Puan vermedi·303 syf.··
2026 40. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:27
Benim için Siyah Süt, annelik, kadınlık, üretkenlik ve bireysellik arasında sıkışıp kalan bir kadının iç dünyasına yapılmış samimi bir yolculuk gibiydi. Elif Şafak, kendi deneyimlerinden yola çıkarak doğum sonrası yaşadığı duygusal karmaşayı ve yazarlık kimliğiyle annelik rolü arasındaki çatışmayı oldukça içten bir dille anlatıyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, insanın içindeki farklı sesleri ve karakterleri görünür kılması oldu; çünkü bu yönüyle hepimizin zaman zaman yaşadığı kararsızlıkları, korkuları ve beklentileri sembolik ama anlaşılır bir şekilde yansıtıyor. Bana göre kitap sadece annelik üzerine değil, aynı zamanda kişinin kendini kabul etme ve hayatındaki farklı kimlikleri uzlaştırma mücadelesi üzerine de güçlü bir anlatı sunuyor. Yer yer deneme, yer yer anı niteliği taşıyan bu eser, akıcı dili sayesinde kolay okunuyor; ancak asıl etkisini, okuru kendi iç dünyasını sorgulamaya itmesinden alıyor. Bu yüzden ben Siyah Süt’ü, özellikle kimlik arayışı, üretkenlik kaygısı ve hayatın dönüştürücü süreçleri üzerine düşünmek isteyenler için samimi ve düşündürücü bir kitap olarak değerlendiriyorum. Kitapta ayrıca tarihte iz bırakmış birçok kadın yazardan söz edilmesi, anlatımı daha zengin ve etkileyici hâle getiriyor. Elif Şafak, özellikle annelik ve yazarlık arasında denge kurmaya çalışan kadınların yaşadığı zorlukları göstermek için farklı dönemlerden kadın yazarların hayatlarına değiniyor. Bu örnekler sayesinde, kadınların sanat üretirken toplumsal beklentilerle nasıl mücadele ettiklerini ve buna rağmen edebiyat dünyasında kalıcı eserler bıraktıklarını görüyoruz. Böylece kitap, yalnızca yazarın kişisel deneyimlerini değil, aynı zamanda kadınların tarih boyunca verdiği var olma ve üretme mücadelesini de gözler önüne seriyor. Bu yönüyle Siyah Süt,
İnceleme
Siyah SütElif Şafak · Doğan Kitap · 202411,3bin okunma
10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2026 201. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 19:22
Antik kentleri gezmeyi sever misiniz? Ben bayılırım..Hani bir yolculuğa başlarsınız, mavi tabelaları takip edersiniz .Arada da karşınıza kahverengi tabelalar çıkar. Hah işte ben onları görünce çok heyecanlanıyorum. Eşimin memleketi olan Aydın a ve Izmir e de yılda en az 3 kez gittiğimiz için sık sık gittigim Ege rotasındaki antik kentleri anlatan bu kitabı kaçırmayayım dedim .. Sanat tarihi ve arkeoloji ile ilgili bir yazardan bunu okumak harika oldu . Izmir de Agora ,Smyrna,Teos ,Efes ; Aydın da Tralleis ,Nysa,Apollon Tapınağı.Magnesia gittigim bazı antik kentler.Ama orda okuduklarımdan çok daha ötesini okudum bu kitapta. Bazıları sadece taş olarak nitelendirse de (yo yo kocam degil asla :)) benim için antik kent gezmek çok acayip ..Bastığım her yerde acaba burda kimler yaşadı? neler yaşandı? diye düşünmeden edemiyorum.Hele de mitolojik bir kitap okuyorsam kafamda canlanıyor o sahneler sanki .. Özellikle Teos ve Efes en etkilendiğim kentler .Teosta doğayla o kadar içiçe ki şehir ,gezerken incir Ağaçlarının meyveleri karşılıyor sizi .Yüzyıllardır ayakta duran zeytin ağaçları...Düşünsene ya M.ö yaşanmış kentler var .Gerçekten çok inanılmaz bit heyecan.. Tarıh ,gezi rotaları sizi de heyecanlanıyorsa bu kitap da size rehberlik edecek ..Umarım diger bölgeler için de çikar kitapları... Kitapla kalın dostlar ... Antik Rotalar Oğuzhan Karadirek
Antik RotalarOğuzhan Karadirek · Maya Kitap · 202516 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ayrılık, Dipsiz Kuyu
Puan vermedi·256 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
Duygusal biri olarak bu kitabı okumak hem bana çok ızdırap verdi hem de sayfalar arasında kendimi kaybettim; kitap bitene kadar da yönümü bulamadım çünkü kitap beni, tabiri caizse girdabına almıştı ve kitabın esaretinden zor kurtuldum. Yazarın kalemini bu kadar içten ve dürüst bir şekilde kullanması nefes alışımı engelledi; her sayfası ayrı bir değer, ayrı bir yaşanmışlık barındırırken her sayfasında insanın kendini görmesi kaçınılmaz oluyor. Her kitabında çıtayı bu kadar yükseltmesini aklım almıyor; bu denli kalemini ustaca kullanan, hayatın içindeki olayları sade ve okuyucuyu yaşanan olaya tanık etmişçesine aktaran, okuyucunun yüreğini bin parçaya bölerek kılıcını ustaca konuşturan yazarın karşısında saygıyla ve sevgiyle eğiliyorum. Gelgelelim hepinizin hayatında en az bir kere yaşadığı ya da yaşayacağı ayrılığa; içine düştüğümüz o dipsiz kuyuyu yazar bakın nasıl da güzel tanımlamış: "Ayrılık, insanın içini dökmekten vazgeçmesidir. Ayrılık, türküsünü söyleyecek kimsenin kalmamasıdır. Ayrılık, güneşin bir ceza gibi doğması. Ayrılık, o küçük usta ölüm." Kendi adıma konuşmak gerekirse böyle sanatçıların ülkemizde yetişmesi ve o muazzam kalemini "sanat toplum içindir" düşüncesiyle konuşturması beni çok onurlandırdı. Sizin gibi sanatçılarımızın varlığı bize gurur veriyor ve bizler ancak sizin gibi kıymetli değerlerin eserlerini okuyarak gelişebiliriz. Saygıyla. Sevgiyle. 🩵
İnceleme
İnsanın Acısını İnsan AlırŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814bin okunma
10/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 15:53
Kendisini Flu Tv'nin Olmaz Öyle Saçma ... serilerinin sosyoloji bölümünde ve Dücane Cündioğlu ile yaptığı videoda ilk defa görüp kitabını okuyayım dediğim kişi. Bkz. youtu.be/kFqlnj8Lf7E?si=... Kendisi akademisyenmiş, daha doğrusu emekli olmuş galiba. Sosyoloji ve uluslararası ilişkiler okumuş. Kitabı kültür ile ilgili, başlığından da anlaşılacağı gibi sanat ve politika, toplum, kültür, medeniyet, sanat, edebiyat konuları ile ilgili. Ayrıca okumak istediğim böyle bir kitabı da var Modernleşmenin Zihniyet Dünyası Bir Tanpınar Fetişizmi . Kitapta bolca Ayrıntı Yayınlarından çıkan kitaplardan alıntı ve atıf var. Değişik bir bakış açısı var. Okunmalı.
Poetik ve PolitikBesim Dellaloğlu · Timaş Yayınları · 2020143 okunma
Handan... Yine Handan... Yine Handan...
6/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 00:18
Bu bir buhran, bu bir ihanet bu bir cinayet... Güzel olan her şeyin ölümünü izliyorsunuz bu kitapta; Eş sevgisi, evlat sevgisi, okuma sevgisi, sanat sevgisi, güven, sadakat... Neriman'ın abartılı bir şov halini alan Handan sevgisi , Refik Cemalin basiretsizliği ve Handan' ın çalkantılı ruhu. Kim iyi kim kötü kim haklı kim haksız karışmış bir halde kitap bitti. Geriye nedenini bilmediğim bir öfke bıraktı. Neriman , hastalık halini almış Handan sevgisini ilk günden itibaren eşine bulaştırmıştır. O kadar Handan' ı övmüştür ki o kadar onu anlatmıştır ki Handan eşi ile arasında yaşıyor gibidir adeta. Handan dan bir duvar örmüştür aralarına. Neriman rahatsız edici bir saflıkla Handan ile Refik Cemal'i birbirine itmiş gibidir. Sürekli onları yalnız bırakır, gezmelere gönderir gece erken yatıp saatlerce sohbetlerine izin verir. E ne olacaktı sonunda Neriman ? Sonu baştan yazıldı bu işin. Refik Cemal ise karısını sevmiştir sevmesine ama kibar sözlerle onu yavan bulduğunu da inkar etmez. Güzeldir, safdır, temizdir falan filan ama fikirleri sığdır entelektüel anlamda ona yetmez. Onu sever güya ama karısını aldatmaktan da çekinmez. Kendi elleri ile adım adım ördüğü bu hapishane için kim ona acıyabilir ki. Güya kalbini Neriman ile aklını da Handan dolduruyormuş. Oldu paşam, başka? Handan... Yaşını sonradan öğrenince biraz ona acımadım desem yalan olacak. 17 yaşında evlenmiş. Sevdiği adamı reddederek ölümüne neden olmuş ve son zamanlarda tanıdığım en pislik en zampara adamlardan biri olduğu adının geçtiği ilk anda belli olan Hüsnü Paşa ile evlenmiş. Hüsnü Paşa onu aldatmalara doymamış, bunu açıkça anlatmaktan çekinmemiş. Hatta kadın sohbetlerini Handan ile bile yapmış. Handan bu kadar akıllı bu kadar kendini geliştirmiş bir kadın olmasına rağmen kocasına hep göz yummuş.
1000Kitap
HandanHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 20197bin okunma
5/10
·203 syf.··
2026 2. kitabı
Kitap toplam 203 sayfa. Ön söz, mukaddime, aforizmalar ve son iki sayfada iki adet şiir şeklinde bir yapısı var. Aforizmalar kısmı 1814 adet ve farklı dönemlerde kaleme alınmış olanlardan oluşuyor, bir derleme niteliğinde yani kitap. Aforizmalar çok keyifli, yazarın gözlem yeteneği çok yüksek. Hayatın her alanına dair tespitler var: Aşk, sanat, din, siyaset, toplum yapısı... Çok fazla aforizmada bir şeyleri eleştirme surumu söz konusu ve yer yer ironi tekniği kullanılarak yapılmış bu eleştiri işi. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve bazı aforizmalar bana, acaba bu yazar kadın düşmanı mı, diye sorgulattı çünkü "Bir kadın düşmanı demiş ki..." tarzında ve bir noktada cinsiyetçilik olarak adlandırılabilecek birden fazla aforizma mevcuttu. Kitabın bazı noktalarındaysa tam tersi şekilde, sanırım yazar cinsiyetçi değilmiş, diye düşündürten aforizmalar da okudum. Dolayısıyla işin sonunda yazarı cinsiyetçi ya da değil şeklimde kafamda etiketleme çabamdan vazgeçtim ve her aforizmayı yazarın salt gözlemi olarak değerlendirmeye karar verdim. Bunlardan ayrı olarak, söz konusu yayınevinin eseri günümüz Türkçesine çevirişinde hafif özensizlikler/hatalar mı vardı yoksa orijinal metinlerde veyahut diğer yayınevlerinin eserlerinde de aynı durum söz konusu mudur bilemiyorum ama bazı aforizmaları anlamakta, mantığını oturtmakta çok zorlandım. Birkaç aforizmadaki yazım hataları da akıcı şekilde okuma keyfini baltalıyordu. Dolayısıyla sırf aforizmalar içerdiği için çok kısa sürede kolayca okuyacağımı sandığım bu kitabı maalesef, biraz kendimi zorlayarak ve umduğumdan çok daha uzun sürede bitirebildim. 10-20 adet aforizmaya ise kitap boyunca birden fazla kez yer verilmiş olduğunu fark ettim. Aforizmalar genel olarak keyifliydi, çok fazlasının da altını çizdim ve bazı konularda da farklı bakıl
Tiryaki SözlerCenap Şahabettin · Kapra Yayıncılık · 01,375 okunma