Zaman kaybı bir içerik
6/10
·211 syf.··
2026 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 01:40
“Dünya güzeldi,içim de güzel olsun istedim. İçimde bir suçluluk,hatta kötülük yokmuş gibi yaparsam, yavaş yavaş kötülüğü unuturdum. Böylece hiçbir şey olmamış gibi yapmaya başladım. Hiçbir şey olmamış gibi yaparsanız ve gerçekten de hiçbir şey olmuyorsa,hiçbir şey olmaz sonunda.” (Sayfa 89) “Kırmızı Saçlı Kadın’ın arada bir aklıma geldiğini değil Aliden, aslında kendimden bile saklamak istiyordum. Geceleri gözümün biri gökteki yıldızlarda, diğeri ustanın küçük televizyonundayken,tam uykuya dalmak üzereyken Kırmızı Saçlı Kadın’ın bana gülümseyişi gözümün önünde canlanırdı. O gülümseyişi, yüzündeki “Seni tanıyorum” diyen anlam ve ifadesindekj şefkat olmasaydı belki de onu bu kadar çok düşünmezdim.” Baba sevgisi ,aile saadeti görmemiş 17 yaşında (Cem)bir gencin çalışmak için gittiği yerde annesi yaşında bir kadına(kızmızı saçlı tiyatro oyuncusu kadına)kapılmasını anlatıyor.Cem yıllar sonra bir çocuğu olduğunu öğreniyor,oğlu tarafından öldürülüyor… Kapıldığı kadının;babasının yıllar önce annesini aldattığı kadın oluşu kitabı gözümde bitirdi Kuranı Kerim’den Peygamberler kıssaları çok saçma bir şekilde hikayeye dahil edilmiş,yorumlanmış…okudum ama çok gereksiz bir içerik Kitaptaki Mahmut usta karakterinin,düşünceleri ,nasihatleri olmasaydı,okumayacağım bir içerik,Orhan Pamuk artık okumayacağım. Ben okudum ama önermem “Kar” romanını da sevmemiştim ve bu eserden sonra net Orhan Pamuk bitti bende Yaşadığı toprakları böylesine eleştirmesi,sağcı solcu diye yaftalaması sanırım ona Nobel Edebiyat Ödülü kazandırdı… Yazarın düşünceleri bakış açısı,kalemine siyaset bulaştırması,taraflı hicivleri,hiç benlik değil,yazımı çok güçlü,edebi değeri ,betimlemeleri çok başarılı bir eser ama içerik olarak hiç benlik değil Orhan Pamuk'un 2016 yılında yayımlanmış bu eseri o dönemin iktidar
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,3bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 11. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 00:33
Bu kitap acele etmiyor; tıpkı anlattığı o küçük, rüzgarlı İrlanda köyü gibi kendi ritminde, yavaş yavaş akıyor. ​Hikayenin merkezinde Cal Hooper var. Chicago’da yirmi yıl boyunca cinayet masasında çalışmış, hayatın en karanlık yüzünü görmüş, evliliği bitmiş ve ruhu yorulmuş eski bir polis. Cal, her şeyi arkasında bırakıp İrlanda’nın ücra bir köşesinde, eski bir evi tamir ederek kendine sakin bir hayat kurmak istiyor. Sadece huzur, doğa ve yalnızlık arıyor. Ama hayatın planları her zaman bizimkilerle uyuşmuyor. Köyden Trey adında, içine kapanık bir çocuk bir gün kapısını çalıp kaybolan abisini bulmasını isteyince, Cal o çoktan gömdüğünü sandığı polislik refleksleriyle ve kaçtığı o karanlıkla yeniden yüz yüze geliyor. ​Kitabın en güzel tarafı, hikayeden ziyade bıraktığı o his. Yazar, İrlanda’nın o puslu, yeşil ama bir o kadar da tekinsiz doğasını öyle bir anlatıyor ki, okurken pencerenizin dışından soğuk bir rüzgar esiyor ya da burnunuza yağmur sonrası toprak kokusu geliyor gibi hissediyorsunuz. Cal’in o eski evi adam etme çabası, sabahları kendine kahve koyup doğayı izlemesi, kasabanın barındaki insanlarla kurduğu o mesafeli ama meraklı ilişkiler o kadar samimi işlenmiş ki, kendinizi bir dedektiflik hikayesinden ziyade bir insanın kendini iyileştirme çabasını izlerken buluyorsunuz. ​İz Sürücü, bir "katil kim?" kitabından çok daha fazlası. Aslında bir aidiyet, güven ve geçmişle hesaplaşma hikayesi. Taşranın o dışarıdan çok sıcak ve samimi görünen ama içine girildiğinde herkesin birbirinin her şeyini bildiği ve sırları saklamak için duvarlar ördüğü o boğucu atmosfer çok iyi yansıtılmış. İnsanların "yabancı" olana bakışı, dostça gülümsemelerin ardındaki o tetikte olma hali insanı sürekli bir teyakkuzda tutuyor. ​Eğer elinize alıp bir çırpıda bitireceğiniz,
İnceleme
İz SürücüTana French · İthaki Yayınları · 2022102 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
5/10
·344 syf.··
2026 11. kitabı
Merhaba, Oncelikle kitaba assiri beklentiyle basladim. Ne yazik ki akiciligi ve merak hissi saglamasi guzeldi. Onun disinda katil beni asla tatmin etmedi. Kadin dupeduz hasta zaten belli ama yaptigi seyler mantiga koydugumuzda cok da alti dolu deil. Benim hosuma giden yani Anna'nin annesinden ogrendigi sey ve onu birebir hayatina uygulamasi sir saklamak konusunda. Kadinin kocasini oldurmesi sasirticiydi. Rachel ve Zoe kesinlikle basina gelen her seyi hak ettiler. Ne Yaptığını Biliyorum
1000Kitap
Ne Yaptığını BiliyorumAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20227bin okunma
..aranan kişi her zaman bulunmalı
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2008 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2008 00:00
Tüm zaman kapılarını açabilen ilk anahtar şimdi kimin ellerinde? Venedikten yeni dönen küçük gezginlerimiz, anahtarların eski sahiplerinin neden kasabadan birer birer ayrıldığını öğrenir. Anlaşamayan aşıkların yolları farklı zaman dilimlerinde nasıl kesişebilir ki? Peki anahtarları saklamak bulunan en doğru çözüm müydü? Kilmore Koyu'nun eski tren istasyonunda zaman yolculuğu yapmayı bekleyen bir lokomotif, son yolculuğunda ilk anahtarın sırrını da kayıplara karıştırdı. Gençlik bahçelerine giderken davetsiz misafirleride peşlerinde götürmek belki de en mantıklısıydı. Peki ilk anahtara önce kim ulaşacak? Küçük bir ipucu : Argo Villası'nın eski sahibinin kim olduğu artık bir gizem değil.
Edebiyat
Ulysses Moore 5P. D. Baccalario · Doğan Egmont Yayıncılık · 2008307 okunma
7/10
·256 syf.··
2026 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 14:50
Bazı kitaplar sizi diliyle etkiler, bazıları ise anlattıklarıyla. Çöl Çiçeği benim için ikinci gruptaydı. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey cümlelerin güzelliği değil, Waris Dirie’nin yaşam mücadelesi oldu. Henüz küçücük bir çocukken hayatın en acı yüzüyle tanışan Waris’in, yokluk, baskı ve geleneklerin arasında verdiği yaşam savaşı gerçekten insanın içini parçalıyor. Fakat beni en çok etkileyen şey yalnızca yaşadığı acılar değildi; bütün bunlara rağmen pes etmemesi, kendi hayatını değiştirmek için verdiği mücadele ve sesini sadece kendisi için değil, aynı acıları yaşayan milyonlarca kadın için kullanmasıydı. Okurken birçok kez durup düşündüm. Bir insanın böylesine zor şartlardan çıkıp dünya çapında tanınan bir isim hâline gelmesi, ardından yaşadığı travmaları saklamak yerine bunları cesurca anlatıp farkındalık yaratmayı seçmesi gerçekten hayranlık uyandırıcı. Kitap boyunca anlatılanlar zaman zaman boğazımı düğümledi. Özellikle kadın sünneti gibi insan haklarına aykırı bir uygulamanın hâlâ dünyanın bazı yerlerinde devam ediyor olması hem derinden üzdü hem de öfkelendirdi. Waris’in yaşadıkları yalnızca bireysel bir hikâye değil; sesi çıkmayan milyonlarca kadının ortak hikâyesi gibi hissettirdi. Fakat kitabın beni en çok etkileyen yönü ile en çok zorlayan yönü birbirinden tamamen farklıydı. Hikâye son derece güçlü ve sarsıcı olsa da anlatım dili aynı etkiyi yaratamadı. Waris Dirie’nin aslında bir yazar değil, bir model olması bunu hissettiriyor. Kitabı okurken çoğu zaman bir roman değil de uzun bir röportaj ya da belgesel izliyormuş hissine kapıldım. Olaylar doğrudan aktarılıyor; edebi betimlemeler, güçlü tasvirler veya duyguların derinlemesine işlendiği bölümler çok fazla yok. Bu durum kitabı okumamı zorlaştırmadı ama açıkçası yer yer sıkıldım. Çünkü anlatılan
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,8bin okunma
9/10
·480 syf.··
2026 65. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 10:00
Nazlı Kaya, küçükken babasından şiddet görmeye başlamıştır. Bu durumunu arkadaşı Balca'dan başka kimse bilmemektedir. Taki bir gece Nazlı babasından gördüğü şiddedete dayanamayıp intihar edene kadar... Balca'nın abisi Yalvaç uzun zamandır Nazlı'nın durumunun farkındandır ve o gece Nazlı'yı kurtarmıştır. Yalvaç Zorlu, Gök Kuzgun teşkilatında başarılı bir istihbaratçı olma yolundadır. Ve daha on yedi yaşındayken Ulusal Güvenlik ve İstihbarat Teşkilatı'na Nazlı'nın durumunu bildirmiştir. Nazlı, Yalvaç sayesinde teşkilatın yetiştirme yurtlarından birine yerleştirilmiş ve o da siber güvenlik uzmanı olma yolunda eğitimler almaya başlamıştır. Ancak Nazlı'nın karanlık geçmişi ve teşkilatın kuralları Nazlı ve Yalvaç'ın önüne bir çok zorluğu da getirmiştir. Ve sonunda Yalvaç Nazlı'yı korumak için onunla sahte bir evlilik yapmıştır. Ancak zaman geçtikçe çocukluğunu bildiği kıza karşı önüne geçilemez bir aşk beslemeye başlamıştır. Nazlı ise geçmişinden dolayı kendini sır gibi saklamak zorunda kalmış hatta duygularını bile görmezden gelmiştir. Ancak aralarındaki ufak yakınlaşma ile hayatları bambaşka bir yöne gitmeye başlayacaktır. Nazlı ve Yalvaç'a Kızıl Gerdan okurken çok kızmıştım ama bu kitabı okurken de Balca'ya kızmadım değil.Her iki tarafında kendince nedenleri vardı ve bakınca iki tarafta haklıydı.Nazlı'nın geçmişi ve olaylar nasıl bağlanacak diye merak ediyordum.Neyse ki korktuğum gibi olmadı.Yalvaç ise yıllardır taşıdığı şeylerin altında eziliyordu ve artık rahat bir nefes alabilir.İkili arasında ki ilişki ise zamana yayılarak yıllar içerisinde oluşmaya başlamıştı.Ve ikiside sonunda mutlu olmayı hak eden kişilerdi.Bu arada kitapta kısımlar olduğunu da belirteyim. Kızıl Gerdan'a okumadığımız bazı kısımları da burada ayrıntılı bir şekilde görmüş oldum.Ve şimdi Leyal
Gök KuzgunPınar Salman · Pukka Yayınları · 202617 okunma