"Demokrasi bir teamül rejimidir... 3. Dünya ülkelerinde demokrasi olmuyor, olmaz da... Çünkü demokrasiyi doğuran şartlar vardır. Meselâ dünyanın hiçbir yerinde Batı'daki kadar fert hürriyeti karşısında bu kadar tedirginlik yoktur. Çünkü dünyanın hiçbir yerinde de insanlar Batı'daki kadar çile çekmemiştir... (...) Ama hiçbir rejim de kendisini yıkıcı hiçbir şeye müsaade etmez... Ölçü budur..."Bu cümleler, Ak-Doğuş adlı bir İslâmî grubun "Kumandanı" Salih Mirzabeyoğlu'na ait. Kanunî bir yayın organına da sahip olan Ak-Doğuş'cular, şeriat düzenini getirmek için silahlı mücadele gerektiği fikrini savunuyorlar. Ve komutanları Mirzabeyoğlu da, Nokta'nın "Seçim yoluyla demokratik kanallardan geçerek iktidara gelmek mümkün değil mi?" sorusuna yukarıdaki cevabı veriyor...Hafta içinde yapılan bir dizi operasyon sonucu silâhlı sağ terör ve şeriat örgütleri, kamuoyunun odak noktası hâline gelmişti. Bu hafta Nokta'nın kapak sayfalarında yer alan Ak-Doğuş grubu da, şeriat düzenini getirmek için silahlı mücadelenin şart olduğunu vurguluyorlar ama şimdilik hiçbir silahlı eyleme karışmadıklarını söylüyorlar. Mirzabeyoğlu ve grubun liderlerinin görüşlerine sayfalarımızda yer verirken "gizli bir terör örgütünü ortaya çıkarmak veya afişe etmek" mantığıyla hareket etmedik. Amacımız, İslâmî devleti silâhlı mücadele yoluyla kurmaktan başka bir çare görmeyen bir grubun düşünce tarzını, bakış açısını ve bunların nasıl insanlar olduğunu kamuoyuna aktarmaktı.
__Silâha ve teröre her zaman karşı çıkan, tam demokrasiyi savunan ve bu kelimenin kapsadığı her düşüncenin açıkça sergilenmesi gerektiğine, hatta ister sağ, ister sol amaçlı olsun, silahlı mücadele felsefesindekilerin bile ifâde özgürlüğüne inanan biz NOKTA çalışanları için Ak-Doğuş grubunun düşüncelerini kamuoyuna
İslâmı, sırf doğulu ve sırf batılı veya ikisinin uyuşması saymak yanlıştır. İslâm ortadadır, ortalama değildir. Doğunun ve Batının yanında Orta, Sağ ve Sol diye adlandırılan Kapitalist ve Komünist dünyalar yanında Orta; Hristiyanlıkla Yahudilik ifratlarının ortasında Orta; Tanrıtanımazlıkla çok tanrıya tapıcılık arasında bir Allah'a inanıcılık olarak Orta. Ne ifrat, ne tefrit, Orta. Başın ve yüreğin, bir vücudun simetrik yapısında, eksen etrafına düşmesi gibi orta.
O zaman 12 Eylül'den sonra çıktı ortaya. Ölenlerden çıkan silahlara bakıyorlar. Solcudan çıkan mermi ile ülkücü çocuktan çıkan mermi; aynı silahtan atılmış. Nasıl şey bu?
Kayseri yüksek İslam Ensitüsü’ nde Arapça hocamız olan hulusi kılıç bey her zaman şunu söylerdi; “Ana dil iyi bilmeden, yabancı dil iyi öğrenilemez.”
Öyle ya, mesela Arapça’ da “fail öznedir” diyeceksin. peki ama öğrenci “özne” nedir bilmiyorsa ne yapacaksın? Meşhur benzetme ile başlayacaksın sağ elinle sol kulağını göstermeye. dolanıp duracaksın bildiğinin etrafında boşu boşuna ve zaman öldüreceksin.