Rıdvan Yaşar

Rıdvan Yaşar
@ryasar_13
Yalan, bir maske olur; maske, kişiliğe dönüşür. Çok uzak olmayan bir gelecekte, insanın en derin varlığını tanımlamak için geriye kalan tek terim, en yüzeysel görünümünü yansıtan maske, yani Persona olacaktır.
Reklam
1. Korintliler 13
İnsanların ve meleklerin diliyle konuşsam, ama sevgim olmasa, ses çıkaran bakırdan ya da çınlayan zilden farkım kalmaz. Peygamberlikte bulunabilsem, bütün sırları bilsem, her bilgiye sahip olsam, dağları yerinden oynatacak kadar büyük imanım olsa, ama sevgim olmasa, bir hiçim. Varımı yoğumu sadaka olarak dağıtsam, bedenimi yakılmak üzere teslim etsem, ama sevgim olmasa, bunun bana hiçbir yararı olmaz. Sevgi sabırlıdır, sevgi şefkatlidir. Sevgi kıskanmaz, övünmez, böbürlenmez. Sevgi kaba davranmaz, kendi çıkarını aramaz, kolay kolay öfkelenmez, kötülüğün hesabını tutmaz. Sevgi haksızlığa sevinmez, gerçek olanla sevinir. Sevgi her şeye katlanır, her şeye inanır, her şeyi umut eder, her şeye dayanır. Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır. Çünkü bilgimiz de peygamberliğimiz de sınırlıdır. Ne var ki, yetkin olan geldiğinde sınırlı olan ortadan kalkacaktır. Çocukken çocuk gibi konuşur, çocuk gibi anlar, çocuk gibi düşünürdüm. Yetişkin biri olunca çocukça davranışları bıraktım. Şimdi her şeyi aynadaki silik görüntü gibi görüyoruz, ama o zaman yüz yüze görüşeceğiz. Şimdi bilgim sınırlıdır, ama o zaman bilindiğim gibi tam bileceğim. İşte kalıcı olan üç şey vardır: İman, umut, sevgi. Bunların en üstünü de sevgidir.
"Nerdesin? Sana başkaldırmışım işte; Karanlık içindeyim, ışığın nerede? Cenneti ibadetle kazanacaksam Senin ne cömertliğin kalır bu işte?" "Ben kendiliğimden var değilim bu varlığımla; Kendim çıkmış değilim elbet bu karanlık yola; Bir başka varlıktan gelmiş bendeki varlık: Ben dediğin kim ola, nerde, ne zaman var ola?"
Bu cümleyi ben de düşünmüştüm; başlangıçta benden bir parça gibiydi. Oysa şimdi, kâğıdın üzerinde yer almıştı, bana karşı duruyordu. Artık tanıyamıyordum onu. Onu yeniden düşünmek bile elimden gelmiyordu. Orada karşımdaydı; kaynağını gösteren bir belirtiyi aramam boşunaydı. Bir başkası yazmış olabilirdi onu. Ama ben — evet, ben — onu yazmış olduğumdan emin değildim. Harfler artık parlamıyordu, kurumuştu. Bu da kaybolmuştu. Geçici parlayışından bir şey kalmamıştı geriye.
"Tanrı olmayınca her şey hiçtir, fakat Tanrı en yüce hiçtir." "Ve şimdi şımarıklığımız yüzünden insanoğlunun kendisine icat ettiği en büyük işkenceye mahkum oluruz: YALNIZLIĞA." "Her şey olabiliriz, yalnızca kendimiz olamayız." "En büyük yanlışımız, var oluşu bir ödül sanmamızdır.”
Reklam