...;ama benim o sırada hüznümün sebebini açıkça görebildiğimi zannetmem gibi, duygularımızı ne kadar bilsek de, daha derindeki anlamlarına inemeyiz;nasıl ki hekim hastasının anlattığı rahatsızlıkların yardımıyla daha derinde, hastanın bilmediği bir nedene ulaşırsa, aynı şekilde duygularımız düşüncelerimiz de bir belirti değeri taşır sadece.
Bir daha hiç gitmeyeceğim iz bir ülkeden gittiğimiz güzergahı izleyerek geri dönerken, gidişte geçtiğimiz bütün istasyonların adını ve görünüşünü tanıdığımız dönüş yolculuklarında, bazen tren bu istasyonlardan birinde durmuşken, kısacık bir an , ilk yolculuğumuzda ki gibi, geride bıraktığımız yere doğru hareket etmek üzere olduğumuz yanılgısını yaşarız. Yanılgı derhal kaybolur ama tekrar oraya gittiğimizi bir an hissetmiş oluruz.;hatıra böyle acımasızlar işte.
Hiç şüphesiz bir şeye ancak zihnimizde sahip olabiliriz; anlayamadığımız bir resmin yemek odamızda asıl olması O resme sahip olduğumuz, hiç bakmadığımız bir manzaranın ortasında yaşamamız o manzaraya sahip olduğumuz anlamına gelmez.
MALI OLMAYAN ZENGİN
Denedim insanını dünyanın
Sabah sabah
Cimrilikle dolu deriler yürüyordu
Başka bir şey göremedim
sonra
Kanaat kınından bir kılıç çektim
Keskin tarafıyla onlardan
Ümitlerimi kestim.