Benlik Putu
Tanrı'yı oynamak! Ellerine geçirdikleri her imkânı, her mülkiyeti sahiplenme duygusuyla otorite aracı olarak kullanmak duygusu bu. Hükmetmek, karar vermek, geleceği belirleme gücünü elinde tutmak. İnsanlara iş ve rızk verdiğine inanmak, insanları sınıflamak sonra. Cenneti ve cehennemi pay etmek. Bütün bunlar düpedüz Tanrı'yı oynamak değil de nedir? Zavallı insan bu kez zor bir oyun seçti ve acı duyacak...
Yahudilerin o günki ahlakı ile Bugünki halleri…
54 — Ve bir vakit Mûsa kavmine: «Ey kavmim, buzağıya tutunmakla nefsinize zulmetmig oldunuz. Hemen Xaradanınıza tevbe edip nefislerinizi öldürün. Bu, Yaradanınızın yanında sizin için hayırhıdır.» demişti. Allah da tevbenizi kabul etmigti. Şüphe yok ki tevbeleri en çok kabul eden, en çok merhamet eden O'dur. 55 — Bir de o zamanı hatırlayın ki siz : «Ey Mûsa, biz Allah'ı apaşikår görünceye kadar sana îman etmeyiz.» demiştiniz de bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı. 56 - Sonra sizi ةlümünuziin arkasindan yine diriltmistik. Şükretmeniz gerekirdi. 57 - Ve üstünüze bulutları gölge yaptık. Kudret helvasını, yelve kuşunu indirdik. Size rızk olarak verdiğimiz şeylerin iyile-rinden, güzellerinden yiyin. Onlar bize zulmetmemişler, ancak kendi kendilerine zulmetmişlerdi. 58 — Hani demiştik ki : «Şu kasabaya girin. Dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yeyin. Kapısından secde ederek girin. «Af-fet» deyin, kusurlarınızı örtelim. İyilik edenlere daha da artıra-cağız." 59 - Nefislerine zulmedenler sözü kendilerine söylenenden başkasına çevirmişlerdi. Biz de o zalimlerin üstüne gökten — fâ-sıklık etmelerinden dolayı — korkunç bir azab indirmiştik. 60 — Hani bir vakit Mûsa, kavmi için su arayınca «Asanı taşa vur» demiştik de taştan on iki çeşme fışkırmış, her zümre su alacağı yeri öğrenmişti. Allah'ın rızkından yeyin, için; yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın. 61 — Hani siz : «Ey Mûsa bir çeşit yemeğe elbette dayana-mayız. Rabbına dua et de yerin bitirdiği sebze, acur, sarmısak, mercimek ve soğandan bizim için de çıkarsın.» demiştiniz. Mûsa da : «Siz bayağı olan şey ile hayırlı olan şeyi değiştirmek mi isti-yorsunuz? Öyle ise bir şehre inin, sizin için istediğiniz şeyler var-dır.» demişti. Onların üstüne horluk ve yoksulluk vuruldu. Allah'dan bir gazaba da
Sayfa 131 - Çelik yayınevi cilt 1.
Alıntı
Reklam
Dinle Ney’den duy neler söyler sana, Derdi vardır ayrılıklardan yana. Kestiler sazlık içinden, der, beni, Dinler, ağlar: Hem kadın, hem er beni. Göğsü, göz göz ayrılık delsin de bir, Sen o gün benden işit özlem nedir, Her kim aslından uzak düşsün: Arar; “Asl”a dönmekçin bir uygun gün arar. Dost’a kah yoldaş olup, kah düşmana, İnleyip sesler duyurdum her yana. Dost olur -zannınca- her insan bana, Sırlarım gel gör ki meçhuldür ona. Sırlarım olmaz iniltimden uzak, Her göz etmez fark, işitmez her kulak. Saklı olmaz birbirinden can ve ten, Canı görmekçin izin yok bil ki sen! Bir ateştir, yel değildir ney sesi;
Hükmetmek, karar vermek, geleceği belirleme gücünü elinde tutmak. İnsanlara iş ve rızk verdiğine inanmak, insanları sınıflamak sonra. Cenneti ve cehenmemi pay etmek. Bütün bunlar düpedüz Tanrı'yı oynamak değil de nedir?
Sayfa 66 - Profil Yayıncılık·Kitabı okudu
Tanrı'yı oynamak! Ellerine geçirdikleri her imkânı, her mülkiyeti sahiplenme duygusuyla otorite aracı olarak kullanmak duygusu bu. Hükmetmek, karar vermek, geleceği belirleme gücünü elinde tutmak. İnsanlara iş ve rızk verdiğine inanmak, insanları sınıflamak sonra. Cenneti ve cehennemi pay etmek. Bütün bunlar düpedüz Tanrı'yı oynamak değil de nedir?
Hükmetmek, karar vermek, geleceği belirleme gücünü elinde tutmak. İnsanlara iş ve rızk verdiğine inanmak, insanla­rı sınıflamak sonra. Cenneti ve cehennemi pay etmek. Bütün bunlar düpedüz Tanrı'yı oynamak değil de nedir? Zavallı insan bu kez zor bir oyun seçti ve acı duyacak...
Alıntı
Reklam
Reklam