Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı Hemu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen Desem ol bî-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
Divan
Yâ Alî! Beş nesne [şey] gönlü [kalbi] parlatır, münevver eder: Sûre-i ihlâsı çok okumak. Az yimek. İlm meclisine hâzır olmak. Az pişmiş ekmek yimek. Gece nemâzı kılmak. Yâ Alî! Beş şey gönlü rûşen eder, aydınlatır, karanlığını giderir: İlm meclisinde oturmak. Elini yetîm başına sürmek. Seher vaktinde çok istigfâr etmek. Çok yimeği terk etmek. Çok oruc tutmak. Yâ Alî! Beş nesne gözün nûrunu artdırır: Kâ’be-i mu’azzamaya bakmak. Mushaf-ı şerîfe bakmak. Anne-babasının yüzüne bakmak. Âlimin yüzüne bakmak. Akar suya bakmak.
Sayfa 339·Kitabı okuyor
Reklam
Ki yeki çerâğ rûşen zi hezâr mürde bihter Bir yanan kandil, Bin sönmüş kandilden yeğdir.. #Mevlana
Beni candan usandırdı, cefâdan yâr usanmaz mı Felekler yandı âhımdan, murâdım şem'i yanmaz mı Kamu bîmârına cânân, deva-yı derd eder ihsan Niçün kılmaz bana derman, beni bîmarı sanmaz mı Şeb-i hicran yanar cânım, döker kan çeşm-i giryânım Uyadır halkı efgânım, gara bahtım uyanmaz mı Gûl-i ruhsârına karşu, gözümden kanlu akar su Habîbim fasl-ı güldür bu, akar sular bulanmaz mı Gâmım pinhan dutardım ben, dedîler yâre kıl rûşen Desem ol bî-vefâ bilmen inanır mı inanmaz mı Değildim ben sana mâil, sen ettin aklımı zâil Bana ta'n eyleyen gâfil, seni görgeç utanmaz mı? Fuzûlî rind-i şeydâdır, hemîşe halka rüsvâdır Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı..
Sayfa 38 - Fuzuli:
Şiir
Aşktır âşıkları şeyda kılan Aşktır âşıkları rüsvâ kılan Aşktır her köşede kavga kılan Yanayım ey şem'-i rûşen yanayım
Sayfa 74·Kitabı okudu
Prizrenliden muazzam beyit
Âfitâbum gün gibi rûşen delîlün var iken Hüsn içinde kim ider sen mâh-i tâbân ile bahs [Ey benim güneşim! Senin güneş gibi apaçık, parlak delillerin ortadayken; güzellik hususunda kim senin gibi parlak bir ayla yarışmaya, boy ölçüşmeye cesaret edebilir?] Prizrenli Şem'i, klasik edebiyatın bana göre en güçlü şairlerinden. Döneminde Fuzuli, Baki, Hayali gibi ustalar yetişirken kendisi onlardan daha geri planda kalmıştır lakin bu durum sanatındaki güce gölge düşürmemiştir. Sevgili onun nazarında, hem bir güneş hem de ay kadar parlak ve aşikâr bir güzelliğe sahiptir. Sevgilinin güzelliği o kadar açıktır ki ispata bile gerek yoktur, onun yüzü zaten kendi kendinin delilidir. Dünyada güzel sayılan hiçbir şey, sevgilinin zarafetiyle boy ölçüşemez, yarışa dahi giremez. Zira netice ezelden bellidir.
Sayfa 142
Reklam
Reklam