O acıyı yakalayıp tutmak istedi. Yakalayamazsa yaşamı yine kaçıracağını hissederek. Sonra müziği duydu, çok yakından gelen. Schubert' in Ave Maria'sı. Gözyaşları gözlüğünün altından yanaklarına inerken. Gerçek acıdan kaçarak yaşamış olmanın, üretilmiş acıdan farklı yaşanan acısıyla!
"Ah Mozart, ölümsüz Mozart, ruhlarımıza daha parlak, daha iyi bir hayata dair ne çok, ne kadar da sayısız rahatlatıcı tasvirler sundun!"
(Franz Schubert)
Sayfa 28 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Annesi Perihan Hanım Vidinlili idi, babası ise Plevneli. Göçmen talebe birliğinde tanışmışlardı. Perihan Hanım, sık sık Bulgaristanda geçen günlerini anlatır ve belli ki o yılları özlerdi. Büyük, zengin bir kütüphane kurmuştu Perihan Hanım eve. Baba Fikri Bey muhasebe müdürüydü. Maddi durumları çok iyi olmasa da çocuklarına daima en iyi imkânları sunmak için çalışıyorlardı. Kızları Nilgün ve Aylin, kitaplarla dolu bu evde Avusturyalı besteci Schubert'in ninnileriyle büyüdü.
Bitmemiş senfoniler içinde en görkemlisi kuşkusuz Schubert'inkiydi. Yarım kalmış her şey gibi,en neşeli haliyle bile kalbe kederdi. Yine de güne onunla başlamayı severdi Rıdvan. Onun yarımlığında kendini tam hissederdi.