“-ne zaman bir sinek ya da böcek görürsen , ressam sana gizli bir mesaj veriyordur. Yaşayan şeylerin uzun sürmeyeceğini anlatıyordur sana - her şeyin geçici olduğunu. Hayatın içinde ölüm. Bu yüzden ona natürmort -ölü doğa- denir. Bütün o güzelliğin ve çiçeklenmenin içinde başta görmezsin belki o küçücük, çürük beneği. Ama eğer yakından bakarsan... oradadır.”
Kalabalık beni sahiden sıktı. Ben ikide birde böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. Bu nefret filan değil… İnsanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile… Sadece bir yalnızlık ihtiyacı. Öyle günlerim oluyor ki, etrafımdan küçük bir hareket, en hafif bir ses bile istemiyorum. Fakat sonra birdenbire etrafımda bana yakın birilerini arıyorum. Bütün bu beynimde geçenleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini. O zaman nasıl hazin bir hal aldığımı tasvir edemezsiniz. Kış günü sokağa atılmış bir kedi gibi kendimi zavallı hissediyorum.