Tanrı kurşunları durdurabilir, bu kolayı pepsiye çevirebilir, arabamın anahtarlarını bulabilir. Böyle bir şeyi kendi değerlerine göre yargılayamazsın. Bunun mucize olarak görülüp görülmediği hiç önemli değil. Asıl önemlisi Tanrının elini hissetmiş olman.
Güneş dürüldüğü zaman, yıldızlar kararıp döküldüğü zaman, dağlar yürütüldüğü zaman, gebe develer başıboş bırakıldığı zaman, vahşi hayvanlar bir araya toplandığı zaman, denizler kaynatıldığı zaman, nefisler çiftleştiği zaman ve diri diri toprağa gömülen kız çocuğunun hangi günah yüzünden öldürüldün diye sorulduğu zaman, defterler açılıp yayıldığı zaman, gök kubbe yarılıp açıldığı zaman, cehennem alevlendirildiği, cennet yaklaştırıldığı zaman her nefis kefaletini öder...
Hz. Muhammed'in insanüstü olduğunu düşünmemelisiniz. Bir gün bir de baktım odun topluyor. "Bırak ben yapayım." dedim. "Neden?" diye sordu. "Sen Allah'ın peygamberisin, yakışık almaz, odun toplayamazsın." dedim. Yüzüme baktı, "Allah kendini diğer insanlardan üstün tutanı sevmez." diye mırıldandı. Uzandım, onu seyre koyuldum. Birdenbire durdu. Tüm heybetiyle dikildi, yanıma geldi. "Evet, ben Allah'ın peygamberiyim, ama ben bile sonumun ne olacağını bilmiyorum." dedi.