Bir adam: 'Sen kapa çeneni. Kadınlar savaşta bir şey görmediler.' Kadın: 'Görmediler mi? Salak! Bütün yük, keder bizde: Çocukların beslenmesi, yaralıların bakımı. Savaş bitince siz hepiniz kahraman oluyorsunuz. Ölünce kahraman, gazi olunca kahraman, malül olunca kahraman. Bu yüzden savaşı siz erkekler yarattınız. Sizin savaşınız bu. Siz istediniz, dövüşün öyleyse, kıçımın kahramanları!'
Sayfa 71·Kitabı okuyor
salak gavurlar.
1750'de Fransa'da geçen bir vakada Jacques Ferron dişi bir eşekle ilişki halindeyken yakalandı. Ferron ölüm cezasına çarptırıldı ve normalde eşek de cezalandırılacakken, onun bir şiddet kurbanı olduğu ve Ferron'un arzularına zoraki boyun eğdiği gerekçesiyle aklandı. Mahkemenin bu kararında, bir grup din görevlisi ve devlet memurunun kaleme aldığı ve "eşeğin sözde ve özde son derece şerefli bir canlı" olduğunu belirttikleri dilekçenin etkisi büyüktü.
Sayfa 303 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Sosyoloji
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanların sanki somut bir şeymiş gibi mutluluk ve coşkudan bahsettiğini duymuştum. Her zaman o insanların salak olduğunu düşünürdüm ama Kayla'nın verandasında durup o dipsiz okyanus gözlerine bakarken Tanrı'nın bizzat omzuma dokunup "Hadi bakalım, evlat. Bunu batırma," dediğini duyar gibi olmuştum.
Sayfa 338·Kitabı okudu
Alıntı
Dünyanın büyük kısmı kafayı yemişti. Geri kalanlar da öfke içinde yaşıyorlardı. Ha bir de ne kaçık ne de öfkeli olmayıp, sadece salak olanlar vardı. Hiç şansım yoktu yani. Hem de hiç. Sadece oturup sonumun gelmesini bekliyordum.
mesela herhangi bir gün müthiş bir iç sıkıntısı seni boğar. hayat sana karanlık, manasız gelir. insan, biraz evvel senin zırvaladığın gibi felsefeler yapmaya başlar. hatta yavaş yavaş onu da yapamaz ve canı ağzını açmayı bile istemez. hiçbir insanın, hiçbir eğlencenin seni canlandıramayacağını sanırsın. hava sıkıcı ve manasızdır. ya fazla sıcak, ya fazla soğuk, ya fazla yağmurludur. gelip geçenler suratına salak salak bakarlar ve on para etmez işlerin peşinde, bir tutam otun arkasından koşan keçiler gibi dilleri bir karış dışarı fırlayarak dolaşırlar. aklını başına derleyip bu pis ruh haletini tahlil etmek istersin. insan ruhunun çözülmez düğümleri bir muamma gibi önüne serilir. kitaplarda okuduğun depresyon kelimesine bir cankurtaran simidi gibi sarılırsın. çünkü nedense hepimizde, maddi olsun, manevi olsun, bütün dertlerimize bir isim takmak merakı vardır, bunu yapamazsak büsbütün çılgına döneriz.
Sayfa 16·Kitabı okuyor
Alıntı
"Sen evlatlıksın." "Bu durumda sen de evlatlık oluyorsun, salak. İkiziz biz." "Siktir git!"
Alıntı