"Yaktığımdan daha büyük ateşlerde yandım..." yorgun bir hayvanım, alevden bir kırbaç böğrüme iniyor. Şairlerin metaforlarının asıl anlamını buldum. Her gece kendi kanımın yangınında uyanıyorum.
bir buse tam da şakağından
bir çift göz tam da karşında
binbir ızdırapla tanışınca
duraksadığın yerdeyim
bir iki kahkaha sıkıştır araya
iz bıraktığın hayatlara
ziyanı zararıyla
varıyla yokuyla
bak tüm yüreğim avuçlarında
ansızın vurur düşünceler
sessizce mırıldandığım geceler
yanıbaşında bilediğim kelimeler
bu tutukluk yapan dilimden dökülür
bahsettiğin gizli saklı hülyalar
bir çift gözüm söyler
yani demek istediğimdir
bu tattığım en nahoş ekimdir
Yalnız kalmakla ilgili bir sorunum yok. Sadece nefesini sevdiğim birinin yakınlarda olması beni rahatlatır. Bencilce bir şey, biliyorum. Ama birbirimize ihtiyacımız olduğunu hissediyor ve bunu değerli buluyorum.
Şüphesiz böyle bir duvarın hakkından gelmeye gücüm yetmezse boşu boşuna yırtınacak değilim, ama karşımda gücümün yetmediği bir taş duvar var diye boyun eğmeye de razı olamam.