54 — Ve bir vakit Mûsa kavmine: «Ey kavmim, buzağıya tutunmakla nefsinize zulmetmig oldunuz. Hemen Xaradanınıza tevbe edip nefislerinizi öldürün. Bu, Yaradanınızın yanında sizin için hayırhıdır.» demişti. Allah da tevbenizi kabul etmigti. Şüphe yok ki tevbeleri en çok kabul eden, en çok merhamet eden O'dur.
55 — Bir de o zamanı hatırlayın ki siz : «Ey Mûsa, biz Allah'ı apaşikår görünceye kadar sana îman etmeyiz.» demiştiniz de bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.
56 - Sonra sizi ةlümünuziin arkasindan yine diriltmistik.
Şükretmeniz gerekirdi.
57 - Ve üstünüze bulutları gölge yaptık. Kudret helvasını,
yelve kuşunu indirdik. Size rızk olarak verdiğimiz şeylerin iyile-rinden, güzellerinden yiyin. Onlar bize zulmetmemişler, ancak kendi kendilerine zulmetmişlerdi.
58 — Hani demiştik ki : «Şu kasabaya girin. Dilediğiniz yerde istediğinizi bol bol yeyin. Kapısından secde ederek girin. «Af-fet» deyin, kusurlarınızı örtelim. İyilik edenlere daha da artıra-cağız."
59 - Nefislerine zulmedenler sözü kendilerine söylenenden
başkasına çevirmişlerdi. Biz de o zalimlerin üstüne gökten — fâ-sıklık etmelerinden dolayı — korkunç bir azab indirmiştik.
60 — Hani bir vakit Mûsa, kavmi için su arayınca «Asanı taşa vur» demiştik de taştan on iki çeşme fışkırmış, her zümre su alacağı yeri öğrenmişti. Allah'ın rızkından yeyin, için; yalnız, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.
61 — Hani siz : «Ey Mûsa bir çeşit yemeğe elbette dayana-mayız. Rabbına dua et de yerin bitirdiği sebze, acur, sarmısak, mercimek ve soğandan bizim için de çıkarsın.» demiştiniz. Mûsa da : «Siz bayağı olan şey ile hayırlı olan şeyi değiştirmek mi isti-yorsunuz? Öyle ise bir şehre inin, sizin için istediğiniz şeyler var-dır.» demişti. Onların üstüne horluk ve yoksulluk vuruldu. Allah'dan bir gazaba da
Sayfa 131 - Çelik yayınevi cilt 1.