Size tavsiyem. En yakın zamanda ve ilk imkân bulduğunuzda bir şeyler ekip dikebileceğiniz, kendi mahsulünüzü üretip tüketebileceğiniz ufak bir bahçe yahut tarla gibi bir sığınak edinin. Yeni çevre dostu tarım tekniklerini ve kendi başınıza hayatta kalma tekniklerini elinizden geldiğince öğrenin (bu konuda mesela Buğday Derneği'nin çok güzel çalışmaları var, takip edebilirsiniz). Ailenizin ve çoluk çocuğunuzun geleceği için bu acil eylem planını ufaktan uygulamaya başlayın. Böylece hem gündemin saçmalıklarından kurtulmuş hem de gelecekteki torunlarınızın hayır duasını alma şansını da katlamış olursunuz. Felaket senaryoları yanılıyor olsa bile, neticede siz ve torunlarınız, kendi bahçenizde yetiştirdiğiniz "organik" salatalığın yahut kabağın tadını çıkartıp yiyeceğin, marketten satın alınan paketli şeylerden öte, tabiattan emek ve zahmetle devşirilmesi gereken pek kıymetli bir rızık olduğunu daha içtenlikle takdir etmeye başlarsınız.
"Dostum, belimdeki şu kemeri görüyor musun? Tam bir yıl çalışarak karım ve çocuklarım için biriktiediğim altın akçelerle dolu. Karıma ve çocuklarıma kavuşmak için, nehri geçmemi sağlayan bu altın kemerin ağırlığı oldu.Karım ve çocuklarım da, ben yüzerken omuzlarımdaydılar."
Ey insanlar! Allah'ın üzerinizdeki nimetlerini hatırınızdan çıkarmayın. Allah'tan başka gökten ve yerden size rızık veren yaratıcı var mı? O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyse niçin haktan dönüyorsunuz? (Fâtır Suresi)