" Yaprak, unutma hayat andan ibarettir. O anın önü ve arkası, öncesi ve sonrası yoktur. O an yaşadığın duyguyu hayatın boyunca unutmazsın."
Bu aralar fark ettim de en çok kullandığım kelime"an". Anda kalmak, anı anlatmak, anı yaşamak, kısa anlar, gibi gibi. Bu kadar an'lar içerisinde mutluluk biriktirmeye çalışırken bu kitap ile yolumun kesişmesi tevafuk bana göre
Misafir isimli kitabını okurken kalemi ile tanıştım yazar #hilalkılıçaslan ın kalemi. Naif kalemini, sade anlatımını, okuyucuyu ilk andan yakalamasını çok sevmiştim. Yeni kitabı #sahianneydi ile yeniden eski bir dost ile kavuşmuş gibi hissettim. Şöyle bir içini inceleyeyim diye açtığım kitabı uykudan feragat ederek ,bırakmadan okudum. Gerek kurgu, gerek vermek istediği mesajlar gerekse duygu aktarımı olarak harika bir kitap
Yaprak babasını kaybetmiş annesi ile birlikte yaşıyordur. Üniversiteyi yeni bitirmiş iş görüşmelerine gitmektedir. Arkadaşı ile yine bir iş görüşmesinden dönerken annesinin kriz geçirip hastaneye kaldırıldığını öğrenir. Hastaneye gittiğinde maalesef annesi kalp krizini atlatamamıştır. Henüz yirmili yaşlarda bu hayatta yapayalnız kalmıştır...
Hayat durmuştur Yaprak için , her gün mezarlığa gider annesinin yanına. Yemeği içmeyi de bırakır. Taa ki bir gün karakoldan çağırılana kadar. Annesinin çantası bulunmuştur. Onun içinden çıkan ve annesinin yazdığı mektup ile Yaprak kendini toplamaya başlayacak ve annesinin onun için yaptıklarını öğrenecektir.
Yapayalnız kalmış olan Yaprak'ın hayatına başta mezarlıkta tanıdığı Habibe Teyze olmak üzere iyi insanlar dahil olur. Habibe Teyze'nin yaşadıkları ayrı can yakıcı ve hüzünlü
Hayatının her aşamasında annesinin öğütleri kulağına yankılanan ve çevresine iyi insanlar biriktiren iyi yürekli ve sağlam adımlar ile ilerleyen bir genç
Hani bazen bir kitap okursun, son sayfayı da bitirdikten sonra içine bir yumru oturur saatlerce o yumruyla yaşarsın ya bu kitap öyle bir kitaptı. Bir yandan güzelliğini anlatacak kelimeler bulamazken diğer yandan da anlat, anlat ki herkes okusun bu güzel kitabı diyorum.
Öncelikle acıdan beslenen bir kitap. Mutsuz hayatlar, yitip gidenler, kaybolanlar, karşılıksız aşklar, sorunlu ilişkiler, erkeklerden hayatın sillesini yemiş kadınlar, cinsel kimlik karmaşası yaşayanlar, ait oldukları bedenlerde olamayanlar, aşk acıları, ait olamama hissi gibi birçok konuyu işliyor öykülerinde.
Her birinde farklı farklı hayatlar var ama hepsi bir ortak paydada buluşuyor acı. Peki en çok fiziksel acı mı ruhsal acı mı yakar insanın canını? Çoğunluk ruhsal acı diyecektir diye tahmin ediyorum. Yazar da tam olarak ruhsal bir acıyı anlatmış öykülerinde. Hepsi yaralı, hepsi alacaklı, hepsi kimsesiz karakterleri müthiş bir şekilde aktarmış okuyucuya. Bu acı bana geçmedi, bu karakterle empati yapamadım diyebileceğiniz tek bir öykü yok kitapta. Her bir öykünün karakterini, acısını, başından geçen en ufak olayı kendiniz yaşamış gibi benimsiyorsunuz.
Tam bu öykü benim favorim oldu diyecekken sonraki öykü ile fikrim değişiyor. Son öyküye geldiğimde elimde tamı tamına on bir favori ( yani bütün öyküler) ile kitabı bitirmiş oldum. Bu kitapla birlikte hem ağustos ayına hem de 2025 yılına bir favori kazandırdım. 2025 favorilerinde ilk 10'a girebilecek nitelikte bir kitaptı. İyi ki okudum.
Kendimi durduramayıp her öyküyü anlatmak istiyorum aslında ama bir yanımda alıp okuyun istiyor. O yüzden burada kesiyorum. Tavsiyemle okursanız bana yazmayı unutmayın. Kitaplığınıza böyle bir kitap kazandırmış olmaktan mutluluk duyarım.
Sahi mutluluk neydi?...bir isteği, özlemi yerine geldiğinde duyumsanan sevinç
İçinde bulunduğumuz bir durum karşısında ne hissettiğimizi anlatmanın, ne yaptığımızı anlatmaktan daha zor olduğunu genellikle
duyumsarız...Stanislavski
Mutlu Olmak İstiyorum Kitabı, mutluluğun ne olduğunu, nasıl elde edileceğini ve yaşamda bu mutluluğu nasıl sürdürülebilir kılacağınızı anlatmaktadır. Kitap, mutluluk arayışında olan bireylerin karşılaştığı zorluklara dair çözümler sunmakta ve okuyucuları kendi içsel yolculuklarına yönlendirmektedir.
Mutlu Yaşam Üzerine ve Yaşamın Kısalığı Üzerine'de Seneca Seneca doğaya uyumlu yaşama mecburiyetini çeşitli açılardan ve yaşadığı dönemden örnekler vererek ele alır. İlham verici bu iki metin, Stoacılığın Roma döneminde nasıl bir yaşam anlayışını salık verdiğine dair soruların
yanıtlarını da barındırır.. Mutlu Yaşam Üzerine - Yaşamın Kısalığı Üzerine
Sahi mutluluk neydi?
Mutluluk ya da neşe bir bireyin kendini tatmin olmuş, huzurlu ve iyi hissettiği bir ruh halidir. Bu duygu, hem bireysel hem de çevresel etmenlerden etkilenir. ...
Mutluğun gelecek te olağanüstü durumlarda degıl yasadığım anlarda yasıyorum, hayat kısa, anlar değerli çünkü
"psikoloji ve felsefe eşliğinde de mutlu olma arayışına dair bir yaşam kılavuzu…kıtabını Mutlu Olma Cesareti okudum "
Kıtap okura İş, sevgi, arkadaşlık, kişilerarası ilişkiler ve topluluk hissi yoluyla hayatımıza nasıl anlam verebiliriz? Ve hayattaki en büyük seçim nedir? Filozof ile Genç Adam üç yıl sonra tekrar bir araya gelerek Adler psikolojisi ve felsefesi rehberliğinde işte bu soruların ve pek çok hayati meselenin peşine düşüyor.
Mutlu olduğumuz anlar çokca olsun..
Açlık,susuzlukluk,yokluk herseyin olduğu bir dünya fakat nedense zenginlik ,güç hiç uğramamış bu "Can "halkına.Insanin sasirarak okuduğu bir kitap oluyor.Mutluluk sahi neydi?
Sahi, aşk neydi sevgili okuyucum? Kalbimizin en derin köşelerinde hissettiğimiz, her an bizi hayata bağlayan o duygu neydi? Aşk, bir insanın başka birine duyduğu derin sevgi ve bağlılık mıydı sadece? Yoksa içinde fırtınalar koparan, ruhumuzu sarsan, bazen bizi en yüksek zirvelere çıkaran, bazen de en derin çukurlara iten bir güç müydü?
𝔾İ𝕋𝕄𝔼
Gençlik aşkı deyip geçsekte ,üniversitede karşıdan gördüğü Seher ,Kenan 'ın içinde kopan fırtınalara sebepti. Unutulması gerekiyordu bu aşkın ,biliyordu Kenan. Fakat içindeki ateşi de gittiği yere götürüyordu .
Ne tesadüftür ki kader ikinci kez onları karşılaştırmıştı.Bu kez başka olacaktı.
Umutları ,hayalleri , gelecekle ilgili planları vardı ,mutluydular.
Yoksa ,verilen sözler ,yaşanan güzel anlar ,paylaşılan mutluluk....Hepsi sahte miydi ? Bir vedaya değmez miydi yaşananlar ?
Bazı aşklar yürekte bir ömür yer eder .İşte böyleydi Kenan 'ın sevdası .Şahidi de arkadaşı Mehmet oldu . Anlatıcı ,bu sevda üzerinden bizlere dersler verirken ,Kenan ve Seher'in sevdasını unutulmaz kılan yine arkadaşı Mehmet olacaktı .Bu aşka yazılan şiirler de Seher'e Veda adı ile bizlere miras kalacaktı .
Sade ve içten bir anlatımla okuduğum
buruk aşk hikayesinden eminim ki,, herkesin payına düşen dersler vardır .Tavsiyemdir canlar
GitmeAbdulkadir Aktaş · İkinci Adam Yayınları · 202418 okunma