Çok ağladı. Terk edilmiş kadınlar gibi ağladı. Gururu kırılmış kadınlar kadar çok. Aslında çirkinmiş de çirkinliğini o an fark etmiş kadınlar gibi. Çok sevildiğini sanıp hiç sevilmemiş olduğunu, kandırıldığını düşünen kadınlar kadar. Bu dünyada kendisini gerçekten sevdiğine inandığı tek erkeği aslında hiçbir zaman kendisine ait olmadığını fark eden kadınlar gibi ağladı. İçindeki zehri zehri ancak ağlayarak çıkarabilirmiş gibi ağladı.
Seni yalnızlığımdan tanıdım
Kirpikleri kırık çocuk
Çiğneyip durduğun dudaklarından.
Gözlerin küllenmiş yangın yeriydi
Bir eylül göğünün bulut kümeleri
Donuk bakışlarında
Hüznün nasıl da benziyordu
Benim ilk gençliğime.