Kanadı kırık bir kuş olmak ya da kadın olmak...
8/10
·152 syf.··
2026 38. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 23:59
Bir kız çocuğu; doğduğu evde önce babasız kalmış, sonra annesi onu görmeyi unutmuş, babalığı dövüp sövmüş, zengin bi eve hizmetçi diye satmış. O evde başına gelmeyen kalmamış. Ama hiç dur diyememiş kimseye, yapma diyememiş çünkü başkaldırı nedir hiç bilmemiş. İtaat etmiş hep. Öleceğini öğrendiğinde bile bir kelime edememiş hakime mahkeme salonunda, işlemediği bir suçtan hem de. Oysa suçu olmayan tek kişi oyken. O hakim, çocukluğundan beri horgörülen. Herkesin sidikli dediği, kokan bi çocuk o da. Ne bilsin o yaşlarda kendine bakmayı. Ev denemeyecek bi evde kendine bakacak hali olmayan annesi ona da bakamamış, temizleyememiş, giydirememiş. Ama o şanslı sayılanlardanmış bir şekilde bulmuş yolunu, kurtulmuş o evden. Onu aşağılık görenler önünde ceket ilikler olunca bu gücü sevmiş belli ki. Çocukluğunun hıncını da, aşağılanmanın nefretini de önündeki biçareden çıkarmış. Kadınlara ölesiye kinli zaten, anasında başlamış bu kini. Karısında devam etmiş ama onlara gücü yetmemiş zamanında. Diğeri de kendini yeni keşfeden, kimliğini bulmaya çalışan yeniyetme. Düşünmeden soyunmuş kurtarıcılığa. Kendine bi karakter arayışında, olan yine kadına olmuş sonunda. Toplumun utancı deriz, ama kimse toplumun bir parçası olduğunu kabul etmez. Herkes parmakla diğerini gösterir. Kendimize bakmayı hatırlatan bir kitap...
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,6bin okunma
Küçük Yuvarlak Taşlar
10/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Arafta kalmışlara… Anne olamamış, evlatlığı ise layıkıyla tadamamış olanlara… Duygularını yormadan, yorulmadan, yörenizden, ılık ılık esen rüzgar gibi anlatan bir hikaye. Yine ve yeniden içime işleyen son sayfada birkaç damla gözyaşı bıraktığım bir kitap oldu. Ebeveynlerinden en az biriyle etkileşim kuran Elif’i de inceden kıskandığımı itiraf etmeliyim. Herkes bu kadar şanslı olmuyor. Son zamanlarımın en çok özdeşim kurduğum yazarı Melisa Kesmez, şahaneydi…
Küçük Yuvarlak TaşlarMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20226,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:33
George Orwell zihnine, yazarlığına ve kalemine diyecek kelime bulamıyorum. Her detayı ustaca kaleme alınmış hem o dönemde hemde gelecekte etkisini sürdürecek zamansız bir başyapıt. İnsanlığı kendi çıkarları için kontrol mekanizmasına dönüştürmüş bir iktidar. Zihin kontrolü ve baskısı alanında uzmanlaşmış bir yönetim. Bireyselliği, insanın kendi aklını kullanmasını yasak kılmış bir ülke. Gelecekte insanlığın başına gelebilecek en büyük yıkım. Doğru zamanda ve doğru bilgi birikimine sahipken okuduğum için kendimi şanslı hissediyorum.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
Puan vermedi·284 syf.··
2026 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:20
Zeynonun oğlu kitabından önce okunması gereken eser.Romantik ilişkilerin bol olduğu , akıcı bir roman .Her karakterin kendince kusurları var .Özellikle Azize tam bir Barbie bebek .Hayatının iplerini en baştan eline alması gerekirdi .Zeyno bana gerçek hayattaki şanslı ama itici karakterleri hatırlattı.Hasan ise başlı başına bir sıkıntı .Bencil ve küstah .Saffet karakteri de umarım hikayenin sonunda mutlu olacağı bir hayata sahip olmuştur .
Kalp AğrısıHalide Edib Adıvar · Özgür Yayınları · 20003,073 okunma
8/10
·184 syf.··
2021 6. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2021 00:00
genki kawamura'nın yazmış olduğu 2021 yılında Türkçe'ye çevrilmiş olan kitabıdır. bizde canım kitap - edebiyat kulübü ile okumaya karar vermiştik. bazı temin problemlerinden toplu okuyamadık ancak, ben kitabı alabilen şanslı kesimden olunca, okudum. azıcık spoiler içerebilir dikkatli olmanızı tavsiye ederim. öncelikle kitabın konusundan bahsedecek olur isek, bir posta memurunun birden bire ölümcül bir hastalığa yakalandığını ve artık çok ileri olduğu için kısa bir sürede vefat edeceğini öğrenmesi ile başlıyor. hazır ölen biri var diyerek, şeytan çıkıp geliyor ve bir teklifte bulunuyor. teklif basit, dünyadan bir şey kaybolacak, karşılığında bir gün daha yaşayacaksın. başlangıçta mantıklı, bir sürü obje nesne var etrafta, sonsuza kadar bile sürebilir bu diye düşünüp karakterimiz, kabul ediyor. ve böylelikle oyun başlıyor. kitap, dini inançlarda olan dünyanın 7 günde yaratılması inancına atıfta bulunarak, kitabı 7 bölüme ayırıyor. aynı zamanda her bir gün bir nesnenin kayboluş günü. pazartesiden pazara uzanan bu yolculukta, duygusal olarak ana karakterimizi gözlemliyoruz. onun içsel yolculuğuna şahit olup, en önemli sorunların bile bir adım ile çözülebilir olduğunu anlıyoruz. kitap çok sade ve yalın bir dille kaleme alınmış. bu nedenle de okuması çok kolay. çevirmenin de bunda payı büyük tabi, bu nedenle dex yayın evini ve çevirmen deniz Topaktaş'ı tebrik etmeden geçemeyeceğim. tüm ekibin sayesinde, uzun zamandır eline aldığı kitabı bir türlü bitiremeyen ben, zevkle bir kitabı bitirebildim. kimlere tavsiye ederim kitabı diye soracak olursanız, hafif duygusal ama eğlenceli kitaplar tam benim zevk aldığım kitaplar diyorsanız, hiç çekinmeden başlayabilirsiniz. şimdiden iyi okumalar.
Bir Gün Kediler Dünyadan Yok OlsaydıGenki Kawamura · Dex Yayınevi · 20212,299 okunma
Düşünüyorum o halde varım
Puan vermedi·264 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 16:52
Öncelikle kitap, diğer kitaplara nazaran farklı bir hava sunuyor bize. Dönemin almanyasına göre baya farklı türde ve özenle hazırlanmış bir kitap diyebiliriz. Yazarımızdan yola çıkalım, ilk olarak yazarımız diğer insanlara nazaran biraz daha şanslı doğmuş biridir. Bunun nedeni yazarımızın babasınında tarih mezunu olup yazar olmasıdır. İkiside tarih bölümü bitirmiştir fakat yazarımızın yazar olma serüveni biraz karmaşıktır. Oyunlar, fıkralar , makaleler derken sonra yazarlığa başlamıştır. Kitabın içeriğini yorumlarsak kitapta; tek bir türün değil, bir sürü türün hakimiyetini görüyoruz. Başlangıçta biraz hüzün, sonrasında polisiye, sonrasında cinayet, sonrasında gizem türüne evrilen bir kitap. Bu nedenle tek bir tür içeriğinde barındırmamız doğru olmaz ve bu tür karmaşıklığın kusursuz ahenki sayesinde kitap, günümüze kadar halen popülaritesini sürdürmekte ve döneminin de en vurgulu kitaplarından sayılmaktadır. Kitabın konusuna gelecek olursam, bazı kısımlarını okurken beni gerçekten rahatsız eden partlar çok fazlaydı. Yazarımız ve çevirmenimiz bu konuda gayet iyi iş çıkarmışlar. Başta o bebeğe yöneltilen betimlere üzülürken daha sonrasında bizi bir merak duygusu kaplıyor. Nasıl yaptığı ve neden böyle olduğuyla ilgili. Ana karakterimizin koku hafızası ve duyusu diğerlerine göre çok daha iyi olduğundan bu kendine bahçedilmiş özellikle birlikte kendi içsel arayışına çıktıktan sonra yaşadığı zorlukları görüyoruz. Ardından bununla birlikte yaptığı cinayetleri. Ana karakterimizin gerçekten duygusu var mıydı yoksa sadece kokusunu alabildiği şeylere mi bir anlam atabiliyordu. Sadece bir kez duygu hissediyordu o da kokusuyla tanımlayabildiği için. Karakterimizi kötü ya da iyi diye bir kefeye koymak doğru olmaz sadece psikopat. O döneme nazaran da bakarsak: savaş zamanları kıtlık
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201827,3bin okunma