Kara Afrika'nın da Karası
10/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
️"Kumdan Yürek" Zanzibar doğumlu yazar Abdulrazak Gurnah'ın 2021 Nobel Edebiyat Ödüllü eseri. Göçmenlik, aidiyet, aile sırları, sömürgecilik, güç, sömürgecilik sonrası kimlik arayışı ile yazılmış etkileyici bir postkolonyal edebi eser örneğidir. ️Olaylar "kara Afrika'nın da karası" Zanzibar'da doğan Salim'in ağzından anlatılır. Mutlu bir çocukluk yaşarken babası Masud'un aniden evi terkedişi, amcası Amir'in evlerine gelişiyle olaylar başlar. Özellikle annesi Saida ve babası derin bir sessizliğe bürünür. Salim'in 7 yaş, çocukluk yılları yalnızlık ve güvensizlik hisleriyle geçer. Babasının kaldığı yere her gün sepet ile annesinin yaptığı yemekleri götürür. Bir anda yüksek mevkilere uzanan dayısı Londra'ya yerleşir. Anne Saida, Salim'i sebebini söylemeden İngiltere'ye dayısı Amir'in yanına gönderir. Salim üniversite okuduğu Londra'da yaşadığı yalnızlık, dışlanmışlık, göçmen psikolojisi, göçmen evlerinde (A.B.O. evi) ve sokaklarda yaşam, ev ve arkadaş ilişkileri, kız arkadaşları, ırkçılıktan dolayı ondan uzak duranlar ve onu terk edenler, dil sorunu, çalışmak zorunda oluşu, annesine yazdığı içli mektuplar ve mektup defteri, aşkları eserin en uzun ikinci bölümünü oluşturur. ️Eser, kahramanların psikolojisini derinlemesine işler. Annesinin ölümü üzerine Zanzibar'a gelen Salim, gizlenen acı gerçeklerle babasının yaşananları anlatması üzerine öğrenir. Babasının Amir'in tutuklanmasını, Hakim'in gerçek niyetini, babasını ve annesini otoriter güç yüzünden kaybeden anne Saida'nın Amir'i koruma isteğini ve çarpık ilişkisini uzun uzun oğlu Salim'e anlatması eserin son bölümlerini oluşturur. ️Shakespeare'in Kısasa Kısas eserindeki otorite, ihanet Lord Angelo (Hakim), Isabella (Saida) benzetmesi eserin sonunda kısaca anlatılır. ️Eserin önemli bir noktası da Zanzibar tarihi ve
Kumdan YürekAbdulrazak Gurnah · İletişim Yayınları · 20212,302 okunma
Bu Dünyanın Krallığı
6/10
·143 syf.··
2026 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 18:43
Gabriel Garcia Marquez ve Yüzyıllık Yalnızlık'la ünlenen büyülü gerçeklik akımının fikir babası sayılıyor #y:12250. Kitabın ilk bölümü biraz Avrupa edebiyatına salvo ve büyülü gerçeklik edebiyatına giriş gibi olduğu için ilgi çekiciydi. Fakat bölümler ilerledikçe özellikle Afrika ve Haiti kültürleri de işin içine girip (hayvana dönüşmeler ve ayinler gibi şeylerden bahsediyorum) hikaye benim için çok aktı diyemem maalesef. Ortalama üstü bir kitaptı ama çok üstü değil.
1000Kitap
Bu Dünyanın KrallığıAlejo Carpentier · Sia Kitap · 2025229 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·192 syf.··
2026 56. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 13:07
Heyyy Edgar'ın batıl inançlı müritleri toplaşın bu kitaptaki batıl inançlardan kaçı sizde var acaba içeriği bırakıyorum: At nalı şansı Yerde para bulma şansı Merdiven altından geçmeme Tuz dökme Kem göz Ay ışığı etkisi Ayna kırılması şanssızlığı Çözülmüş ayakkabı Girdiğin kapıdan çıkma Kara kedi 13 İçine para koymadan cüzdan hediye edilmez Köprüde vedalaşmak Baykuş Kaynayan sütün taşması Merdivende birini geçme Mezar üstüne basma Mexardaki çiçekleri alma Yılbaşında makas kullanmama Bıçak ya da makas hediye etmemek Avuç kaşınması Yanan mum=kötü ruh Yanak kızarınca biri dedikodunu yapıyor Aniden ürperme=mezarının çiğnenmesi Bozuk saat çalışması/köpek uluması=ölüm Sığır kemiği yakmak=uğursuzluk Yarasa saçına girerse=şeytani posession
Kara Kediler Kem Gözler Modası Geçmiş Batıl İnançlar KitabıChloe Rhodes · Doğan Kitap · 201540 okunma
İçeriğiyle şu ana kadar beni en çok tatmin eden sayı..
9/10
·53 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 12:56
Derginin bu sayısı, sevdiğim yazarlara ve onların sevdiğim eserlerine çok başarılı bir yaklaşım sunduğu için en beğendiğim sayı oldu. Bazı şiirler ve denemeler amatör ve kendini tekrarlıyor hissi verse de yine de genel olarak diğer sayılara göre başarılı diyebilirim. Üstüne katarak gitmiş olduğundan şüphem yok. Popüler kültür kaygısından biraz daha sıyrılmışlarsa ileriki sayılarda çok daha iyi işler ortaya çıkartacaklarından eminim. … Dergiden Çıkardığım Notlar … . Frida Kahlo - Özlem Gedizlioğlu . Frida bütün zıtlıkları ruhunda barındıran, çoğu kadının gözünde bir fenomene dönüşmeyi başarmış, imrenilecek bir kişilik olmasının yanında; trajik bir hayatın da başrol oyuncusudur. Altı yaşındayken ayağı ağaç köküne takılıp büyük bir acıyla yere düşen Frida, bu olaydan sonra geçirdiği çocuk felciyle hafif çelimsiz ve topallayan bir kadına dönüşür. ‘Tahta bacak Frida’ lakabıyla acıyla tanışır. Resimlerine sadece kendini, kendi öz yaşamını yansıtır ve kendini hiçbir zaman sürrealist kabul etmez. Çünkü o bilinçdışı değil tam olarak görüneni yansıtmaktadır. On dokuz yaşındayken geçirdiği otobüs kazasında hayatında önemli bir dönemdir. Bütün yaşamı korselerle, defalarca tekrarlanacak ameliyatlarla geçer fakat o hiçbir zaman yatağa hapsolmaz. Ölüm döşeğinde yataklara düştüğünde bile yataktan çıkması yasak olduğundan kendi sergisinin açılışına yatağa bağlı olarak gider. Diego Rivera ile çalkantılı bir aşk serüveni geçirir. Biseksüel bir kimliğe de sahip olan Frida, kadınlarla bile Rivera’yı aldatır fakat ömrü boyunca ondan vazgeçemez. Aralarındaki mektuplaşmalar fazlasıyla edebidir. . Kadınlık Çıkmazı - Feyza ALTUN . Kadın olmanın acımasız gerçeklerini muhteşem bir şekilde gözler önüne sermiş avukatımız. Şahane de bir kalemi olduğunu öğrenmiş oldum bu yazı vesilesiyle.
Edebiyat
KafkaOkur - Sayı 4 (Mart - Nisan 2015)KafkaOkur Dergisi · Kafka Okur Dergisi Yayınları · 2015582 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
This book I've never seen and heard that incredible book, I advise that someone wants invest their career, money, business. So, if you have some problem that book will help to solve your issues.
Düşün ve Zengin OlNapoleon Hill · Altın Kitaplar · 20213,290 okunma
10/10
·282 syf.··
2026 33. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2026 10:06
Hervé Guibert'in bu eseri edebiyat dünyasında sadece bir hastalık anlatısı değil, kendi kanıyla yazdığı bir ''otofoksiyon'' helecanı bıraktı. ''Beni Kurtarmayan Arkadaşa'' bir insanın bitmişliği, çöküşü, sezgisel imgeler yükleyen ve kendi aynasında yansımasını görebilen bir yazar. Total Eclipse filmini birçoğunuz biliyordur değil mi? Hani; Paul Verlaine ile Arthur Rimbaud'un eşi benzeri olmayan bir aşkını estetik şekilde sunuyorlardı bizlere. Ne kadar hoşnut bir şeydi değil mi! Hâlâ aklımda birçok sahnesi! Kitabı okurken en çok şu soruyla boğuştum: Bir insan, hayatta kalma şansı ile kitabını bitirme tutkusu arasında kalsaydı ne yapardı? Guibert, cevabını kitabın ortasında suratımıza bir tokat gibi çarpıyor: ''Kitabıma hayatımdan daha çok değer veriyorum.'' Bu bir delilik! Kitabın gizemli ve devasa gölgesi Muzil; namı değer Michel Foucault ta kendisi! Aşk dolu adam, sevgili, yoldaş, her şey... ölümü bir ketum gibi saklayıp asaletle giderken; Guibert tam tersini yapıyor. Kâh kusuyor kâh ağlıyor cildindeki sararmayı ve kaslarındaki erimeyi cerrah titizliğiyle not ediyor. Ama asıl mesele, kitabın ismindeki o gizemli Bill... Bill, hani o aşı vaadiyle Guibert'i bir buçuk yıl boyunca ketenpereye getirdiği ''kurtarmayan'' arkadaş... Onun narsisizmini, bir ''oyun kurucu'' gibi arkadaşların acılarıyla beslenişini okurken, insan dostluğun sınırlarının nerede bittiğini sorguluyor. Bill, Guibert için bir kurtarıcı değil, aslında yazılması gereken ''som altından bir karakter'' sadece. Hastane odalarından birinde o rutubetli koridorlarında aynadaki iskeletini görüp: ''Kendimi olağanüstü derecede yakışıklı buldum'' dediği an, kitabın kalbinin attığı yer. Kendi çöküşünde bir estetik bulan narsisizmini ölümüyle taçlandıran bir adamın hikâyesi bu. Virüsün vücuttaki hareketini bir ''boğa
1000Kitap
A L'Ami Qui Ne M'a Pas Sauve La VieHervé Guibert · Folio · 19932 okunma