Hakikati seviniz, o da sizi sever; hakikati arayınız, o da sizi arar ve üstüne yalan Çin setleri gibi kalın duvarlar örsün, altında kalan hakikat bir ince iniltiyle, bir hafif rüzgar dalgasıyla, herhangi bir küçük işaretle mevcudiyetini bildirir: "Buradayım!" der.
Burası Diyarbakır böcek, Diyarbakır. Diyarbakır toprağının altında, yabancıların zindanındayız. Diyarbakır... Böcek, bu Diyarbakır var ya bu Diyarbakır, yurdumuzun güzelliğidir, yürek ağrımizdir. Hem yaşama umudumuz hem beynimizdeki sancı dir. Acayip bir şehirdir. Kadim ve hünerlidir. Sestir, renktir, aydınlıktır, acıdır, güzelliktir. Karışıktır. Her şeyi birbirine karışmıştır. Onu anlamak güçtür. Hem yaşatır hem de öldürür. Hem sever hem öfke duyar. Hem sadık ve yardımcıdır hem de kıskanç ve cimri.
Bir varmış bir yokmuş
Duvar diplerindeki şeytanlar ve fesatçılar hariç Huzurda bulunanlar ve dinleyiciler rahmet bulsun
Bu hikayeyi ne ben duydum, ne de siz inanin
Romalılar MS 83'te iskoçya'yı isgal ettiginde, Kaledonya kabilelerinin çok ciddi direnişiyle karşılaştılar ve buna tüm ülkeyi yakıp yıkarak cevap verdiler. Romalıların barış girişimlerine karşı şef Calgacus, Romalılari "dünyanın kabadayıları" diye adlandırarak ve "yağmalamak, kesip biçmek ve çalmak için kurdukları seye imparatorluk diyerek yalan söylüyorlar, sonra ortalığı çöle çevirip bunun adına da barış diyorlar," diyerek cevap vermişti.