Ama, sevinç ve mutluluk insanı ne kadar da güzel kılıyor! Kalp aşkla nasıl da kaynıyor! İnsan bütün kalbini bir başka kalbe aktarmak istiyor, her şey neşeli olsun, her şey gülsün istiyor. Ve bu sevinç ne kadar bulaşıcı!
“Daima! Ne korkunç bir sözcük bu! Duyduğum anda bile tüylerim ürperiyor. Kadınlar bunu kullanmaya bayılırlar. Sonsuza dek sürdürme gayretine girdikleri için de tüm romantik ilişkileri bozarlar. Bu, aynı zamanda anlamsız bir sözcüktür de… Geçici bir heves ile ömür boyu süren tutku arasındaki tek fark, geçici hevesin biraz daha uzun ömürlü olmasıdır.”
-''İyi etki diye bir şey yoktur, Bay Gray. Bütün etkiler ahlaka aykırıdır; yani bilimsel bakış açısından da ahlaka aykırıdır.''
-''Neden?''
-Çünkü birisini etkilemek ona ruhunu vermektir. Etki altında kalan kişi kendi doğal düşünceleriyle düşünmez ya da kendi doğal tutkularıyla yanmaz. Erdemleri onun için gerçek değildir. Günahları, günah diye bir şey varsa tabii, ödünç alınmıştır. Başkasının müziğinin yankısı, kendisi için yazılmamış bir rolün oyuncusu haline gelir. Yaşamının amacı, kişinin kendini geliştirmesidir. İnsanın doğasını kusursuz olarak gerçekleştirmesidir; her birimizin dünyada olmasının nedeni budur. Bugünlerde insanlar kendilerinden korkuyorlar. Görevlerinin en yücesini, insanın kendi benliğine olan görevini unutmuşlar. Elbette hayırseverliklerine diyecek bir şey yok. Açları doyuruyorlar,dilencileri giydiriyorlar. Ama kendi ruhları aç ve çıplak