Ne var ki, ruhun bedenle olan ilişkisi, çakan şimşeğin bir an ortalığı aydınlatıp sönmesi kadar kısa sürmüştür. Kainatın ömrüne nispetle insan hayatı "an" la ifade edilecek kadar kısa olduğu için ruhun burada tam kemâle ermesi ve mutlu olması pek mümkün görülmemektedir. Ancak insanın, ruhundaki sonsuzluk duygusunu tatmin edebilme ve ebedi mutluluğu tadabilmesi için ahiret hayatının varlığı ona yeni ufuklar açmakta ve bu durum onun sıradan bir canlı olmadığının temel güvencesi sayılmaktadır.
Her ramazanın ayrı bir rengi, ayrı bir kokusu, ayrı bir biçimi vardır. Herbiri kökte ve temelde ayni olsa da, her yılın ramazanı, mevsimlerin boyasına batıp çıka, hafızada ayrı bir fenomen değeriyle yaşar.