7/10
·356 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 14:51
Kitabın ümumi məğzi xoşuma gəldi. İç dünyayla hesablaşmalı olduğumuz məqamlar, vicdanımızın səsi, empatiya duyğumuz, İQ ilə yanaşı EQmüzün də inkişaf etməli olduğu məqamlara toxunulur. Sadəcə xarakterlər dünyagörüşsüz idi. Orxan necə olur ki, insanları anlamadan "Satış mütəxəssisi" olur? Ya da heçmi bəzi şeylərdən xəbəri yoxdur? Bəzən elə yerdə elə suallar verirdi ki, məəttəl qalırdım necə bilmir deyə. Hələ Aytəkin. İqtisadiyyat oxuyur(ki bilirik iqtisadiyyat 2ci qrupdadır və coğrafiya fənni var) ancaq coğrafi bilik sıfır. Dan ulduzunun adını belə bilmir. Belə absürd yerlər bir düşündürdü əslində məni. Məğzi bəyənib xarakterlərə isinə bilmədim. Tək sevdiyim Zahir bəy obrazı oldu. Sonu isə düşündürdü.
Dan UlduzuElçin Əzimli · Teas Press Nəşriyyat · 2019153 okunma
6/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:00
İntihar Dükkanı da son zamanlarda çok konuşulan kitaplardan biriydi. Bir insan neden intihar ederi sorgulatan depresif bir kitap sanabilirsiniz ama değil aksine tam bir kara mizah kitabı. Hayatın yüküne dayanamayanlar son alışverişini yapıyor. Düşünün ki ölmek istiyorsunuz ve gittiğiniz dükkanda nasıl ölmek istiyorsanız onunla ilgili tüm malzemeler ve yöntemler var ve kesin çözüm risksiz. Ne çok farklı intihar yöntemi varmış diyor da özendiriyor sanmayın. Zehirler, ipler, tıraş bıçakları, öldüren öpücükler ve daha birçok intihar yöntem paketleri mevcut dükkanda. Dükkanda satış yapan tüm aile depresif ve intihara meyilli ama dükkanı işletmek için edemiyorlar. Ailenin en küçüğü hiç birine benzemeyen hayat dolu bir çocuk. Ama kitabın son cümlesi beni adeta şok ediyor ve uzun süre boş boş duvara baktığımı hatırlıyorum.
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2026 175. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 09:35
Merhaba sevgili dostlarım Bugün Beyaz yakalılar için bir kitap önerisiyle geldim. Nedir beyaz yaka ? Beyaz yakalı, fiziksel güçten ziyade zihinsel emekle, genellikle ofis ortamında yönetim, planlama, analiz ve idari işler gibi görevlerde çalışan kişilere verilen genel bir tanımlamadır.Onun karşısında mavi yakalılar terimini görüyoruz. O ise daha çok beden gücüyle çalışanları temsil ediyor .Bu şekilde çalışanlar genelde önlük giydiği için mavi yakalı ,diğerleriyse daha prezantabl,şık .. Evet her dönemde insanların en büyük hedefi iyi okulları bitirip ,güzel bir işe başlayıp ,belki evlenip hayatını kurmak ..Ama iş hayatı tam bir sirk çadırı diyorum ben .Her türden insan var ,İyisi, kötüsü, fesatı, kıskancı, dostane,sahtesi ...Tiyatrolar dönüp duruyor.Nerden bildiğimi sormayın Bu kitapta dört mevsime benzetilmiş çalışma hayatı .Öyle diger kitaplarda ki gibi beş adımda yönetici olun,on adımda iyi sekreter olmanın yolları gibi hedefler yok .Ama samimi bir dil var .Anlatılan kısa pasajlar var. Mesela beni Ikea hikayesi çok etkiledi .Ikea İsveç te 1960 lı yıllarda kurulmuş büyük bir dünya devi .Ben de çok seviyorum ,tarzıma çok yakın. Evimin nerdeyse herşeyi Ikea dan .Biliyorsunuz onların sistemi demonte mobilyalar .Kendin alıp evde kendin monte edersen çok ucuza geliyor .Mağazaya gittiginde insanlar pesinde dolaşmıyor satış yapmak için .1970 lerde Japonyada mağaza açıyor. Ama orda iş yapamıyor. Çünkü Japonların evleri küçük. Ikea mobilyaları ise kocaman. Ayrıca Japonlara monte etmek falan saçma geliyor .Onlar hizmet bekliyor .Ve mağaza kapanıyor . Yani herkese aynı muameleyi yapamazsın.Iş hayati da tam da böyle bence .. Hayata yeni atılacak gençlere bir başucu kitabı bu .Kapatıp rafa koymadan, el altında bir rehber ... Kitapla kalın dostlar... Beyaz Yakanın Dört Mevsimi Eren Gülsever
Beyaz Yakanın Dört MevsimiEren Gülsever · Ceres Yayınları · 20262 okunma
10/10
·400 syf.··
2026 153. kitabı
𝙺𝚒𝚝𝚊𝚋𝚎𝚟𝚒 𝚂𝚊𝚟𝚊𝚜̧𝚕𝚊𝚛ı Herkese Merhabalar... Sizlere harika bir kitap ile geldim. Biz kitap kurtları tabi ki isminde kitap geçen her şeyi ayrı severiz. Hele böyle ponçik kapaklı kitap olunca da bir ayrı severiz. Eee kitabevinde geçince sevilmez mi? Hem de nasıl sevilir bayıla bayıla da okunur. İçeriği ile de harika olunca tabi ki okurdan da 10/10 puanı alır. Okuma tembelliğinden çıkaracak. Eline alınca bırakılmak istenmeyecek şahane bir kitaptı. Okurken eğlendim ve de öğrendim ehhh tabi onların kitaplara ve kitabevlerine bakış açısını ve sahiplenişlerini görünce ister istemez kıyaslamada yaptım. Neyse ben oralara girmeyim hiç. Sözün özü gözüm kapalı önereceğim harika bir kitap. Alın okuyun, okuyun hediye edin. Unutmadan yetişkin okurlar için olduğunu da ekleyeyim. (Ama öyle abartı ve cinsellik dolu değil. Altını çizeyim.) Josie ve Ryan ile tanışın Biri aşk kitapları tutkunu ve kitabevi de öyle diğeri de ciddi edebiyatın tutkunu. Durun şimdi. Kesin aşk okuyan Josie (kadın) edebi okuyan Ryan(erkek) sandınız değil mi? Ama sıkı durun tam tersi. Boston da iki kitabevi olmasına rağmen Ryan, Josie'yi tanırken , Josie Ryan'ı rakip olduklarını öğrenene kadar tanımıyor. Nasıl mı? Ama bu işlerden kâr etmek isteyen dükkanların sahibi tek bir kitapçı yeterli diyerek büyük bir tadilat yapmak istiyor. İkisinden birini seçeceğini satış durumuna göre önündeki aylarda açıklayacağını söylüyor. Onlar için kitaplar bir tutku olunca, aralarında olan rekâbet de daha tutkulu oluyor. Aynı zamanda KitapDostlari adı altında bütün kitapçıların olduğu ama isimlerini söylemedikleri bir platformda yakışıyorlar ama kim kimdir tabi bilmiyorlar. Josie'nin de Ryan'ın da orada çok iyi anlaştıkları birileri var.
Kitabevi SavaşlarıAli Brady · Nox Yayınları · 202620 okunma
Kitap aslında zenginin daha zengin olma yolunu anlatıyor.
Puan vermedi·208 syf.··
2026 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 23:20
Öncelikle kitabın fakirlere söylediği hiçbir şey yok :) Yani orta-üst sınıftaysanız, eviniz arabanız çocuklarınızın eğitim masrafı vs. tamamsa ve bunların ötesinde elinizde para varsa ve o parayı nasıl değerlendireceğiniz konusunda fikirlere ihtiyaç duyuyorsanız okuyabilirsiniz. Hatta bu kitapla ilgili yazdığım alıntılara bakmak yeterli olacaktır kitabı anlamak için. Kitabın yazarının mahalli dilini bir kenara koyacak olursam iyi niyetle yazıldığını hissettim. Yani amacı finansal özgürlük konusunda bir şeyler öğretmek. Özellikle kredi kartı ve tüketim kültürü eleştirileri çok doğru. Marka takıntısı, lüks yaşam tarzı alışkanlıkları zenginliğin değil gösteriş meraklısı olmanın dışavurumu. Bu nedenle sosyal medyada gözümüze sokulan çoğu ünlü, küresel markaların satış danışmanları gibi iş görüyor. Yaşadığım coğrafyada yani Türkiye'nin güneydoğusunda inanılmaz bir altın toplama merakı var. Maaş günü temel ihtiyaçlar ve krediler ödendikten sonra kalan tüm para direkt altına çevrilir. Bu anlayış bana çok dünyalık geliyordu çünkü bunu yapan insanların biriktirmeye çok odaklandıkları için hayatı yaşamadıklarını fark ediyordum. Kendi yaşam tarzımda biraz savruk geliyordu. Markete sadece salatalık almaya gidip iki bin liralık alışveriş yaptığım için ama bu kitabı okuyunca orta karar bir yol almanın mantıklı olabileceğini düşündüm. Çünkü yazar da bir yaşa kadar biriktirmeyi bir yaştan sonra özellikle çalışmak zorunda kalmadan yaşamayı salık veriyor. Fakat kitabın yazıldığı dönem doların 15 lira olması şu an da doların 45 lira olması ve alım gücümüzün gittikçe düşmesi :) Çocukların okul taksiti için ek işler yapmayı düşündüğümüz bir zamanda parayı, arsa almayı bırak çeyrek altın bile alacak kadar arttıramıyor olmak dışında bir problem yok :)
Küçük İşler Büyük ÖzgürlüklerMert Başaran · Butik · 01,676 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2026 30. kitabı
Bu kitap kesinlikle Ernaux’un kendisi gibi sürekli özkurmaca kitaplar üreten yazarların arasında sivrilmeye başladığının canlı kanlı kanıtı. Bayıldım. Hem konusunun özgünlüğüne hem kitaptaki Ernaux’un çıkarımlarına. Zaten gözlem konusunda çok başarılı bir yazar olduğunu biliyoruz. Kaleminin zarifliği, duruluğu ve akıcılığı da yine hep bildiğimiz Ernaux. Kendisini vallahi çok seviyorum. Normalde son zamanlarda özkurmaca metinlerden sıkıldığımı pek çok kez dile getirdim. Fakat Ernaux okumak sessiz ama güçlü bir anlatı sunduğundan olsa gerek kendisinin kalemini hep sevdim. Kim der ki belirlediğim bir markete bir sene boyunca gideyim de orada gözlemlediklerimi bir günlüğe dökerek kitap yapayım? Ernaux ile beraber marketteki gündelikler üzerinden bireylerin varoluşunu sorgulamak, insanların sepetleri üzerinden kişilikleri üzerine çıkarımlarda bulunmak, market zincirlerinin yaklaşan özel günlere dair olan satış politikalarını eleştirmek pek keyifliydi. Ernaux, marketteki sıradanlıklar üzerinden insanların parayla olan ilişkisini, kapitalizmi, marketteki cinsiyetçi yaklaşımları, farklı etnik kökenlerdeki insanlar arasındaki ayrımı, mağaza stratejilerini bir müşteri olarak gözlemlediği kadarıyla günlüğüne not etmiş. Market her yerde aynı market. Bunu bir araç olarak görüp birçok konuya değinen Ernaux’u okurken ben bu durumu hiç böyle düşünmemiştim dediğim anlar ile dolu bir okumaydı. Yani, aynı zamanda göz açan bir okuma deneyimi… Çok sevdim. 69 sayfa, akıcı. Alıp okuyun isterim.
Işıklara Bak CanımAnnie Ernaux · Can Yayınları · 202651 okunma