7/10
·160 syf.··
2025 47. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2025 22:53
Yerdeniz serisini Saian'ın "Yerdeniz" şarkısını dinlediğim zaman öğrenmiştim ve böyle fantastik serileri okumaya hevesliydim diye ilk kitabı okumuştum ve aylar sonra da bu ikinci kitabını okudum ve şunu hissettim ki bu seri harry potter, narnia günlükleri, yüzüklerin efendisi gibi fantastik serilerden kesinlikle apayrı bir yerde diğer evrenlerde karanlık güçler gergin durumlar yaşansa da genelde bir canlılık bir güzellik bulunuyor Yerdenizde ise tam anlamıyla bir karanlık hakim okurken nedesne hep karanlık, siyah, korku, gergin, gotiklik hakim bu da biraz sıkıyor lakin bu seriye kendine has bir anlatım katıyor ve mesaj verme okuyucuya birşeyler anlatma anlamında da derin anlamlara sahip. hikayeler cidden akıcı ve heyecan verici gerçekten sevdiğim bir seri oldu. Atuan mezarları ise ilk kitaptan daha karanlık bir hikayesi vardı bir kızın kendinden koparılmasını ve başkalarına mahkum edilmesini anlatıyor. Tabi bir çocuğu istediğiniz şekilde büyütüp şekillendirebilirsiniz ve bir süre sonra özgürlüğü aramaz çünkü özgürlüğün ne olduğunu bilmez ve kendini inandırıldığı şeylere adar ta ki özgürlüğün ve kendi varlığının anlamını öğrenene kadar..
Atuan MezarlarıUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 20215,1bin okunma
TAVHANE ÇOCUKLARI ÜZERİNE
10/10
·168 syf.··
2024 6. kitabı
Ülkemizde resmi ideolojinin bir tezi vardır ve bu tezin dışındaki her şey, bu tezin yürütücülerine göre gerçek dışıdır. Çoğu zaman bir yazar veya bir aydın bu tezi aşar ve bilinmeyen bir dosyayı açarcasına bizlere yeni bir pencere açar. Adnan Gerger, bu anlamda topluma yeni bir pencere açanlardan. Topluma özellikle de sokaklara dair çoğu zaman saklanılan bir gerçeği tüm çıplaklığıyla dile getiren Adnan Gerger, mevzuya en olması gereken yerden ‘’Tavhane Çocukları’’ diyerek tavhaneden başlamış. Edebiyatımızda sinemamızda işlenen mükemmel karakterlerle, dalga geçercesine bizlere sokağın fotoğrafını gösterirken anlıyoruz ki bugüne kadar bizlere gösterilen fotoğraflar meğerse birkaç defa filtrelenerek, güzelleştirilerek, beyazlatılarak aktarılmış. Sinemada Ayhan Işık ‘ın yakışıklı zengin ve kusursuz fiziğiyle ilgiyi üzerine topladığı parlak ve mutlu filmlerin karşısına Yılmaz Güney nasıl toplumcu bir duruşla ırgatları, sakatları, ötekileri, Kürtleri, çingeneleri, sokak çocuklarını koymuşsa Adnan Gerger de bizim karşımıza yüzleşmemiz gereken karakterleri koyuyor. Kim bu karakterler? Hani şu her gün sokakta gördüğümüz, ama yüzümüzü çevirdiğimiz göçmenleri, sokak çocuklarını, yan kesicileri, hırsızları özetle Emrah Serbes’in deyişiyle erken kaybedenleri koymaktadır. ‘’Tavhane Çocukları’’ bu anlamda bir yüzleşme kitabı veya yüzleşmeden kaçanlar için de bir tokat. Tıpkı ‘’Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok’’ kitabıyla savaşın iç yüzünü bizlere gösteren Erich Maria Remarque gibi gerçekçi. Bize hem yeni bir şeyin olmadığını söylüyor hem de canımız acımasın diye sokağın soğuk yüzünü saklamıyor. Cem Kalender, ‘’Mazarin Mavisi’’ adlı eserinde şöyle der: ‘’O sabah anladım ki annem bize hep yalan söylemiş. Allah’la ilgili söylediği her şey yalanmış.’’ Gerger, bizlere
Edebiyat
Tavhane ÇocuklarıAdnan Gerger · İthaki Yayınları · 068 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
içerisinde çok güzel şiirler var. beni bir kere dövdüler, mahur sevişmek, aysel git başımdan, sen benim hiçbir şeyimsin vb.. bazı yerlerde kurduğu cümleleri anlayamamakla beraber saian tarzında akıcı bir konuşma dili olması ilgimi çekti, ki önceden attila ilhan'a ısınıp bir anda soğumuştum. tekrar okuyabilmek güzel. Bela Çiçeği Attila İlhan
1000Kitap
Bela ÇiçeğiAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20222,348 okunma
"Ölüm Bilinci Bizi Daha Yoğun Yaşamaya Yöneltir"
Puan vermedi·213 syf.··
2023 2. kitabı
·
67 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2023 20:28
Bende yeri fazlasıyla özel ve anlamlı olan bu kitap ile ilk incelememi yapıyorum. Layığıyla bir inceleme yapamayabilirim. Eksiklikler yanlışlıklar olabilir, olsun. İlkler hep biraz böyledir. Yaşamaktan bezdiğim, yaşamımın güneşi doğurup batırmaktan ibaret olduğu bir dönemden geçtim. Söz konusu kitapla da bu süreçte tanıştım. O sıralar şimdiye nazaran daha sık konuştuğum bir arkadaşım her konuşmamızda büründüğüm depresif mod sonucu bu kitabı hediye etti ve kitabın bana iyi geleceğini düşündüğünü söyledi. Bu tarz bir dönemden geçenleriniz illaki olmuştur, takdir edersiniz ki bir kitabın bizi o ruh halinden çıkarıp bize iyi gelme düşüncesi anlamsız ve hatta komik gelir. Bende de durum böyleydi. Yaşamla ölümü birbirine denk tuttuğum bu süreçte bir kitap neye nasıl iyi gelecekti ki? Zorla da olsa kitabı okumaya başladım. Kendim için değil, arkadaşımın iyi niyetinin bir karşılığı olarak okumak zorunda hissettim. Bu arada çok uzun süredir eskisi kadar kitap okuyamıyordum, birkaç sayfa dahi okumak çok güçtü. Hem bu bahsettiğim zorundalık hissiyle hem içten içe kitabın bana gerçekten de iyi gelmesini umarak ve hem de uzun zamandır bir kitabı bitiremiyor oluşum döngüsünü kırmak niyetiyle okudum da okudum. Sonuç olarak aylar sonra ilk defa bir kitabı yarım bırakmadım, bitirdim. Üstelik gerçekten de bana iyi geldiğini söyleyebilirim. Elbette bahsettiğim dönemin buhranlı ruh halinden sadece kitap vesilesiyle çıktım demeyeceğim. Fakat kitap, ölümü -ve aslında- yaşamı ne kadar da hafife aldığımı tokat gibi çarptı yüzüme. Henüz -şükür ki- ölümün pençesinde hissettiğim bir an yaşamadım fakat kitap öyle bir anda nasıl bir durumda olacağım öngörüsünü geliştirdi bende. Yaşamdan alacağımı almış, mutlu bir şekilde mi karşılardım ölümü? Daha yaşayacak çok şey vardı diye yakınarak mı?
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,4bin okunma
Afelya Üzümlü Kekim dkdkd
Puan vermedi·188 syf.··
2022 52. kitabı
Şekspirden hep uzak durmak istedim çünkü okunması için büyük bir donanım gerektiğini düşünüyorum. Lakin Saian-Kuz parçasında şöyle bir söz geçiyordu; adı düşer çiçek pazarına afelya’nın, ben yazarım el kadar kağıtlara. Dedim kim yahu bu Afelya. Yazdım araştırdım isim Türkçeleştirilmiş. Asıl isim Ophelia ve Hamlet’ten gelmekte. Ophelia’nın şarkıdan ötürü ben intihar ettiğini düşünüyordum. Kitabı okuyunca orası da düşünürlere göre muamma. Bana kalırsa kesin intihar. Çok üzülmüştüm Afelya’ya . Babası bir yandan sevdiği bir yandan derken kızı delirtiyorlar. Ophelia Dilin Deliliği Deliliğin Dili diye bir makale var önce onu okuyun sonra kitap çünkü daha verimli olur bence. Ophelia’nın kırılma noktası da Hamlet’in ona medreseye git demesi, o dönemde argoda o kelime genelev manasına geliyormuş. Kısaca ben Ophelia için okudum ve tavsiye ederim. Her karakteri ayrı bir roman olan bir eser.
Edebiyat
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,4bin okunma
Yürü Git İşine Be Kardeşim Ooof "İNSAN" sevmez mi?
Puan vermedi·240 syf.··
2021 425. kitabı
Bana dokunmayan " komünist " bin yaşasın . :) . kavgaları kavga gibi çizmem ben çizersem türkü türkü yazmışlar benim için kocaman kitaplara             dışı yeşil yeşil de             içi kırmızı . yaşamanın ürpertici güzelliğini ölümün çirkinliğini koydum belki şiirlerime haksızlığın iğrençliğini haksızlığa direnmenin yüceliğini koydum belki şiirlerime . Kitabı okurkenki aklımdan geçen şeyler tıpkısının aynısı olarak, Saian Feleğin Çemberine Kırk Kurşun'u dinlerken geçenlerdi. Özellikle 144 . sayfadan sonraki kısımlar. *"ben sana kardeş diyorum sen hep hitlerini kullanıyorsun..." (s.144) Çok beğendiğim bir yazar ve şair öncelikle bunu söylemeliyim. İnsanda özgün bir tad bırakıyor. Hasan Hüseyin,  bu eserinde de yine şiirlerinde farklı farklı konulara değinmiş. İlk önce yazlık yerlere, ormanlık alanlara köşk, saray yaptıranları eleştiriyor, halktan bihaber Ankara'da elini siyasete vermiş sırtını zenginliğe dayamış godamanlara hiciv yapıyor. Daha sonrasında yine değişmeyen yaramız, dağlarda sivil ölümü, hatta bunların çoğu 14,15 yaşlarında. Türk - Kürt savaşı, kavgası.. Zaten buradaki oğlak esprisi de oradan geliyor, "dağ keçisi " tasviri yine aynı şekilde. Artık savaşa dur diyor şairimiz. Kore'de Yemen'de yakınlarını, kocalarını kaybetmişlerin isyanı çığlığı oluyor. Fakirlik yine konu şiirlerinde. Kelimelerini çok güzel seçmiş. Şahsen Özdemir Asaf ve Cemal Süreya 'dan daha başarılı buldum. Onlar beni biraz daha sıkmıştı. Daha sonrasında karısına şiir yazıyor. Açık söyleyim solcu şairler sapık. . karımsın dölümü paylaşan tarlamsın benim . Bakara Suresi'ne çemkirenler şu şiiri okurken aa ne güzel yazmış diyorsa ayrımcıdır. Komünistin sapığı olmaz mı? Sadece islamcının mı olur? Yani şu zihniyet değişmedikçe edebiyat yürümez. Neyse devam ediyorum. Daha sonrasında
OğlakHasan Hüseyin Korkmazgil · Bilgi Yayınevi · 1993308 okunma