İnanılmaz derecede sürükleyici ve bir o kadar da etkileyici bir kitaptı,benim için... Zaten 2. Dünya Şavaşı öncesi, sırası ve sonrası özel ilgi alanım. Bu döneme ait kitap ve filmleri her daim yakından takip eder, çok da severek okur, izlerim. Film demişken bu kitap da yapımcıların ve yönetmenlerin dikkatinden kaçmamış tabii, sinemaya aktarılmış. Filmini de izledim, kitap bittikten sonra. gayet başarılı buldum filmi de, özellikle Geoffrey Rush' ın oyunculuğu mükemmeldi. Tekrar kitaba dönecek olursak merak uyandırma açısından ve duygusal anlamda da çok başarılı.
Kısaca anlatmak gerekirse; Evlatlık olarak verilen bir kız çocuğunun hayatını anlatıyor.
Kitabın en başında kızın kardeşi gözlerinin önünde ölüyor.
Dönem II. Dünya Savaşı, olaylar Almanya'da geçiyor
Ha bir de kitabın anlatıcısı azrail.
Yani ona göre okuyun, "Hay allah kahretsin böyle kitabı da yazanı da, bunu bana satanı da" falan diye küfretmeyin.
Markus Zusak
Benim bu seriden vazgeçmem imkansız. Bu seri gözümde ve kalbimde öyle bir yerde ki hangi kelimeleri kullanarak kendimi ifade edebilirim bilmiyorum.
The Dungeon Anarchist's Cookbook, serinin
Merhabalar
Küçük kasaba kovboy romance denince aklıma ilk gelen yazarlardan biri… Kalemini, karakterleri, dostluk ve aile bağlarını işleyişini gerçekten çok seviyorum. O yüzden bizde çıkan son
Peri Varisi, okuru sessiz ve sıradan bir hayatın içinden alıp, acımasız kurallarla çevrili bir krallığın tam ortasına bırakıyor. Elowyn’in Gece Kalesi’ndeki sade yaşamı, Embermere tahtı için
Embermere Soyluları Serisi ikinci kitabı da bitti Oldukça da heyecanlı bir yerde ve beklemediğim şekilde bitti Seri şimdilik beş kitaptan oluştuğu için yavaş gelişen bir hikayeye sahip. İlk kitapta
Serinin ikinci kitabı resmen olaylarla doluydu… Ve ben acilen üçüncü kitabı istiyorum neler olacağını merak ediyorum öyle bir noktada bitti ki Seriyi henüz okumadıysanız lütfen okumaya başlayın ve