10/10
·191 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:09
Yaşlı ve genç adam Öğretmen ve öğrenci Hasta ve sağlıklı insan.. İkili insan ilişkisinde alınabilecek ibretlik durumlar çok güzel ve içtenlikle anlatılmış. Karamsarlıktan kurtulup hayata karşı bakış açınızı değiştirmek istiyorsanız bu kitabı kesinlikle okumalısınız. Mori Schwartz ve yaşam felsefesiyle öğrencisi Mitch Albom aracılığıyla bir an önce tanışmalısınız...
Öğretmenim Mori'yle Salı BuluşmalarıMitch Albom · Boyner Yayınları · 20202,779 okunma
10/10
"Engin denizin bir parçasısın." Kitabın en çok dikkatimi çeken, belki de o an en çok ihtiyaç duyduğum cümlesi buydu. Öğretmenim Mori'yle Salı Buluşmaları; sevgi, yaşam, dostluk, aile, ölüm ve hayatın anlamı üzerine düşündüren, okuruna birçok konuda değerli dersler sunan bir eser. Öğüt verir gibi değil, sohbet eder gibi anlatması kitabı daha da etkileyici kılıyor. Kitabı bitirdikten sonra filmini de izleme şansı buldum. Sanırım bu öğretilerin, bu sohbetlerin bitmesini istemediğim için filmi izledim; adeta dersin devam etmesini istedim. Ayrıca bu kitap, hayatımızda derin izler bırakan öğretmenleri hatırlamama da vesile oldu. Bu yüzden, bize sadece bilgi değil, hayatı da öğreten tüm öğretmenlere teşekkür etmek istiyorum. Tavsiye edeceğim ve zaman zaman dönüp bazı satırlarını yeniden okumak isteyeceğim kitaplardan biri oldu.
1000Kitap
Öğretmenim Mori'yle Salı BuluşmalarıMitch Albom · Boyner Yayınları · 20202,779 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·191 syf.·
2026 13. kitabı
Mori'yle Salı Buluşmaları benim için beklentilerimi tam olarak karşılayan bir okuma olmadı. Kitabın verdiği mesajlar elbette kıymetli; iş hayatına fazlasıyla kapılıp yaşamayı ertelememiz, sağlığımızın değerini çoğu zaman onu kaybetme ihtimaliyle yüzleşince anlayabilmemiz, kendi hayatımızı yaşadığımızı düşünürken çevremizin ve toplumun etkisiyle şekillenmemiz gibi konular üzerine düşündürüyor. Ancak bu fikirlerin büyük çoğunluğu zaten hayatın içinde bir şekilde karşılaştığımız, zaman zaman durup üzerine düşündüğümüz meseleler. Mori'nin ALS hastalığıyla mücadele ederken eski öğrencisi Mitch'e aktardığı dersler, onun ömrü boyunca taşıdığı öğretme tutkusunun bir yansıması. Hastalığı ilerlerken bile bir öğretmen olarak kalmaya devam ediyor ve eline geçen son fırsatı öğrencisine hayat üzerine bildiklerini aktarmak için kullanıyor. Kitabın en güçlü tarafı da belki burada yatıyor: Mori'nin samimiyeti ve öğretme isteği. Bununla birlikte kitap bende derin bir etki bırakmayı başaramadı. Anlatılanlar yanlış ya da değersiz değil; aksine oldukça anlamlı. Ancak okurken bana yeni bir bakış açısı kazandırdığını ya da hayatı farklı bir yerden görmemi sağladığını hissedemedim. Daha çok zaten bildiğim, zaman zaman kendi kendime yaptığım sorgulamaların bir başkası tarafından yeniden dile getirilmesini okumuş gibi hissettim. Sonuç olarak Mori'yle Salı Buluşmaları, hayatın önemli gerçeklerini sade ve samimi bir dille hatırlatan, okunması kolay bir kitap. Ancak benim için unutulmaz bir okuma deneyimi olmaktan ziyade, "yeterli seviyede" kalan bir eser oldu. Yeni düşünceler keşfetmekten çok, bildiklerimi yeniden hatırlatan bir kitap olarak aklımda kalacak.
Öğretmenim Mori'yle Salı BuluşmalarıMitch Albom · Boyner Yayınları · 20202,779 okunma
Puan vermedi·197 syf.··
2026 21. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:40
Virginia Woolf’un Pazartesi ya da Salı kitabını bitirdiğimde, elimde klasik bir öykü kitabından ziyade, zihnimin içine üflenmiş bir hüzün bulutu kaldı. Eğer bu kitaba "arkası yarın" tarzı, olay örgüsü olan, başı sonu belli hikayeler okumak için başlarsanız muhtemelen birkaç sayfa sonra tıkanıp kalırsınız. Çünkü Woolf bize bir olay anlatmıyor; o olayın insan ruhunda bıraktığı o belirsiz, sızılı tortuyu fısıldıyor. ​Beni kitapta en çok vuran şey, yalnızlığın ve geçiciliğin bu kadar estetik ama bir o kadar da çıplak anlatılması oldu. Sayfaları çevirirken kendimi sürekli bir tren penceresinden dışarıya bakar gibi hissettim. Manzaralar, insanlar, kelimeler akıp gidiyor; yakalamak istiyorsunuz ama elinizde kalan tek şey o anın sizde uyandırdığı o tarif edilemez boşluk hissi oluyor. Woolf, bilincimizin etrafındaki o şeffaf örtüyü öyle bir kaldırıyor ki, karakterlerin içsel acılarıyla kendi gizli melankoliniz arasında tuhaf bir bağ kuruyorsunuz. ​"Sözcükler o kadar yetersiz ki..." diyor bir yerde. Gerçekten de öyle. Kitap boyunca sanki yazar da kelimelerle savaşmış, o anlatılamaz varoluşsal kederi dile getirebilmek için dili zorlamış gibi. Okurken insanı boğan bir kasvet yok ama içinize işleyen, "Burada, ağaçların altında otururken, insan dünyadan tamamen kopmuş gibi hissediyor" cümlesindeki o derin ve sessiz kopuş var. ​Kısacası benim için Pazartesi ya da Salı, bir oturuşta tüketilip rafa kaldırılacak bir kitap değil. Zihnin yorulduğu, dünyanın gürültüsünden kaçıp kendi içindeki o tanıdık hüzne sığınmak istediği anlarda, rastgele bir sayfasını açıp birkaç satırında kaybolunacak türden zamansız bir sığınak.
Pazartesi ya da SalıVirginia Woolf · Notos Kitap Yayınları · 2020566 okunma
8/10
·382 syf.·
2026 5. kitabı
2 HAZİRAN 2026 Salı Yeri geldi çok güldüm, yeri geldi kimi sözleri ile çok düşündüm. Modernleşme ve geleneksel değerler arasında bocalayan, olmasada olur dediğimiz enstitü üzerinden hem zamanın insanlarını hemde davranışlarını güzel bir yorumlama yaparak bizimle buluşturmuş.
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353bin okunma
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 10:54
2 Haziran 2026 Salı Yine muhteşem bir dil. Acıklı bir hikaye. Maalesef dünya döndüğü sürece hepimiz bir engelli, bir düşkün adayıyız. Bir afet bizi birdenbire bu hale sokabilir. Nitekim bu hikayede de bir yangın sonrası perişan olan çocuklar var. Bazen bu insanların doğuştan itibaren böyle oldukları zannına kapılıyoruz. Hoş öyle olsalar da bu toplumun suçudur ya. Bunu en çok Hatay–Adıyaman–Maraş depremlerinde yaşadık. Yardıma gittikleri insanları hor görenler oldu. Maalesef idrak gücümüz zayıf, yufka bir yüreğimiz olsa da. Üstelik toplum olarak empatiden yoksunuz. Bu kitap; Hüseyin Rahmi’nin okuduğum en acıklı hikayesi idi. Nasıl böyle dokunaklı yazabilirim diye düşüne düşüne okudum! Tayfun Sügür
Edebiyat
Hakka SığındıkHüseyin Rahmi Gürpınar · Can Yayınları · 20212,859 okunma