Yalnızız, Peyami Safa’nın insanın iç dünyasını en derin şekilde anlattığı romanlardan biridir. Romanı okurken sadece olayları değil, insanların ruh hâllerini de görürüz. Bu yüzden eser, klasik bir hikâyeden çok insanın kendisiyle hesaplaşması gibi ilerler.
Romanın merkezinde Samim vardır. Samim, çevresindeki insanların sahte davranışlarından rahatsız olan, sürekli düşünen ve daha temiz bir hayat arayan biridir. Gerçek dünyanın bencil ve karmaşık yapısından kaçmak için zihninde “Simeranya” adını verdiği hayali bir dünya kurar. Bu dünya, insanların daha dürüst, huzurlu ve anlayışlı olduğu bir yerdir. Aslında Samim’in bu hayali, modern insanın gerçek hayatta bulamadığı huzuru temsil eder.
Romanda yalnızlık duygusu çok güçlüdür. Kalabalık içinde yaşayan insanlar bile birbirini tam anlamıyla anlayamaz. Peyami Safa burada şunu anlatmak ister: İnsan bazen en büyük yalnızlığı kendi içinde yaşar. Karakterlerin çoğu dışarıdan normal görünse de içlerinde korkular, çelişkiler ve mutsuzluk taşır.
Eser aynı zamanda toplum eleştirisi de yapar. Batılılaşma, ahlak anlayışı ve insan ilişkilerindeki samimiyetsizlik sık sık eleştirilir. Bu nedenle roman bugün bile güncelliğini korur. Çünkü modern insanın yalnızlığı ve anlam arayışı hâlâ devam etmektedir.
Kısacası Yalnızız, insan ruhunu, yalnızlığı ve gerçek mutluluğu arayışı anlatan güçlü bir romandır. Peyami Safa bu eserle okuyucuya sadece bir hikâye sunmaz; aynı zamanda insanın kendisini düşünmesini sağlar.