Zeynep Rana Pınar

Doluya koyuyordum almıyor, boşa koyuyordum dolmuyordu.
Sayfa 98 - Alex
Psikoloji
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yetişkinlerin savaştığı, bombalar attığı, birbirini kesip doğradığı, acımasızlığın kol gezdiği bir dünyada gençlerin yurtsever, dine bağlı, uslu, terbiyeli olmaları söz konusu değildir.
Sayfa 38 - Alex
Akakiy Akakiyeviç
Akakiy Akakiyeviç'i mezarlığa götürüp gömdüler. Böylelikle, Petersburg Akakiy Akakiyeviç'siz kaldı, sanki hiç yaşamamış gibiydi. Kimse tarafından tanınmamış, korunmamış, değer verilmemiş, kimsenin ilgisini çekmemiş bir varlık yok olmuştu. Sıradan bir sineği bile mikroskop altında inceleyen bir bilimcinin dahi yüzüne bakmadığı Akakiy Akakiyeviç, iş arkadaşlarının alaylarına katlanmış ve hiçbir olağanüstülük görmeden bu dünyadan göçüp gitmişti. Yalnız, ömrünün sonuna doğru acınası yaşamını canlandıracak tek bir şey girmişti hayatına: palto kılığındaki aydınlık bir konuk. Sonra hükümdarların, kralların, tüm dünyaya egemen olanların başına gelen mutsuzluk onun da başına gelmişti.
Sayfa 121
Bugünlerde herkes, kendilerine yapılan küçücük bir eleştiriyi bile, dahil oldukları topluluğa yönelik algılıyor.
Sayfa 82 - Palto
Hayata Dair
Bulantı Nedir?
Var olmak burada olmaktır sadece, var olan şeyler ortaya çıkarlar, onlara rasllanabilir ama onları hiçbir zaman çıkarsayamayız. Bunu anlamış kimselerin olduğunu sanıyorum. Ama onlar bu olumsallığı, kendi kendisinin nedeni olan zorunlu bir varlık uydurarak aşmaya çalışmışlardı. Oysa hiçbir zorunlu varlık varoluşu açıklayamaz: Olumsallık bir sanrı, ortadan kaldırılabilecek bir görünüm değil mutlak olandır ve bu yüzden kusursuz bir temelsizliktir. Şu bahçe, şu kent, ben, her şey temelsiz ve nedensizdir. Bunun farkına vardığınız zaman yüreğiniz burulur; geçen akşam Rendez-vo- us des Cheminots'da olduğu gibi her şey dalgalanmaya başlar: Bulantı budur işte.
Sayfa 192 - Can Yayınları, Roquentin