Tarihi kemerden geçtik. Sümbül Hamamı. Plastik bir saksıda çorak bir kaktüs duruyor. Kafamda Sagopa Kajmer çalıyor, patır patır.
Anne! Kim seviyor bu çiçeği senden başka? Dokunamadığın bir şeyi sevmek. Tozunu alamıyorsun, yaprağını sevemiyorsun, koklayamıyorsun ama sevmek... İşte tam sana yakışan bir sevgi biçimi.
“Bu karanlıktan kurtulsa,kalabalığın çılgınca dalgalandığı İstiklal Caddesi’ne ulaşsa…Belki renkler,ışıklar,sesler çekip çıkaracak onu düştüğü bu mutsuzluk kuyusundan…Belki bitecek bu ruhunu ele geçiren bu boşluk….”