Hüdhüdler başı, ulukepez: "Amanın ha, aman ha insanlara haber vermeyelim bugünkü töreni. Ne yapıp edelim de insanlar sarayı da, tahtı da, töreni de bilmesinler. Ben insanları çok iyi bilirim. Onlarda bir Süleyman vardı, bütün yaratığın dilini bilir, sihirbaz bir kişiydi, onun gününden beri biz insanlarla birlik olduk. Ben onları bildim bileli nereye burunlarını sokmuşlarsa berbat etmişlerdir. Çok övüngen yaratıklardır, bir yaparlarsa bin övünürler. Sonracığıma da kendilerini evrenin kilidi sanırlar. Hepsi de az çok delidirler. Sonra da o insanlar var ya, bizim gibi değildirler, onlar ölümlüdürler. Ölümlü olduklarını bilip, ölüm karşısında delirmişlerdir. Bu yüzden doğaya, kendi kendilerine, yıldızlara, her şeye kinle bakarlar. Sevgileri tükenmiş. Sevmeyi unutmuşlar, yaşam sıcaklığını yitirmişlerdir. Şimdi bu sarayı, bu tahtı görsünler ya yıkar, bozar, yerle bir ederler, ya da durmadan biribirlerine satarlar. Senin bu güzel sarayın, görkemli tahtın onlar için salt bir satış aracı olur... Onlar bir güzelliğe, bir yıldıza, güzel bir hüdhüd dişisine, bir kuğuya, bir cerene içleri sıcacık sevgiyle dolarak bakmazlar," diye konuştu.
Sayfa 79·Kitabı okuyor
Alıntı
İyi bir satış elemanı karşısındaki kişinin gözlerinin içine bakar, onun vücut dilini taklit eder, kafasını· sallar veya güler veya büyülendiğini ispatlamak için oflar; bu ses veya hareketlere "sözlü refakat" denir. Satış elemanı, size en az sizin kadar takıntılı olduğunu ispat etmelidir sadece. Sonrasında ikiniz ortak bir tutkuyu paylaşırsınız: yani sizi.
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Satış fiyatı üzerinde çekisiyoruz, henüz, Zira ben kitapların ille de ucuz olmasını istiyorum.
İnsanların birbirleriyle kurduğu ilişkilerden doğan birlik etkisi analog sosyolojidir. İnsanın bireysel dönüşümünden doğan kümülatif etkileşim dijital sosyolojidir. Bu iki yapı arasındaki fark, analogdan dijital sosyolojiye doğru yaşanan bir kırılmaya işaret etmektedir. Sadece sosyoloji alanındaki bu kırılım bile etkin olmayı gerektiren mücadele için başlangıç noktası olarak kabul edilebilir. Sosyolojik değişimi doğru tespit edebilmek, bu çağın en temel gereklerinden biri olarak karşımızda durmaktadır. Sosyolojiyi ve ona bağlı bilimsel ve ilmi alanları yeniden tanımlamamız gerekir. Tanımlamalarımızı geçmişin dayattığı dogmatik bilim anlayışı içinde yaptığımız sürece doğru sonuçlara ulaşmamız mümkün olmaz. Batının bizde görmek istediği insan tipiyle ulaştığımız sonuçlar, kendi kök yapımıza uymaz. Değişen nesil koşulları doğru okunmadan, ortaya konulan reçetelerin kalıcı sonuçlar getirmesi beklenemez. Bu sebeple iki sosyoloji arasındaki farkı yeniden tanımlamak ve gelişen yeni sosyolojik yapıyı açıkça ortaya koymak zorundayız. Analog sosyoloji, toplum katmanları arasındaki birlikten ya da çatışmadan doğan etki süreçlerine odaklanır. Dijital sosyoloji ise ilgi, satış ve bilgi merkezli dijital mecralar arasında bireysel tepkilerden doğan etkileşim süreçlerine odaklanır. Bu iki sosyolojik süreç birbirinden farklı işleyişler üretir. Aynı zamanda yeni sosyolojik yapıyı tanımlamak için de zemin oluşturur. Bir yandan teşhis yöntemi değişirken diğer yandan tedavi yöntemlerimizin de değişmesi gerekliliği bu süreçten doğar. Analog sosyolojide toplum katmanları, inanca bağlı ilişkiler üzerinden şekillenir. Bu anlayışın hayat üzerindeki etki alanları, toplumsal yapıların temelini oluşturur. Açıkça ifade edilmese de bütün toplumsal katmanlar inanç merkezlidir. Toplum katmanları,
Şükran Günü'nden siber pazartesiye kadar Amazon müşterileri 140 milyon ürün sipariş ederek toplam 6.59 milyar dolar satın alma gerçekleştirdi. Bu, Amazon için bir rekor olabilir ancak Alibaba'nın Çinde yirmi dört saat içinde yaptıklarıyla kıyaslanamaz bile. Alibaba sadece 2017 yılında 515 milyon müşteriye satış yaptı ve o yıl Singles' Day'de (bir çeşit Black Friday) tek bir günde 812 milyon siparişle 25 milyar dolar çevrimiçi satış yapıldı. Nereden bakarsanız bakın Çin yılda bir trilyon dolardan fazla satış, bir milyardan fazla çevrimiçi kişiyle dünyanın en büyük dijital pazarına sahip. Üstelik dünyanın en önemli teknoloji şirketlerine de yatırım yapıyor.
Sayfa 84·Kitabı okuyor
Araştırma-İnceleme
Soyguncu Sermaye ve Siyaset İlişkileri Son günlerde ülkemizin sorunu sermayenin emeği, ülkeyi soyması olduğu halde bir holdingin yaş günü bu ülke de herkesin kutladığı bir görüntü olarak kitle imha silahı medya tarafından sunulması bilinçli kötülüğü aklamak adına bir çabaydı. Son çeyrek yüzyılda başta Tüpraş olmak üzere enerjide toptancı ve perakende satış gücü mevcut siyasi yönetim tarafından adeta bu holdinge tekel tehdide dönüşme fırsatı sundu. Siyaset ile sermayenin kavgası danışıklı dövüş oyunudur. Siyaset toplumdan yetkiyi alır sermaye planlarını halka hizmet diye satar. Ülkenin doğal kaynakları ve emek sermaye tarafından sömürge edilir. Sözde planlı ekonomi olduğu dönemlerde bile bu küresel destekli soyguncu sermaye korunmuştur. Planlı kamu ekonomisinde tekel sektör oluşturmak mümkün değildir. Bu holding minibüs satarak zengin olsun diye metro ile elli yıl gecikmeli o olanağa sahip olabildik. Yine biz oluruz vb bayileri aracılığıyla verdiği mesajlar oldukça üzücüdür. Sermaye kanlı askeri ve sivil darbelerle zengin edilmiş utanmazlığın zirvesidir. Bunların siyasette, medyada ve algı operasyonu aracı olarak kimsenin farkında olmadığı lobileri vardır. Holding iktisatçıları ve bilgisini, emeğini satan uzman kadroları vardır. Devletin içinde bürokrasi de kullandıkları unsurlar vardır. Çünkü ele geçirdikleri sektörler para basarak sermeyeye sermaye katan sektörler olup bu gücün hukuk içinde tekel oluşturmayacak, siyasete ayar vermeyecek toplumu soymaya ve bu tür güç gösterileri yapamayacak bir düzeye düşürmek gerekir. 21 Aralık 2015 tarihinden bugüne sermayenin karanlık sicil geçmişini ve son on yılda ki tutumunu takip ediyorum. Çok daha sinsi ve kötülük üretme çabası içine girdiler. Bunu hem içeride siyaset ve dış bağlantılar ile yapıyorlar. Türkiye
Hayata Dair