İzzet

İzzet
@sadeceizzet
Bilkent/Turizm
Ankara
35 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Anna Mihaylovna onu kucaklamış ağlıyordu. Kontes de ağlıyordu. Dost oldukları için ağlıyorlardı; iyi yürekli oldukları için ağlıyorlardı; iki gençlik arkadaşı böyle bayağı bir nesneyi, parayı düşündükleri için ağlıyorlardı; gençlikleri artık elden gittiği için ağlıyorlardı... Ama gözyaşları ikisine de çok yakışıyordu.
Sayfa 94
Reklam

İzzet

, bir kitap okudu
10/10
·160 syf.·
7 günde okudu
·
2020 8. kitabı
Reşat Nuri Güntekin
8/10 · 36,1bin okunma
Namus
- Niçin böyle söylüyorsun, Ali Rıza Bey? dedi. Seni işiten bir rütbe filan almışsın da seviniyorsun zanneder... Şirketten aldığın yüz on beş lira ile zaten kıt kanaat geçiniyorduk.. Bugün onu da elinden kaçırdığını söyledin.. Bu, bizim için açlık demektir.. Sevinip boynuna mi sarılmalıydım?.. Sen de biraz insaf et!.. Ali Rıza Bey, lâkırdı bulamayarak gülünç bir surette bir- kaç kere yutkundu: - Evet ama namus... dedi. Namusu kurtardık!... Namus sözü bu saf, temiz ev kadınında her vakit büyük bir tesir yapardı. Fakat açlığın kapılarına vurduğu bu saatte bu kelime onun üstündeki kuvvetini kaybetmiş gibi göründü. - Ali Rıza Bey insaf et... Bunca yıllık karınım. Bana ahlaksız bir kadın gözüyle bakarsan hem ayıp, hem günah olur.. Ben de senin kadar namuslu bir insanım... Fakat ben senin yerinde olsam çocukların hatırı için buna göz yumardım. Ali Rıza Bey bu sözler üzerine ateş kesildi: - Ne dedin bakayım, ne dedin?... Bir daha söyle... Böyle bir şeye göz mü yumardın? Yazık. Yazık sana!. diye bağırmaya başladı. Hayriye Hanım gözlerini tavana kaldırdı: - Yavaş. dedi. Çocuklar uyanmasın. Sonra aynı sakin hüzünle devam etti: - Evet Ali Rıza Bey! Sen ne dersen de... Onların hatırı için ben her şeye katlanırım. Çünkü ekmeksiz kalırsak onların namusu tehlikeye girer... Bu söz Ali Rıza Bey'in kafasına bir sopa gibi indi. Bir gün evvel şirkette bir başkasından işittiği sözü hatırlıyordu. "Parasız namus nihayet bir iki göbek dayanır." Hemen birbirinin aynı olan bu iki söz iki dünya kadar birbirinden ayrı iki insanın ağzından çıkmıştı. Hangi korkunç kuvvetti ki bu iki ayrı insanı birbirlerini tanımadan, aynı dilden konuşmaya sevkediyordu.
Sayfa 36 - Ali Rıza Bey, Hayriye Hanım·Kitabı okudu
Edebiyat
"Şekerim, gönül kimi severse güzel odur. Aşk ile büyülenen gönüller, kendi ruhlarının tanıdıklarından başkasıyla ateşlerini yatıştıramazlar."
Sayfa 138·Kitabı okudu