100 Her Zihnin Ölmeden Önce Keşfetmesi Gereken Entelektüel Araştırmalar: 1. Temel felsefeyi çalış 2. Resmi mantığı öğren 3. Antik Yunan tarihini çalış 4. Tüm Shakespeare oyunlarını oku 5. Temel ekonomiyi öğren 6. Dünya tarihini çalış 7. Darwin'in Evrim teorisini oku 8. Roma İmparatorluğu'nu çalış 9. Temel astronomiyi öğren 10. Platon'un Devlet'ini oku 11. Fransız Devrimi'ni çalış 12. Temel psikolojiyi öğren 13. Freud'un ana eserlerini oku 14. 1. Dünya Savaşı'nı çalış 15. 2. Dünya Savaşı'nı çalış 16. Temel matematiği öğren 17. İnsan beynini çalış 18. Marx'ın Komünist Manifesto'sunu oku 19. Temel kodlamayı öğren 20. İklim değişikliği bilimini çalış 21. Newton'un Principia'sını oku 22. Rönesans dönemini çalış 23. Temel kimyayı öğren
2 Sanat tarihinin ve doğasının sorumlusu sanatçılardır. Sanat tarihinin doğası şudur: köleliğe boyun eğmiş, emrine amade olmuş güzellik. Sanat tarihçileri sanatçıları şöyle bilir: sihirbaz, büyücü, üstatçı, imajcı… Köle, mekanik, zanaat, köle işçi, anonim… Grek, Romalı, ortaçağ… 12. yüzyıl: “Tanrı’nın Hizmetkârı”, mistik, aydınlatmacı, mozaikçi… 14. yüzyıl: Ayrımsız, sanatçı-zanaatçı (Filippo Lippi)… 15. yüzyıl: “doğada Tanrı’nın hizmetkârı”, bireysel, eğitimli adam (Van Eyck)… 16. yüzyıl: bilim adamı, natüralist, “liberal sanatlar”, Rönesans, (Dürer)… Aynı zamanda: “ilahi ressam”, içsel fikir (Mikelanj, Leonardo)… 17. yüzyıl: Sarayın hizmetkârı, “kralların ressamı” (Velasquez)… Sonra: Asil, klasikçi, kraliyet akademisi, güzel sanatlar (Poussin)… Aynı zamanda: “Mükemmel ressam”, “ressamın ressamı”…

Sol Diyez

@Pio_baroja
·
Sanatı Sanatçılardan Kurtarın ... A. Brener - Barbara Schurz
1 Çirkin bir dünyada yaşıyoruz. Bu çirkinliğin sorumlusu kim? Çirkin ne? Eğer bir güzellik satıcısı tarafından soruluyorsa, asıl çirkin olan bu sorudur. En çirkin manzara da sanatçıların kendilerini satmasıdır. Bir meta olarak sanat çirkin bir fikirdir; bir eğlence olarak sanat çirkin bir eylemdir. Bir memnun etme ve satış mesleği olarak görsel sanatlar çirkin bir iştir. Sanat alışverişi, sanat koleksiyonculuğu, sanat manipülasyonu, sanat işi çirkindir. Bir geçim aracı olarak, bir hayatın tadını çıkarma aracı olarak sanat çirkindir. “Sanatçının da yemek yemesi lazım” ifadesi çirkindir. Bir sanatçının yemek ihtiyacı bir başkasından fazla değildir. Sanatta ekonomik ilişkiler utanç verici ve çirkindir. Sanatta ticaretçilik, kariyercilik, para yapmacılık, hayatta kalmacılık çirkindir. Bir iş adamı olarak sanatçı, bir sanatçı olarak iş adamından daha çirkindir. Sanatçının himaye altına alınmış bir ahmak olarak, bir masum olarak, bir şirket adamı olarak, bir koleksiyon parçası, başarılı adam olarak imajı çirkindir. Doğal bir hayvan, bitki, ot, egzotik meyve olarak sanatçı çirkindir. Sanatta anti-entelektüalizm çirkindir. Sanatta sahte entelektüalizm çirkindir. Sanatta özel-leştirilmiş entelektüalizm de çirkindir. Sanat mekanizmasının bir parçası olarak çirkin kültü iğrenç ve çirkindir. Anti-sanatın herhangi bir biçimi çirkindir. Kolaj, montaj, hurda, performans ve enstalasyon sanatı çirkindir. Geometrik sanat dışavurumcu sanattan daha az çirkin değildir. Amerikan sanatı, Alman sanatı, İtalyan sanatı, Çin sanatı ve her tür sözde ulusal etiket sanatı çirkindir. “Genç sanat” çirkindir. Sözde uluslararası çağdaş sanat hem sefil hem çirkindir. Tüm bienaller çirkindir. Turizm endüstrisinin parçası olarak sanat çirkindir. Tüm jüriler ve ödüller çirkindir. Kültürel değiş tokuş
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gerçek güzeldir. Bu anlayışlara bağlı olarak da yaşadığımız dünya o kadar ilgi çekici bir yerdir ki, başka dünyaları düşünmenin hiçbir anlamı yoktur Rönesans Sanati anlayışı
Kirazların Madonna'sı (ayrıntılar) Giovan Pietro Rizzoli, bazen Ricci ya da Rizzo, diğer adıyla Giampietrino, 1508-1549 yılları arasında Milan'da aktif olan İtalyan ressamdı, Leonardo Da Vinci'nin öğrencisi ve Lombard Rönesans Okulu'nun savunucusu.
Empresyonizm izlenimcilik (19.yy sonu)
Soylu konular yerine sıradan konular seçilmiş, ışık bilimsel olarak incelenmiş, renkler saf olarak yan yana sürülmüş, atölyeler yerine açık hava tercih edilmiştir. Anı yakalamak için hızlı çalışmalar yapılmış; bu yüzden tuval boyutları küçük tutulmuştur. Rönesans'ın çizgisel perspektifi yerine renklerle verilmeye çalışılan perspektif tercih edilmiştir. Empresyonizm, kentleşmenin topluma armağan ettiği kafeler, nehir kıyıları, tren istasyonu, Caddeler ve diğer tüm kamusal alanları konu olarak ele almıştır. Portrelerde ise sıradan insanları konu almıştır. Empresyonizm klasik akademik geleneği yıkarak modern sanata giden aşamalardan en önemlisini oluşturur.
Allâme hükümdar Fatih'i tanımak...
Osmanlı İmparatorluğu'nun en entelektüel ve vizyoner padişahlarından biri olan "Fatih Sultan Mehmed'in (II. Mehmed) çok yönlü kişiliğini, bilgi birikimini ve yönetim anlayışını ele alalım...Onun seviyesine ulaşmak veya onu örnek almak isteyen birinin hangi niteliklere sahip olması gerektiğini irdeleyelim Fatih, Rönesans sanatına ve kültürüne büyük ilgi duyuyordu. Nitekim İtalyan ressam "Gentile Bellini"yi İstanbul'a davet ederek ünlü portresini ve madalyonlarını yaptırmıştır. Bu, dönemin bir İslam hükümdarı için son derece vizyoner ve ezber bozan bir adımdır. İstanbul'un fethinden sonra şehri adeta yeniden inşa etmiştir. Topkapı Sarayı, kendi adına yaptırdığı Fatih Camii ve Külliyesi gibi devasa yapılar, onun estetik ve mimari vizyonunun en somut kanıtlarıdır. Fatih Sultan Mehmed sadece bir asker veya devlet adamı değil, aynı zamanda çok güçlü bir şairdir. Şiirlerinde "Avni" (yardım eden, yardım olunmuş) mahlasını kullanmış, harika şiirler yazmış ve klasik Türk edebiyatının ilk divan sahibi padişahlarından biri olmuştur. Genel bir vurgu olmakla birlikte, sarayında dönemin Hristiyan, Yahudi ve Müslüman bilim insanlarını ağırlaması, onlarla felsefi tartışmalar yapması bunu doğrular niteliktedir. Fatih, Doğu ve Batı kültürlerini ana kaynaklarından okuyabilecek düzeyde dil biliyordu. Doğu dillerinin (Arapça, Farsça) yanı sıra fethettiği ve diplomatik ilişkiler kurduğu coğrafyaların dillerine (Grekçe/Rumca, Latince, Sırpça/Slavca, İtalyanca) hakimiyeti, onu çağının çok ötesinde bir dünya lideri yapmıştır. Fatih’in kütüphanesinde Homeros'un İlyada destanının Grekçe nüshası bulunuyordu. Hatta Truva ören yerini ziyaret ettiği ve "Truva'nın öcünü aldım" dediği tarihçi Kritovulos tarafından aktarılır. Antik Yunan felsefesine Aristo'ya Eflatun'a yoğun ilgi duymuş, bu