Düşünceyi aktarabilme sanatı.
İnsanlık tarihindeki en güçlü insanlar her zaman en güçlü savaşçılar olmadı. Bazıları sadece düşüncelerini insanlara aktarmayı ve onları etkilemeyi iyi biliyordu. Ağzımızdan çıkacak birkaç söz bile karşımızdaki insanın duygu durumunu, düşüncelerini hatta bazen kararlarını değiştirebilir. Fiziksel mücadelenin yerini bazen zihinsel mücadele alabiliyor. Düşününce biraz ürkütücü aslında. Antik Yunan’da Aristoteles’in de üzerine düşündüğü bu alana retorik deniyordu. "İnsanları ikna edebilme ve düşünce aktarabilme sanatı." Ben de biraz bu konu üzerine düşünüp öğrendiklerimi burada paylaşmak istiyorum. İnsanları ikna edebilme sanatı derken biraz daha derine inmek gerekir. Karşımızdakinin duyguları ve mantığıyla verilen bir mücadeleden bahsediyorum. Aristoteles bu fikirleri ortaya koyduğunda yaklaşık 2300 yıl öncesiydi. Buna rağmen hâlâ elimizdeki en güçlü araçlardan biri olması bana oldukça ilginç geliyor. Bugün birçok siyasetçi, reklamcı, sosyal medya fenomeni ve büyük marka hâlâ aynı teknikleri kullanıyor. Peki nedir bu retorik? 1- ETHOS İnsan karşısındakine çoğu zaman ön yargıyla yaklaşır. Bu yüzden ilk yapılması gereken şey güven oluşturabilmektir. Karşımızdaki kişide uzmanlık, samimiyet ve tutarlılık hissi bırakabilmeliyiz. Çünkü insanlar önce söylenen şeyi değil, söyleyen kişiyi tartar. Eğer karşınızdaki insan konuşma boyunca kendi içinde sürekli “Bu kişiye inanmalı mıyım?” diye sorguluyorsa büyük ihtimalle Ethos kısmında başarılı olamamışsınız demektir. 2- PATHOS İnsan kendini ne kadar mantığıyla hareket ediyor sansa da duyguları kararlarında her zaman daha etkin rol oynar. Korku, umut, öfke, heyecan veya aidiyet hissi düşüncelerimizi fark ettirmeden etkileyebilir. Bu kısmın özü ise karşımızdakinin ne hissettiğini anlayıp iletişimi buna göre şekillendirebilmektir.
13 yıl sonra siz çıkıp konser yapın ama sınava denk gelsin ben böyle şansa küseyim. Konserde biri Ali Atay'a Mecnunun hırkasına benzer bir hırka veriyor bir de o hep içimizde bir yerde yaşamaya devam edecek.

Aynur

@Opheliiaaaa
·
Bir kış gecesinde küçük ve bahçesi olan evimizde, battaniyeye yumulup Leyla ile Mecnun izleme hayaliyle.. Sakız çiğner, gazeteye sarılan meyve suyu ile birlikte dertleniriz de:')
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
DUYURU!!
Arkadaşlar hepinizden rica ediyorum bu hafta sonu sınava girecek bütün yks öğrencileri için dua edin hepimizin bu dualara çok ihtiyacı var .. Şimdiden hepinize teşekkür ederim Her beğeni bir dua (Kampanya başlatmış gibi oldum ama işimi şansa bırakamadımm 🫡)
Çanta ve ayakkabı görüşüm sebze ve meyve için de geçerli
Bugün pazardayken ikişer şekilde dört plastik kasayı ayaklık yapıp üzerine 3-4 m biraz kalın ama yetişkin biri için hafif bir plastik ile tezgah yapıp üstüne plastik hasırlar dizmiş bir yer vardı. Ben annemleri beklerken etrafa bakıyordum ve çocuğun bir şeyler yaptığını görünce orada durdum. Geriye doğru devrilmişti bir köşeden tutup ondan daha da küçük olan çocuğa sesleniyordu ama gelmedi hemen. Ve ben birkaç adım attım ona tutmak için o sırada içeride yatan adamla göz göze geldim. Çocuğun halini görüp gelmiyordu. Buna gıcık oldum. Bir an tereddüt etsem de diğer velet gelince yumuşak tonda "Sen de karşıya geç istersen. Burayı ben hallederim." deyip gülümsemiştim. Ve geri çekmiştik. Onlar hafif tarafta ben baya hasırla dolu taraftaydım. Yardıma gelmiş diye "Gerek yok sen bekle." demedim büyüğün yanına yolladım. Bir yandan da kalabalıkta olmanın farkındalığıyla çekimserim. O yüzden biraz durmuştum ama buraya kadardı. Ben hasırlar düşmeden çekeriz sandım ama biraz gecikme ile düşmüşlerdi. En azından tezgah olan o plastiği doğru düzgün yerleştireceğiz derken çocukla alttaki birbirine bağlı olmayanlar düştü. O an sesli güldüm. Ve "Tek başına yaparken zordu şimdi üç kişiyken daha da zor oldu değil mi?" deyip çocuğu yoklarken düzeltip dizdik ve babamların geldiğini görüp onlara katılırken "Ne oldu, ne yapıyordun?" diye tuhaf tuhaf bakmışlardı. "Güçlü ve cesur çocuğa minik bir yardım takviyesi sağlamaya çalışıyordum." deyip giderken çocuğu unutmuştum. Bana "Eline sağlıııkk." diye biraz yüksekten yetişince ona dönüp gülümseyerek "Ne demek kolay gelsin." el sallayıp önüme döndüm. Çocukluktan olan o el sallama olayını çocuklara yapmayı çok seviyorum. Sonra "İçeride büyük biri vardı. Çocuğun halini görüp gelmedi. Çocuk için zordu yani, kör olan görür." deyip biraz sinirle
Duygu ve Düşünce
Bazı kapılar açılmadı; çünkü sana ait değildi. Bazı insanlar hayatından çıktı; çünkü onlar bir kitap değil, sadece bir sayfaydı. Bazı fırsatlar kaçtı; çünkü senin şansa değil, tecrübeye ihtiyacın vardı. Güzel olan; her şeyin sonunda hayra çıkacağı ümidiyle yaşayan bir kalptir. Bizim için takdir edilen her şey hayırlıdır… Acı olsa bile..
Hayata Dair
İnsan kendini anlatırken dürüst olduğunu sansa da, yıllar geçtikçe yaşananların etrafına yorumlar eklenir ve gerçekle yorum birbirine karışır. Geçmiş hikayeleri sadece hatırlatmaz, aynı zamanda yönlendirir; eski bir hata veya hayal kırıklığı yeni adımların önüne geçer. "Ben güvenemem" veya "Benden bu kadar" gibi cümleler tekrarlandıkça karakter haline gelir. Yani geçmişini anlatan geçmişinde yaşar.
Psikoloji