Dikkat dikkat: Bu roman "yaşamak" konulu olsa da öyle bir romandır ki; sizi yaşamaktan utandırır. Nevrotik kişilikleri intihara sürükleyebilir ve manik~depresifleri depresyona sokar. :-) Eğer okursanız, "bir ayfonum bile yok" cümlesinden yola çıkar ve gerçek yokluğu hatta bir ötesindeki kavram olan "açlığı" daha iyi anlarsınız. Bana böyle bir etkisi oldu. iyi okumalar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çok büyük ustalıkla yazılmış bir roman.Benim için, Türkiye' nin
Ursula K. Le Guin i olan, hanımın harika eseri. Tarz olarak Tom Robbins ' i hatırlatıyor. Çok keyifli bir okuma ama temiz kafa ve hatta not almak ihtiyacı hissettiriyor. Ben not almaya başladıktan 300 sayfa sonra notların bir işe yaramayacağını anladım. :-) "Bir kaç sayfa okur, uyurum..." diyen her 100 kişiden 99'u asla bitiremez diyorum. :-)
Öncelikle kitapta hiç bölüm yok. Sahfa denecek bölümlerin yokluğunu geçtim, zaman dilimi açısından da bir bölüm yok. Hatta herhangi bir olayın, sona erdiğini belirten, çift boşlukla oluşmuş satırbaşı bile yok. Hatta sadece; satırbaşları var ve tek boşluklu paragraflar da yok. "Meraklısına model", sevilmeden okunamayacak bir metin ama gerçekten "usta işi" ve bir o kadar da eğlenceli. Okursanız, bittiğine üzlüceğiniz bir eser ve umarım, başka dillere de çevril-ir (-miştir). Ayfer Tunç Hanım' a teşekkürler.
Tanıdığıma çok memnun olduğum, az sayıda yazardan biri ayfer #y:1645. Temiz kafa ile okumazsam, kaybolacapım, kendimi olduğumdan aptal hissedeceğim için korku duyduğumu biliyor, kaybolmadan beni ana yola çıkartıyor. Daha okuyacağım eserleri olduğum için memnunum... Cinsiyetçi davranırsak; (ve de ırkçı [veya da milliyetçi]) Türkiye' nin Ursila Le Guin' i diyelim Ayfer Hanım'a. Sünger gibi okuyabilen ve bunu işleyen tüm beyinlerin sahipleri ve varlıkları harika hissettiriyor. Uygun bir emoji var mı?
Bunu mutlaka okuyun: Yeşil Peri Gecesi
Kapak KızıAyfer Tunç Bence harika ve okunmalı. İlk versiyonunu 1992 yılında, henüz 28 yaşında yazmış, Ayfer Hanım. ;Benim okuduğum versiyonu, 2004 yılında yeniden yazılmış. Bir "Kahramana" neredeyse, hiç replik verilmeden ama ana konu olduğu, üç ana karakterin, repliği olmayan baş karaktere, mesafelerinin, bakışlarının ve kendilerini sorgulayışlarının anlatımı. En başta: "Çok fazla yan karakter var, hikayeyi kaybedecek miyim?" diye endişelendim ama yazar bu sorunu ustalıkla çözmüş. Çok keyifli bir okumaydı. Teşekkürler Ayfer Tunç
Çok fazla yalpalayan, zayıf bir hikaye. Tutarlılık sorunları var ama yine de 540 sayfa olarak; boşa geçmiş zaman değil. Daha ziyade, tatillerde okumanız tavsiyesiyle. :-)