İmam Şâfiî’nin Dîvânı, şiiri estetik bir amaçtan çok hikmet, ahlâk ve hayat tecrübesini aktaran güçlü bir ifade biçimi olarak kullanır. Şiirlerde süs, hayal ve duygusal taşkınlık geri plandadır; buna karşılık sadelik, vecizlik ve anlam derinliği ön plandadır.
Dîvân, ilim–cehalet karşıtlığı, sabır ve kader bilinci, insan ilişkilerindeki vefa ve nankörlük, dünyanın geçiciliği gibi temalar üzerinden her çağın insanına hitap eden evrensel bir dil kurar. Okur, bu şiirlerde bir şairin iç dünyasından çok, hayatı tecrübe etmiş bir âlimin uyarılarını ve öğütlerini bulur.
İmam Şâfiî’nin Dîvânı, edebî zevkten ziyade irfan kazandıran, kısa ama kalıcı, sade ama sarsıcı sözleriyle şiiri bir hayat pusulasına dönüştüren istisnai bir eserdir.