Gider de — bırakabilirsin onu sen de : yaşamının anlamını zaten yitik saymamış mıydın, çoktan...
Ama, onu bırakırsan; o da dönmezse sana; yitirirsen onu, kapkara bir duman kaplar yaşamını : artık, gerçekten isteyebilirsin sonu, sonucu, sonunu — yokluğu...
Senin ölçün —kendin için kullanacağın mihenk taşı— olacak o: Ona layık olamazsan, hiçbirzaman hiçbirşeye yaramamışsın, demektir——
O zaman —öyleyse; öyle ise—, büzül — küçül; ve, işte, yok ol
Buğu, aslında, heryerdedir —
— göremeyen, sensindir...
Sevmek,kendimizi hicbir güvence olmaksızın başkasına adamamız,sevgimizin sevdiğimiz kişide sevgi uyandırmasını umarak kendimizi bütünüyle ona vermek demektir.Sevgi inanma işidir,inancı az olanın sevgisi de azdır.
Seni güzel eden, dost eden, dayanılmaz eden yine Sen'sin. Bunu da öğren. Ve hiçbir kahraman, hiçbir aziz, hiçbir hergele, sana azâp veremez! Azâbı sen kendin icat ediyorsun..
"Sevgi ve özgürlük bir arada nasıl var olacaklar? Birbirlerine nasıl bağlanacaklar? Acaba sevgi ve özgürlüğün birbirleriyle hiçbir ilişkisi yok mu? Özgürlükle sevginin ilişkisi ancak yaşanılarak anlaşılacak bir şeydir. Sevgi iki bireyin özgürce karşılaşmalarından doğar. Ama özgürlüklerin karşılıklı olarak yağmalandığı bir evlilikle sonuçlanabilir.
Sevgi her zaman hissettiğimiz, özgürlük ise her zaman istediğimiz bir şeydir. Özgürlük gelenekleri, toplumdaki sözleşmelerimizi yener. Kesinlik akılla açıklanabilr, ama duygular taşıyan insan karşısında kesinliğin hiçbir kıymeti yoktur. Sevgi bir düşünce ürünü değildir, sevgi bir zeka oyunu da değildir. Sevginin özgürlüğe ihtiyacı vardır, ama sevgi özgürlük değildir. Sevgi ancak özgürlüğün yarattığı verimli ortamlarda gelişebilir. Sevginin peşinden koşmadan önce özgürlüğümüzü elde etmemiz gerekir. Çünkü özgürlük en temel değerdir. Özgürlük oksijeni yoksa, sevgi alevi de mutlaka sönecektir. Bu nedenle sevgilerin peşinden koşmadan önce öncelikle özgürlüğümüze erişmiş olmalıyız. Öyleyse sevgiden özgürlük getirmesini beklemeliyim. Özgürlüğün sevgi getirmesini beklemek en doğrusudur.“