Esir Şehrin İnsanları, Esir Şehir serisinin ilk kitabı ve Kemal Tahir'in en sevilen, en bilinen eserlerinden bir tanesi... 2000'lerin başında TRT tarafından yanlış hatırlamıyorsam 6-7 bölümlük bir dizisi de çekilmişti.
Bu eser, daha doğrusu bu seri pek çok açıdan önemlidir. Serinin diğer iki kitabını incelerken de kısaca değinmiştim. Bugüne kadar yakın tarihimizde yaşananları genellikle tarih okumaları üzerinden öğrendik. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ve kurtuluş mücadelesi çoğumuz için belli bir döneme kadar sadece bir ders konusu olarak kaldı. Bu durum eğitim sisteminin konusu ve üzerinde ayrıca tartışılabilir.
Kemal Tahir ise, edebiyatın sonsuz olanaklarını ustalıkla kullanıp bu seriyi yazarak o günlere içeriden, hayatın kalbinden bakıp bizlere yeni ve alternatif bir tarih okuması hediye ediyor. Evet bir lider var, bir meclis var, düşmanlar var, savaşlar var... Ancak bir de günlük hayatını süren koca bir halk var. Zengini, fakiri, esnafı, okumuşu, cahili, mahpusu, aydını, kadını, genci, çocuğu, yaşlısı... Kısacası, günlük hayatını idame eden koca bir halk... İşte bu kitabın bu kadar değerli olmasının bir sebebi, o yıllara bir de halkın gözünden bakabilmemizi sağlamış olması. Hayatını dünyayı gezerek, kaygısız bir şekilde yaşayan mirasyedi bir Türk aydını, ülkesinde yaşanan kurtuluş mücadelesine kayıtsız kalamıyor ve tası tarağı toplayıp ülkesine dönüyor. Gördüğü manzaraya anlam vermekte ve uyum sağlamakta çok zorlanıyor. İşin maddi tarafı da var... Dışarıdan bakınca bilgili, kültürlü, 2-3 dil bilen, dünyayı görmüş bir aydın... Ancak böyle bir mücadelede nasıl bir katkı sağlayabileceğini kestiremiyor. O da eski arkadaşlarının aracılığıyla çareyi bir gazeteye girip mücadeleye oradan katkı sunmakta buluyor.
Bu süreçte hayatına çok farklı karakterler dahil oluyor.