Safiye Önal

Safiye Önal
@safiyeonal
Yaşayan Klasiğimiz Mustafa Kutlu kitabının yazarı.
Yazar/Öğretmen/Editör/Eğitimci
Yüksek lisans
İstanbul
Aksaray
23 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı
10/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
MAVİ KUŞ/MUSTAFA KUTLU “Ama insan sadece kaştan, gözden, gövdeden mi ibaret? Ayna dediğin, taşı toprağı, evi sokağı da gösteriyor. Mühim olan bu vücudun içini görebilmek. Kalbin aynasında ne var, ona ulaşabilmek. ” Mavi Kuş hikâye kitabı ilk baskısını 2002 yılında yapmıştır. “Erzurum’da o zaman, nüfus fazla değildi. Şehrin havası kirlenmemişti, temizdi. Çeşmeler çok meşhurdur, çok müthiş suları vardır, çeşmelerden akan. Sonradan o sular kirlendi, bilmem ne oldu. Şehirde henüz faytonlar çalışıyordu, taksi falan çok azdı. Üniversiteye gelip giden, belediyenin otobüsü de yoktu. Bir tane eski bir otobüs vardı, talebeleri o taşıyordu. Şoförü delikanlı bir adamdı, onun otobüsü yani, üzerinde de mavi kuş yazıyordu. Mavi Kuş Hikâyesi oradan gelmedir, benim “Mavi Kuş” hikâyesi. ” Mavi Kuş kurgu bakımından Mustafa Kutlu’nun diğer eserlerinden ayrılmaktadır. Sembolik bir isme sahip olan hikâyenin sonunda aslında anlatılanların gerçek değil de film setinden bir sahne olduğu anlaşılır. “Tam bu sırada yüksek bir ses “STOP” diye bağırır. Işıklar yanar. Meydandaki sahnenin bir film seti olduğu anlaşılır. ” Kitap, üç ana bölümden oluşur. Birinci bölümde; kasabanın tasviri yapılır ve kahramanlar tanıtılır. İkinci bölümde; Mavi Kuş’la yapılan yolculuk sırasında yaşananlar anlatılır, üçüncü bölümde ise bu yolculuğun bitişi anlatılır. Hikâye bir grup aydın takımı ile kasaba halkının kasabadan istasyona olan yolculuğunu, okuyucuya büyük bir keyif vererek ve okuyucuda merak uyandırarak anlatmaktadır. Mavi Kuş, mavi boyalı üzerinde beyaz kuş resmi olan hurda denilecek kadar eski bir otobüstür. Otobüsün sahibi ve şoförü ise Deli Kenan’dır. Kenan’ın bir de muavini vardır. Muavin Seyfi. Kasabalı her ne kadar Mavi Kuş’u beğenmese de başka imkân olmadığı için istasyona onunla gitmektedir. Bu
1000Kitap
Mavi KuşMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201114,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
HÜZÜN VE TESADÜF /MUSTAFA KUTLU
10/10
·90 syf.··
2025 3. kitabı
Hüzün ve Tesadüf(1999) “Bunca yoksulluk var iken, nasıl gider gönül darlığı. ” Hüzün Ve Tesadüf hikâye kitabı ilk baskısını 1999 yılında yapmıştır. “Bir şey yap güzel olsun. Huzura vesile olsun, rikkate yol açsın, şevk versin, hakikate işaret etsin. Bir şey yap, doğru olsun. İnsanları yalanın ve yanlışın bataklığına düşmekten korusun. Rüzgara ve akıntıya kapılmasın; kırılsın lakin eğilip bükülmesin. Bir şey yap iyi olsun. Hizmetten, hürmetten, merhametten müteşekkil olsun. Kalpleri yumuşatsın; garibin, yolcunun, zayıfın derdine derman olsun. Bir şey yap, adil olsun, haktan hukuktan ayrılmasın. Zalime haddini bildirsin, mazlumun payını versin. Bir şey yap barış olsun. İnsanlar kin ve nefretten uzaklaşsın. Bombalar patlamasın, çocuklar ölmesin. ” Hepimizin çok sevdiği yukarıdaki cümlelerin yer aldığı kitaptırHüzün ve Tesadüf. Daha önce Dergah Dergisinde yayımlanan 17 hikâyenin bir araya getirilmesiyle oluşturulan kitap “Mahzun Mücahit” ve“Hüzün ve Tesadüf” olmak üzereiki ana bölümden oluşmaktadır. Mahzun Mücahit bölümünde: Seyfettin’i Severdik, Mahzun Mücahit, Bir Şey Yap, Su Sesi, Uysallığın Lüzumu Yok İsyanın Sırası Değil, Masal ve Rüya, Tâciser‟in Şiiri, Hikâye, Bahar Dalı, Yürüyen Hüküm, Aheste Beste olmak üzere 11 hikâye, Hüzün ve Tesadüf bölümündeise;Kambur Hâfız ve Minare, Hüzün ve Tesadüf, Karakoncolos, Dürbünlü Çiçek, Mevzu Derin, Uç Selahattin Uç isimli 6 hikâye yer almaktadır. Kitaba adını veren Hüzün ve Tesadüf hikâyesi de ikinci bölümdedir. Hüzün ve Teasadüf’üKutlu’nun diğer kitaplarından ayıran en önemli özellik, eseri oluşturan hikâyelerin genel olarak bir bütünlük oluşturmamasıdır. Kutlu hikâyelerinde gördüğümüz genel çerçeve hikâye tekniğiyoktur bu metinlerde. Hemen her hikâye ayrı konuyu yansıtır. Hüzün ve Tesadüf Mustafa Kutlu’nun eserleri arasında
1000Kitap
Hüzün ve TesadüfMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20074,869 okunma
Sır
10/10
·92 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Sır (1990) "Aramakla bulunmaz. Ama bulanlar ancak arayanlardır. " Sır hikâye kitabı ilk baskısını 1990 yılında yapmıştır. Sekiz hikâyeden oluşan kitap bitişte bir şekilde ilk hikâyeye ulaşır. Kitapta birbirine bağlı şu sekiz hikâyeden oluşmaktadır: “Sır”, “Tarihin Çöp Sepeti”, “Politik-Vizyon”, “Her Ne Var Âlemde”, “Aramakla Bulunmaz”, “Mürit”, “Satılık Huzur”, “Cüz Gülü”. Bu başlıklardan her biri ayrı bir hikâyeyi anlatmış olsa da Sır’dan Cüz Gülü’ne kadar ortak bir kahraman olan “Efendi” anlatılmaktadır. Eserlerinde yabancılaşmayı, değişimi sıkça konu edinen Mustafa Kutlu Sır’da da tekkedeki yabancılaşmayı, değişmeyi anlatmayı tercih etmiştir. Eserde şeyhliğin zamanla geçirdiği değişimler anlatılmıştır. Mustafa Kutlu, bu eserinde, günümüz dünyasında varlığını sürdüren bir tarikatın, köyde başlayıpşehirde devam eden ve sonunda bir dağ başında nihayete erenhikâyesini anlatır. Eserin bütününe ustaca yerleştirilen ironiden dolayı Sır Mustafa Kutlu’nun bu alandaki en başarılı yapıtlarından sayılmaktadır. İlk hikâye olan Sır’da Efendi sıradan bir köylüye emaneti tevdi etmesi sonucu onun değişen hayatı konu edilir. Köylü Efendi’nin verdiği sorumluluğa layık görmese de itirazsız bu işi kabul etmek zorunda kalır. Önce köyde kendisine gelenlere himmet buyurur. Daha sonra eleştirilere maruz kalır veşehre taşınır. Orda da çeşitli mesleklerden insanlara yardımcı olur. Fakat burada yaşadıkları, gördükleri onu hiç tatmin etmez, mutsuzdur. En sonunda bir gün aynada kendine bakarken kalbinin içini de görür. Cübbesini çıkarır, sarığını yere koyar tekkeden çıkar. Ardından da “efendi sır oldu” söylentisi yayılır. Tarihin Çöp Sepeti isimli hikâyede bir yazar ve onun lise arkadaşı Hırt Oktay arasında geçen konuşmada Efendiye gidip gelmeleri anlatılır.. Politik-Vizyon’da Avukat Halim
Edebiyat
SırMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 202110,2bin okunma
Bu Böyledir
10/10
·90 syf.··
2025 4. kitabı
Bu Böyledir (1983) “Kur'ân-ı Kerîm'i okudukça o senin gören gözün, duyan kulağın olur, unutma. ” Bu Böyledir hikâye kitabı ilk baskısını 1987 yılında yapmıştır. Kitap şu hikâyelerden oluşmaktadır “Bu Böyledir”, “Bahtımın Yıldızı”, “Süleyman‟ın Seçimi”, “Red Cephesi”, “Manifatura”, “Kahkaha Çiçeği”, “Su Sesi”, “Son”. Kitabın kapağında “Hiç” ifadesi yer almaktadır. “Metnin içine henüz adım atmadan, bizce kitabın kapağına konulanve hüsn-i hattın Divani türü ile yazılmış müselses “Hiç”ibaresi de Kutlu’nun metnini daha kapaktan itibaren tamamlayan ve tasavvuf kültürünün önemli metinlerine işaret eden bir gönderge niteliğindedir. Tasavvufa göre bu dünya bir “hiç”tir, asıl olan “öte dünya”dır. Bu yüzden eskiler, geleneksel kültürümüzün tasavvuf anlayışının adeta bir özet metni olan bu “Hiç”ibaresini, hüsn-i hat tablosu olarak yazdırıp evlerinin baş köşesine asmışlardır. Kutlu’nun hikâye atmosferini oluşturan modern dünya/lunapark da bu açıdan bakıldığında aslında bir “hiç”tir. ” Okur okumaz kitabın daha adı bile bize hemen bir çağrışım yaptırmaktadır. Ne kadar bildik, tanıdık bir ifade diye düşündükten sonra nerde rastladığımızı birazcık düşününce bize Kur’an-ı Kerim’i ve orada ayetlerde çeşitli şekillerde geçen bu tanıdık cümleyi işaret etmektedir. Onlar: «Bu böyledir. Rabbin söylemiştir. O, hikmet sahibidir, bilendir» dediler. “Bu böyledir. Çünkü Allah, hakkın kendisidir. O'ndan başka taptıkları ise batılın ta kendisidir ve Allah uludur, büyüktür. ” M. Fatih Andı “Bu Böyledir” ifadesini şöyle açıklar: “Bu Böyledir” ifadesi, güzergâhın başında daha ilk duraklama noktamız olarak kendisini göstermektedir. „Bu böyledir. ‟, bir hüküm, kat‟iyet ve kararlılık bildiren cümle olarak bizim karşımıza Kur‟ân-ı Kerim‟de sık çıkar. Meselâ Meryem Suresi‟nde hanımı ve kendisi iyice
Bu BöyledirMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20229,2bin okunma
10/10
·124 syf.··
2025 2. kitabı
Ya Tahammül Ya Sefer(1983) “Hoca ne demişti? ‘Sizler davanın yılmaz erlerisiniz, bu dava sizlerin omuzlarında yükselecek. ” “Ya Tahammül Ya Sefer kederle yoğrulmuş bir kitaptır. Saklı yanlarımızı deşer. Bir muhasebedir. Her hesaplaşma gibi acıtır ruhumuzu. ” Ya Tahammül Ya Sefer hikâye kitabı ilk baskısını 1983 yılında yapmıştır. Kitap şu hikâyelerden oluşmaktadır: “Fotoğrafta Biri Var, Hilâli Gördün Mü? , Görülen Geçmiş Zamanın Aşırı Uçları, Limandaki Yoğun Sis, Kuşlar da Kaderle Uçar, Ya Tahammül ya Sefer, Dön Geri Bak, Sarışın Sorular, Elhân-ı Siyaset, Kara Kumudur Kalan, Gün Işığı Nereye, Oyun Bozan, Irmaktan Öteye”. Kitapta bulunduğu ortamı yadırgayıp hizmet aşkıyla yola çıkan üniversiteli genç, İlhan’ın hikâyesi anlatılmaktadır. İlhan’ın babası Akseki Âsım ve onun arkadaşı Erzurumlu Yunus gençliklerinde hizmet aşkı ve dava şuuruyla medreseye gider gelirler, dava arkadaşları, Kerim, Arapkirli Osman ve Murat da medresenin daimi üyelerindendir. Çoğu gençlerden oluşan medresenin üyeleri okulu bitirince durum değişir, medreseye gidip gelmeyi bırakırlar. “Mektebi bitiren gidiyordu. Davayı kucaklayıp gidiyordu, öyle sanıyordum, başka türlü olamazdı. İmtihanları sıklaşanların ayakları kesiliyordu. Sonra hocalar. Her sonbahar, onlardan bir ikisini Edirnekapı’ya, Sahra –yı cedid’e, Karacaahmed’e uğurlayıp geliyorduk. Kendileri gidiyordu, kitapları raflarda, sesleri dershanelerin, konferans salonlarının köşelerinde tozlanıyordu. O sandalyelerin yetişemediği, konuşmaların ayakta alkışlandığı, geç vakitte kızarmış gözler, terli kırışık alınlar, sıkılmış yumruklarla yeminlerin verilip alındığı salon neden gittikçe tenhalaşıyordu? Hiç soramadım. Bir türlü sormaya cesaret edemedim. Üzgündü Murat ağabey. (…) Eski arkadaşlarından çoğu hoca olmuşlardı. Bazen bayramlarda gelir
Ya Tahammül Ya SeferMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201315,6bin okunma