Ahmed Arif, yüzyılların şiir emeğinden yararlanarak özgün bir şiir yaratmıştır. Kendi şiirini kurmayı başarmış bütün şairlerin özelliğidir bu; ne birinin etkisinde kalırlar, ne onları izlemeye kalkanlar başarılı şiirler yazarlar. Cahit Külebi, "şairin makastarı"nın yine kendisi olduğunu söylerdi. Kimse, makası eline alıp bir başka şairi biçkiye sokamaz. İyi şairin ana kaynağı, yaşadığı ülkenin şiiridir. O oranda dünya şiirine de yabancı kalmamalıdır. Şair şairden öğrenmez, ama onun ne yaptığını bilir. Ahmed Arif, kimilerinin "yerel" diye nitelediği şiirlerini bu bilgiyle yazmıştır.
Ahmed Arif ne yaptığını bilen şairlerdendi. Şiirinin bir ayağı derin acılarda, bir ayağı "yokluğun öbür adı olan cehennem"dedir. Bir yanda "demir kapı", "kör pencere"; öbür yanda "yeşil soğan", "karanfil kokan cigara", "dağlarına bahar gelmiş memleket". Imgelerindeki bu incelikli denge, "öfke" ile "yumuşama" arasında gider gelir. Onu duyguların acı sızısıyla yüz yüze getiren bu dengedir. "İçerde" şiirinde "Haberin var mı taş duvar?" diye sorar, ardından "Demir kapı, kör pencere, / Yastığım, ranzam, zincirim," gelir. Şiirsel sızı, "Uğruna ölümlere gidip geldiği mahzun resim"dedir. Seçtiği sözcüklerle resim çizmez, her sözcüğü bir resimdir Ahmed Arif'in. Şiir dediğimiz de, sözcüklerin çağrışım alanlarını görüp onu duyguya dönüştürmekten başka nedir? İnsanoğlunun yüreğindeki evrensel sızı sanatın gücüyle ancak bu bağlamda çizilebiliyor.
Bir solukta okunabilecek bir hikaye. Yazarın en iyi hikayesi denilebilir. Sürükleyici bir hikaye. Sade ve anlaşılır bir dil kullanılmış. Okumanızı tavsiye ederim.
Tarikat ve cemaatlerin iç yüzlerini ortaya koyan güzel bir eser. Din, iman adı altında dünyevi çıkarlarını ve şehvetlerinin peşinde olan sözde şeyhlerden bahseden bir kitap
Roman bir dönemin kesitini sunuyor bize. Orhan PAMUK'un kitapları adeta bizi alıp anlattığı olaya tanık yapıyor bizi. Okurken olayı yaşatan sayılı yazarlardan ve eserlerden biri tavsiye ederim...
Pstmodernizmden etkilenen yazar 13.YY 'ı ve günümüzü ustaca birleştiren bir teknikle konuları okuyucuyu kendine bağlayan bir şekilde işlemiştir. Kitap AŞK anlayışını her şekliyle ele almıştır. Kitabın tarihi kişilikleri ustaca konuşturması yazarın ne kadar kuvvetli bir kaleme sahip olduğunu gösteriyor. Mevlena ve Şems'in arasındaki güçlü bağı görmek isteyenlerin zevkle okuyacağı bir kitap. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.