Saadet Özkan

Saadet Özkan
Sadece okuduğum kitapları paylaşıyorum Instagram @saadetozkan_
İstanbul ‘da Yaşamak
Puan vermedi
Neredeyse 20 yıldır İstanbul’dayım 20 yıldır da gezerim. Duyduğumun peşine düşerim, hiç üşenmem.Sıcak soğuk ,uzak yakın dinlemem,düşerim yola… Gezerken de en büyük rehberimiz yine okumak tabi. İstanbul’la ilgili kitapları okumayı çok seviyorum… iyi bir seçkim olduğu söylenebilir . İstanbul’da yaşama sanatı oldukça kapsamlı , özenli, bazen zorlayan bazen keyifle gülümseten bir çalışma. Çok şey öğrendim çok da şaşırdım. . Boğaz ve her biri inci tanesi gibi olan yalılar , Bizans’tan kalma kiliseler, surlar, Osmanlı’nın canım camileri ,çeşmeleri , ince zevkleri ile padişahları ,paşaları… . İlkbaharda mimozayı ve erguvanı, Sonbaharda sakayı, palamutu ,lüferi Yazın mehtap keyfini bekleyen; Ramazan’ın her gününü ve bayramları birer şölene çeviren insanları… . Kendi kültürünü imparatorluk geleneği ile buluşturan Ermenisi, Makedonu, Arnavut’u; yüzlerce yıllık şekercileri , anıt ağaçları… . Tekkeleri ,dergahları ; kendine özgü müziği müzisyenleri… . Ne yazsak nasıl anlatsak az gelecek bir İstanbul rehberi adeta… dip notları ayrı bir bilgi kaynağı. . İstanbul’u sadece gezmek değil yaşamak isteyenlere, bir rehbere ihtiyaç duyanlara sevgiyle önerilir… . Üstelik yazarı bir tarih mezunu ve başta Topkapı Sarayı Müze Müdürlüğü , Ayasofya Müzesi Müdürlüğü olmak üzere bir çok önemli görevde bulunmuş biri. . #istanbuldayasamasanatı #halukdursun
Hayat ve İnsan
İstanbul'da Yaşama SanatıHaluk Dursun · Kapı Yayınları · 2019471 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İstanbul ‘un Ermenileri
Puan vermedi
İlahi Hagop Efendi sen nerelerdeydin bunca zaman? Bu ne muhabbetli bir kalem ne güçlü bir hicivdir. . Canım Kuzguncuk’tan İstanbul mahallelerini tanıtıyor zannedip aldım . Ermenilerin yaşadığı 34 mahalledeki yaşantıyı kemiği olmayan diliyle eleştiren bir yazarla tanıştım. Yaşadığı dönem zaten sansüre maruz kalmış. . Günümüzde böyle bir kitap yazılabileceğini hiç zannetmiyorum . Ermeni toplumunun eğitim problemleri, kilisenin toplum üzerindeki özellikle maddi baskıları, zengin fakir ayrımı, birbirine duyarsız cemaat, gösterişçilik başlıca eleştirdiği konular. . Büyükdere‘nin kadınlarıyla yarışan Yeniköylüler , bira almak için gidilen Feriköy, suyu bile olmayan Makriköy, parayı çok seven Samatya, Zangoçun sopasını görünce kiliseye giden halkıyla Kartal , dünyadan elini eteğini çeken dindar Eyüp, çeşmeleri hiç akmayan Kuruçeşme, kiliseye gitmek için meyhaneye yönelen eğlence sever Kuzguncuk , havası sert İcadiye , komşulukdan bî haber Beşiktaş, cimri Kayserili esnafıyla meşhur Kadıköy , kumarcı Pera, yoksul Narlıkapı… . Her mahallede ortalama ne kadar Ermeni hane olduğu da veriliyor . Tabi yine taşlamayla . Dikkatimi çeken bir unsur Ermeniler dışında hiçbir topluluktan iyi ya da kötü söz edilmemesi … Osmanlı yönetimi de zikredilmiyor . Yavaş yavaş baş göstermiş olması gereken Ermeni problemine de hiç değinilmiyor… . Ama müthiş bir gözlemcilik var . 1800’lü yıllardaki Ermeni toplumu , yaşadıkları yerler ve günlük yaşamlarıyla ilgili bilgi edinmek isteyenler için çok güzel bir kaynak İstanbul tarihi okumayı sevenler ya da üzerinde çalışanlar da faydalanabilir . Yalnız kitabı okumasanız bile Hagop Baronyan ‘ı tanımanızı isterim
İnsana ve Hayata Dair
İstanbul Mahallelerinde Bir GezintiHagop Baronyan · Can Yayınları · 2014179 okunma
Adana /1983
Puan vermedi
Su gibi aktı, iki günde bitti kafamda deli sorular, küçük aydınlanmalar, bazı şaşkınlıklar bırakarak… En az Hep Sondan Başlar kadar keyif aldım. . Şehrin başlı başına bir karakter olduğu romanları ve çocuk anlatıcıları çok severim Yakın siyasi tarihe ve konuşulmamış mevzulara değinenleri daha çok severim. İncirlik Yazı’nda olduğu gibi. . Adana’ya bakışım da değişti sıcağı, haberlere konu oluş şekli ile önyargılı olsam da en kısa zamanda gitmek istiyorum. Ne de olsa “ Kemaller”in şehriOrtaokuldan beri aşkla okuduğum… . Roman, 1983 Haziran’ında , şehrin tam ortasında olan ama yokmuş gibi davranılan! İncirlik Üssü’nde çalışan bir baba ile İngilizce öğretmeni anne ve kızları Belgi ile Alin’in yaşadığı olaylar sayesinde dönemin Adana’sına ışık tutuyor. . Darbenin etkileri hâlâ sürerken Amerikalı askerler sayesinde yepyeni bir kültürle, ürünlerle tanışan halk serbest piyasa ekonomisine çoktan hazırdır. Hukuki bir yaptırım uygulanmayan askerlerin kimi beklentilerini karşılamak da yoksul kesime düşecektir. . Özellikle ikinci yarıdan itibaren yükselen temposu, karakterlerin gerçekliği ,bir şehir romanı etiketini hak eden Adana’sı ,siyasi ortama dair ince göndermeleri ve sade,akıcı üslubu ile severek okuduğum bu romanı gönülden tavsiye ediyorum Sıcaklar çok bastırmadan okuyun derim . Yerimden kalkmadan okuduğum satırlar için sayın Taçlı Yazıcıoğlu’na çok teşekkür eder , daha uzun yazmadığı için teessüflerimi sunarım . #incirlikyazı #taclıyazıcıoğlu #adana #dönemromanı #incirliküssü . .
Edebiyat
İncirlik YazıTaçlı Yazıcıoğlu · Doğan Kitap · 2024170 okunma
Seyahat
Puan vermedi
Doğrusu pek okuduğum , sevdiğim bir yazar değil Buket Uzuner. kumral Ada Mavi Tuna’yı bile otuzumdan sonra okudum . Ama tam seyahat kitapları okumak istediğim bir zamanda çıktı karşıma . Çok severim yol hikayelerini, yollarda da hikayeler bulur beni. İyi kötü diye ayırmam hepsine sahip çıkarım sevgiyle . Kimi uçakta kimi trende ve otobüste biri limuzin de geçen öyküler yazarın seyahat notlarından oluşuyor . Yani hepsi gerçeğe dayanıyor. Kitabın ilham kaynağı Marquez’in On İki Gezici Öykü adlı kitabı. Uzuner’in bir röportajında okuduğuma göre kitaptaki yedi öykü 200 300 seyahatten seçilmiş. Kahramanların sırları, muziplikleri, sürprizleri çok keyifliydi. Yazar bence bu kitapta oyuncu yanını da ortaya koymuş. Ben en çok Juan Goytisolo ve Madrid Limuzini öyküsünü sevdim. Hatta hiç okumadığım Goytisolo ‘nun kitapta adı geçen ve baskısı olmayan kitabını Nadir Kitap’ta bulup aldım her bölümün sonunda da bir yemek tarifi var. Bir kültüre uyumlanmanın en kolay yolu değil midir mutfak . Gezmek ve gezen insanlar insanlarla birlikte olmak her şeyden önce tevazu kazandırıyor insana. Ön yargılardan arındırıyor. Anlama kabiliyetini geliştiriyor. . Ben sadece seyahatin kendisini değil planlama ve hayal kurma aşamasında çok seviyorum . Uzun vadeli bir plan yapıp canım sıkkınken o bilete tutunmayı seviyorum. Mesela bu zorluk kışı ağustos hayaliyle atlattım . Dili çok akıcı ve keyifli , öyküler sürükleyici. Yol hikayelerini sevenlere sevgiyle tavsiye ederim . “ özgürlüğün sınıfı olmaz.”
YoldaBuket Uzuner · Turkuvaz Kitap · 2009706 okunma
Puan vermedi
Sevdimmm Teker teker tanıdığım birçok sanatçının aynı aileden olması şaşırtıcı ve keyifliydi benim için. Diziyi ve @cerencsungur ‘un uzuun yayınını izleyip @hikayeseveranne ‘nin paylaşımlarını takip ettiğim için (birkaç da podcast dinledim) kitaba/konuya hakimdim. Kitabın rahat ve akıcı dili sayesinde de keyifli okudum…Kendimi aileden biri gibi hissediyorum artık. . Kalabalık ,her biri nev’i şahsına münhasır ,sanatçılarla dolu bu aile aşkları ,çevreleri ,ilişkileri ile tanınmayı hak ediyor bence. . Benim için başlangıç noktası Halikarnas Balıkçısı’ydı. Ortaokulda Türkçe öğretmenimiz sayesinde tanıdığım Balıkçı ‘yı hep çok sevdim Hatta üniversite yıllarımda bir dergi için yazdığım ilk yazı da onunla ilgiliydi. . Kitapta en sevdiğim , defalarca okuduğum bölüm de Cevat‘ın avlu kapısından denizi görüp aşka geldiği sayfaydı. . Ailenin renkli kişilerinin yanı sıra onlarla birlikte İstanbul, Büyükada, Londra, Paris, Berlin, Bağdat, Amman ,ABD ‘de gezmek dönemin siyasi olaylarını ve figürleri görmek de güzeldi. Bu yönüyle farklı okumalara da yönlendiriyor okuru. . Aile fertleri ile ilgili YouTube’da çok güzel belgeseller var . Anı okumayı sevenlere sevgiyle tavsiye ederim . #şakirpaşaailesi #şirindevrim
İnsana ve Hayata Dair
Şakir Paşa AilesiŞirin Devrim · Doğan Kitap · 19981,616 okunma