Kur'ân-ı Kerim'de Mekkeli müşriklerin Allah (cc) hakkındaki itikadları tafsilatlı bir şekilde anlatılmaktadır:
"De ki: 'Size gökten ve yerden rızık veren kimdir? Kulakların ve gözlerin sahibi kimdir? Kimdir ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkartan? İşleri çekip çeviren/yöneten kimdir?', 'Allah'tır' diyecekler. De ki: 'Öyleyse korkup sakınmaz mısınız?' (10/Yunus,31)
"De ki: 'Eğer biliyorsanız (söyleyin) yer ve içindekiler kime aittir?', 'Allah'a aittir. diyecekler... De ki: 'Öğüt almaz mısınız?' De ki: 'Yedi göğün ve büyük arşın Rabbi kimdir?', 'Allah' diyecekler... De ki: 'Korkup sakınmaz mısınız?' De ki: 'Her şeyin mülkünü/yönetimini elinde bulunduran kim? O her şeyi koruyup himaye ederken, kendisine karşı kimsenin himaye edilemeyeceği kimdir? Şayet biliyorsanız (söyleyinle büyüleniyor (şirkle aldanıp hakka karşı geliyorsunuz)?'(23/Mu'minûn,84-89)
"Onlara: 'Gökleri ve yeri kim yarattı, Güneş'i ve Ay'ı kim emrinize amade kıldı?' diye soracak olsan kesinlikle: Allah!' diyecekler. O hâlde, nasıl oluyor da (tevhidden şirke) çevriliyorlar?" (29/Ankebût,61)
"Onlara: 'Gökten su indirip ölümünden sonra yeryüzüne hayat veren kimdir?' diye soracak olsan kesinlikle: 'Allah!' diyecekler. De ki: 'Allah'a hamd olsun. Bilakis, onların çoğu akletmezler." (29/Ankebût,63)
Bu ayetlerden yola çıkarak Mekkeli müşriklerin Allah (cc) hakkındaki itikadlarını şöyle özetleyebiliriz:
Onlar; yaratan ve öldürenin, rızık verenin, kâinatın işlerini düzenleyenin, duyu organlarını elinde bulunduranın, yedi kat gök ve arşın sahibinin, her şeyin anahtarını elinde tutanın, koruyan fakat korunmaya ihtiyacı olmayanın, Güneş ve Ay'ı elinde tutanın, yağmuru yağdıran ve ekini çıkaranın Allah (cc) olduğunu biliyorlardı. Fakat buna rağmen İslam'a girmiş kabul edilmediler. Peygamberimiz (sav) onlarla savaştı