...bakıcı yardımı olmadan sayfa çeviremeyeceği için fiziksel kitap okumakta ne kadar zorlandığını gayet güzel anlatmıştı. Evet, o sağlıklı insanlar ne kadar da şanslı olduklarının farkında değildi.
Sevmek bir sanat mıdır? Öyleyse eğer, bilgi ve çabaya gereksinimi vardır. Yoksa sevgi, kaderin bir lütfuyla şanslı olanlarımızın "kapıldığı" tatlı bir duygu mudur?
"Onu şımartır, yüz verir, alttan alır ve hatta ona teslim bile oluruz. O da bunu, zaten taa en başından bilmektedir. Eğer çok şanslı değilseniz, karşınızdaki şımarır, ipin ucunu kaçırır. Bin pişman olur, incinir, düşkırıklıklarıyla yaralanır ve acı çekersiniz sonunda."
Toprağa verdiğimiz er yine de şanslı. Hiç olmazsa bir mezarı, mezar taşı var. Gelen geçen yolcular ruhuna Fatiha okuyabilecekler. Ya Balkan'da bıraktığımız şehitler? Ne bir mezar taşları var ne de Fatiha okuyanları... Artık onlar gurbette sayılır. Kendi devlet sınırımızın dışında kaldılar.