibidir Aşınır adem bir kaya rutubetinde Artık o bir umut katliamıdır Tekrar edilen geçmiş döngüsünde. Çünkü ebedi bir hayat uğruna çıkılan yoldur Kukla bulgular; bir oyun gibidir, Adı yaşamaktır, Ölümse oyunun sonu.
"Ben ki ölümsüzlüğe ermiştim deşe deşe Ülküleri düşünceleri düşleri insan çiçeğini Aşmıştım kaç kere Hızır'la âbı hayatın kemerini Geçip çılgın gerçeğe devirerek büyü mendireğini." Sezai Karakoç
Şiir
Mustafa Özel
Ruhu şâd olsun...
9/10
·64 syf.·
Beğendi
·
4 günde okudu
·
2021 71. kitabı
İlhan Berk
7.2/10 · 216 okunma
Mustafa Özel
Galile Denizi’nden itibaren İlhan Berk’in şiirlerinde öncelemeler ve alışılmadık bağdaştırmaların yol açtığı anlam, söz dizim, imge, yazım ve tarihi dönem sapmaları başta almak üzere, hemen her çeşit sapmalar yansıma bulmuştur. “Galile Denizi” başlığının Kitab-ı Mukaddes’te geçen Taberiye Gölünden esinlenerek seçilmesi bu dönemde İlhan Berk’in dikkatinin toplumcu gerçekçi bakış açısından vazgeçerek, bireysel algılamalara, aşka, Hristiyanlık istilahlarına, tarihe, mitolojiye ve ünlü ressamlara yönelmiş olduğuna işaret etmektedir. Bu süreçte Berk’in şiiri iyice batıya ve antik çağların mitolojik unsurlarına açılmış, bu kültürün verileri anokranik biçimde şiir diline serpiştirilmiştir. Şiirde anlam derinleşmiş, zaman mekân ve olay örgüsünde olduğu kadar, şiirin yapı ve kurgusu bilinen sınırların dışına çıkma eğilimi göstermiş, basit mantık yürütülmesi yolu ile kolaycı yorumlara açılan kapılar kapanmıştır. Berk’in Çivi Yazısı, Otağ ve Mısırkalyoniğne adlı eserlerinde bulunan şiirleri, insanda dilin tüm aykırı ve üst imkânlarının sınanması ve denenmesi adına bir zemin oluşturmak maksadıyla kaleme alınmış izlenimi uyandırmaktadır. Bir başka ifade ile, adı geçen eserlerdeki şiirler, sanki “Şiirin kırk türlü yazılabileceğini kanıtlamak” ve şiirin bir üst dil grubu içinde konuşlandırılarak yaratılabileceğini göstermek için yazılmış gibidir. İkinci Yeni şiir anlayışının tipik yansımalarını içeren konuşma diline aykırı şiirler ortaya çıkmıştır. Dil, derin okumalar şeklinde, konu edilen sözcükler bağlamında somuttan soyuta doğru bir açılım süreci içine girmiş, usun baskıcı gücü kırılarak, zengin bir anlam ve tarihi dönem kaleydeskopu ortaya çıkmıştır. Şiir, beyit ve kıtaların bağlayıcılığından kurtularak mikro boyutlarda ele alınmış; dize dize, hatta kelime kelime kurulmaya başlanmıştır. Şifreli bir dil eşliğinde usun ölümü ve anlamın örtülmesi gerçekleştirilerek, halis İlhan Berk şiirinin, dilin deformasyonuna dayanan girift yapısı ortaya çıkmıştır. Eksiltmelerin Galile Denizi’nden başlayarak İkinci dönem ve sonrası şiirlerinde anlamı dip sularına çektiğini, İlhan Berk’in deyimi ile “hiçten doğan bir şiir”in yaratılmasında etkili bir sapma türü olduğunu söyleyebiliriz. Şairin sustuğu, şiirle okur arasında üretilen anlamın şiiri tamamladığı bir sapma olarak eksiltmeler İlhan Berk şiirinin nerede ise bütün evrelerinde karşımıza çıkaktadır. Eksiltmeler, cümle eksiltmeleri olarak yüklem, tümleç, zarf gibi sözdizim unsurlarının dilbilgisi kuralları açısından bilinçli bir biçimde, dizenin dışına çekilmesi, bir başka ifade ile bu ögelerden bir veya bir kaçının eksik bırakılması ile oluşturulmaktadır: İlhan Berk, ikinci dönem şiirlerinde anlamla bir ölüm kalım savaşına girmiştir. Asırlarca hüküm sürmüş anlamın üzerine ölü toprağı atılarak, şiirin dip sularına çekilmesi sağlanmıştır. Şiirde, anlamlı göstergelerin üstü çizilmiş, dil deformasyona uğramış, şiir dilinin sınırları genişlemiştir. Sapmalara uğramış bu dil, Türk şiirinde büyük bir değişime işaret etmekte, deformasyonun sınırlarını zorlayan çizgisi, gücünü başka hiçbir şiirsel erkle paylaşmak istememektedir. Kısaca, İlhan Berk şiirinde, “Sözcüklerin anlamları yok, kullanımları vardır” ilkesi hâkim olmaya başlamıştır.