Zamanı kullanmayı
Sükûneti korumayı,
İçtenliğe inanmayı öğren.
"Etrafında sevmediklerinle ilgilenme. Sana ilham verenlere yönel. Ruhun ve bedenin için nereden, ne aldın? Ona bak. Bazı olaylar ve hâller, hiç işleyeceği olmayan sanatsal yaratıcılıkları bile devreye sokar. Sanatçı, bir olayda aniden yeniden doğar. Her an her şey olabilir. Ki Türkiye; her an her şey olabilir babında zengin bir ülkedir. Sen almana bak, almamana değil. Kendinle savaşma, dialektik düşün. Yazarsan, yazdığın anın okuru ol. Müzisyensen, o an çaldığının dinleyicisi ol. Kendine dışarıdan bak ki; kendi savaşını, en kısa bu yolla bitirirsin."
“Bir türkü duyulur... Gecede başka türlü, gündüzde başka türlüdür. Çocuk söylerse başka tatta, kadın söylerse... Genç söylerse başka türlü olur, yaşlı söylerse... Dağda söylenirse başka, ovada, ormanda, denizde başka türlüdür. Hep ayrı ayrı tattadır. Sabahleyin başka öğle, ikindin, akşamlayın başkadır.”
... Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya, -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk. O zaman bütün tereddütler, hicaplar bir tarafa bırakılıyor, ruhlar birbirleriyle kucaklaşmak için, her şeyi çiğneyerek, birbirine koşuyordu.