Yurt bilgisi öğretmenimiz o döneme özgü çok ilginç tiplerden biriydi. Bu tipler o günlerde çok görülürdü. Bunlar giyinişleri, kılıkları, kafa yapıları, konuşmaları, davranışları, her şeyiyle, Batı ile Doğu'nun kırması, padişahlıkla cumhuriyetin karışımı, yerliyle yabancının alaşımı insanlardı.
Muayeneye giren çocuğu, içi kül dolu bir kaba yellendirirlermiş. Yel ne denli çok kül kaldırırsa o denli iyi, o denli yiğitlik sayılıyor. Yel hiç kül kaldırmazsa, çok kötü..." Mangalda kül bırakmaz" sözü, sonradan bir alay sözü olarak kullanılmış olsa bile, kabadayılığı, yiğitliği anlatmak için söylenir.