Yunanlı erkeğin kadına bakış açısı
Demostenes'e ait olduğu kabul edilen bir söylevde yer alan şu dizeler Yunanlı erkeğin kadına bakış açısını açıkça ortaya koymaktadır; "İyi bakılmamız için nikâhsız kadınlarımız, bize yasal çocuklar vermeleri için de eşlerimiz vardır."
Sayfa 38
Tarih
Antik Yunanda kölelik
Kölelerin serüveni ise şöyle bir seyir izliyordu. Kadın ya da erkek bir köle, Yunanlı efendisi için çalışmaya başlamadan önce ailesinden ve yerli kültürden koparılıyordu ve yeni yaşamına yeni bir isimle adım atıyordu. Kölelerin büyük bir kısmı evlerde hizmetçi olarak kullanılıyordu. Birtakım yeteneklere sahip becerikli köleler, daha rahat yaşıyor ve özgür kimselerle yan yana çalışabiliyordu. Kadın kölelerin bir kısmı ev işleri dışında insanları eğlendirmek için birtakım görevler üstlenebiliyor, flütçü olabiliyorlardı. Bu durumda köleler para da kazanabiliyorlardı. Bazen ev köleleri eğitmen olarak da kullanılabiliyordu.
Sayfa 35
Tarih
Reklam
Dolayısıyla Antik Yunanda nüfusun yüzde doksanının tarımla uğraşıp, toprağı işlediği anlaşılmaktadır. Bu yüzden çiftlik sahibi soylu Atinalının yanı sıra kendi tarlasında çalışan çiftçilikle geçinen köylü de yaptığı iş nedeniyle saygı görüyordu.
Sayfa 34
Tarih
Victor Hugo
Bir gudubet katedral! Mamur, varıyla yoğuyla hakka ve ahde aleyh! Eğik zeminli kutsal oda, Zaten kaygan, bir bakmışsın mezbaha. Bir yanda mumlar bir yanda kandiller. İki ucunda bu mabedin İki kapı durur yan yana, Biri aydınlık biri karanlık. Aydınlık sahte, karanlıksa gerçek. Düşmüş Paris'in üstüne Roma'nın gölgesi. Bir kartal, kanatlarının ucunda, Yarasa kancaları taşır gibi.
Sayfa 45·Kitabı okuyor
Alıntı
Çoğu zaman odamın içinde kilitli kapının ardında yalnız bir haldeyken kafam elbette durmadan çalışırdı. Dünyayı özellikle Roma'yı nasıl kurtarırım diye düşünürdüm. Sakin ve huzurlu bir yerdeydim ancak "Barışı isteyen savaşa hazır olmalıdır..." ifademi hiç kafamdan çıkarmazdım. Kimseye güvenmezdim, o yüzden de yanımda kimse olmazdı. "En büyük düşman en son bakacağın yerde saklanır." Bahsi geçen yer yanı başımdı, bundan dolayı da yalnızdım.
Sayfa 125·Kitabı okuyor
"Antakya Roma imparatorluğun en muhteşem şehirlerinden biriydi, Roma ve İskenderiye'den sonraki üçüncü büyük şehirdi; kölelerden, Yahudilerden, Suriyelilerden, Yunanlardan, Romalılardan ve Galya'dan ve Almanya'dan gelmiş eski lejyonerlerden oluşan 150 bin kişilik nüfusa sahipti."
Reklam
Reklam